Amalur'un ana olaylarından biri oynanışın esnekliği hocam, hatırlarsınız belki. Oyunda istediğiniz zaman "fateweaver" NPC'lerine para vererek yeteneklerinizi ve sınıfınızı sıfırlayabiliyorsunuz. Oyundaki sınıf sistemi savaşçı - büyücü - hırsızdan biri, ikisi (hibrit) veya üçünü de (jack of all trades) olmanıza olanak sağlıyor.
Savaş sistemi başlangıçta daha çok blok ve tanklama (savaşçı) ya da kaçınmanızı (hırsız, büyücü) gerektiriyor ama ilerleyip yetenek açtıkça ve sınıfınızı yükselttikçe sistemi sonuna kadar kullanmaya başlıyorsunuz. Oynanışın esnekliği ile birlikte savaşlar oldukça eğlenceli bir hal alıyor.
Hikaye klasik bi' "dünyanın sonu gelebilir ve kurtaracak seçilmiş kişi sensin" hikayesi ve oyunun haritası yeterince büyük iki kısımdan oluşuyor. İlk kısma oyunun başından itibaren, ikinci kısma ise ana hikayede ilerledikten sonra erişebiliyoruz. Çoğu yer bir öncekinden farklı, kendini tekrar etmiyor. DLC'ler ana oyundan bağımsız kendi haritalarında geçiyor, ve kendi hikayeleri de oldukça iyi.
Oyunun yavaş başlangıcına sabredip aşabilirseniz ortasından itibaren sonuna kadar oynatıyor. Oynarken sıkıldığım çok nadir olmuştu, genelde yeni bir kasaba keşfettiğinizde diyalogları dinlerken ve görev toplarken beklemek, aksiyondan uzak kalmak biraz sıkıyor. Tekrardan oynanışa geçtiğinizde kendini toparlıyor oyun.