Aynı Kur'an üstüne basa basa "Muhammed, size yalnızca açık bir tebliğ yapmak üzere gönderilmiş bir elçidir." der. Yani görevi Allah'ın aktarmak istediklerini halka taşımaktır.
Aynı Kur'an'da açıklayıcı olarak gönderildiği ve ona itaatin farz olduğu da geçer. Kur'an bir bütündür. Ayetler ve hadisler birbirini tamamlar. Birbirinden ayrı olarak yorumlayıp aklı naklin önüne geçirmek kişiyi küfre götürür.
Kur'an'da (kolay ezberlensin diye darmadağın edilmiş sûreleri derleyip toplayıp) namaz vakitlerini kestirebilirsin ama namazın tam olarak kılınış şeklinden bahsetmez. Secde gibi kelimeler verir.
Hiçbir zaman Hz. Muhammed'in uygulaması olmadan namazı tam anlamıyla Kur'an'dan çıkaramazsınız. Çıkaracağınız zorlama yorumlar uydurma bir ayinden öteye geçemez. Hadis inkarcılarının kıldığı namaza şahidim. Allah bu rezillikten müminleri korusun.
Buna dayanarak biz peygamberin gösterdiği şekilde namaz kılmak zorundaysak, Muhammed artık görevi tebliğ etmekten öte dini düzenleyici peygamber konumuna düşer. Çünkü onun gösterdiği şekilde namaz kılmak zorundasın.
Sadece örnek alarak kendi namaz stilini oluşturduğunda dinden çıkıyorsan Muhammed peygamber, örnek olmaktan çok daha öte bir konuma düşmüş olur.
Evet, Peygamber dini düzenleyicidir çünkü kaynağı Allah'tır. O'na itaat Allah'a itaattir.
Yalnız Kur'an ile hadisleri aynı kefeye koyuyorsun. Kur'an'ı Allah göndermiş "Ben bu kitabı koruyacağım." diye garantisini de vermiş. Hadisler de peygamberin anlatıları oluyor. Peygamber "Allah hadisleri koruyacaktır." demiş olsa bile Kur'an'da bu yer almıyor. Birisi inandığın Allah tarafından korunacak sözü verilmiş bir kitap diğeri de peygamberin anlatılarını barındıran ama Allah'ın korumaya söz vermiş olmadığı bir kitap.
Dininin koruyucusu olan Allah, O'na kendinden söz söyletmeyen de Allah, O'na itaati emreden de Allah, açıklayıcı olarak gönderen de Allah'tır. Hadisler Kur'an'dan beri değildir zira kaynağı birdir.
Müslüman değilken, İslam'a inanmaya da hadisleri araştırmaktan başlamazsın. Kur'an'ı okumaktan başlarsın. Önce Kur'an gelir sonra hadisler. İslam dinine inanmayı seçersen Kur'an'ın delil olsun ya da olmasın tanrı tarafından korunduğunu bilirsin. Ama hadisler için aynı şey söz konusu değil.
Müslüman değilken araştırmaya başlanılan kaynak, yine bizim temel aldığımız kaynaktır. Buradan yaptığınız çıkarımın herhangi bir kıymetiharbiyesi yoktur. Cevap niteliği taşımıyor.
Muhammed peygamber kendinden konuşmaz diyerek hadisleri referans veriyorsunuz.
Tek kaynak olarak sunduğunuz Kur'an'ı dahi bilmiyorsunuz. Nefsi arzularınız için reddettiğiniz hadisleri inkar, Allah'ı inkara denktir zira Hz. Muhammed'e itaat Allah'a itaattir.
1- "O peygamberleri apaçık delillerle ve kutsal metinlerle gönderdik. İnsanlara indirileni kendilerine açıklaman için ve (ola ki üzerinde) düşünürler diye sana da uyarıcı kitabı indirdik." Nahl Suresi (44)
2- "Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz. Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahiy iledir." (Necm Suresi 1-2-3-4)
3- "Biz bu Kitab'ı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik." (Nahl Suresi 64)
4- "Hayır, Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar." (Nisa Suresi, 65. Ayet)
5- "Kim Peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilesin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik." (Nisa Suresi, 80. Ayet)
6- "(Resûlüm!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Âl-i İmrân Suresi, 31. Ayet)
7- "...O (Peygamber), onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder; onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar..." (Araf Suresi, 157. Ayet)
8- "Allah ve Resûlü bir işe hükmettiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur." (Ahzâb Suresi, 36. Ayet)
9- "Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size Kitab’ı ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik." (Bakara Suresi, 151. Ayet)
10- "...Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir." (Haşr Suresi, 7. Ayet)
Nahl 44 ve Necm Suresi'ndeki ayetlerle birlikte Nisa 65 (Hakem olması), Nisa 80 (İtaatin Allah'a itaat sayılması) ve Araf 157 (Helal/Haram kılması), Peygamberin sadece bir "hoparlör" (haşa) olmadığını, Kuran'ı açıklayan, yaşayan ve hüküm koyan bir otorite olduğunu %100 kanıtlayan ayetlerdir.
Ayrıca dünyanın neresinde kralların elçilerinin ülkeyi yönettiği görülmüş?
Krallar elçilerini, yönettikleri ülkeye mi gönderiyorlar ki gönderdikleri ülkeyi yönetmelerini beklesinler?