Legal Genius
Yoctopat
- Katılım
- 22 Temmuz 2025
- Mesajlar
- 8
Daha fazla
- Cinsiyet
- Erkek
Merhaba arkadaşlar,
Ben henüz 10. sınıfa geçen bir lise öğrencisiyim. Şu an belki birçok şeyin başındayım ama hayatla ilgili bazı kararlarımı da erkenden vermeye başladım. Hayalim hukuk okumak ve ileride bu ülkeye savcı olarak, hatta belki yargıtay cumhuriyet başsavcısı olarak hizmet etmek. Kolay bir yol değil, farkındayım ama zorlukları göze alarak bu yola çıkıyorum.
Açık konuşmak gerekirse, bugüne kadar hep yurt dışında daha rahat bir hayat yaşamak gibi bir düşüncem vardı. Hatta bu fikri zaman zaman ciddi ciddi düşündüm. Çünkü ne yazık ki ülkemde şartlar gençler için pek iç açıcı değil. Eğlenmek, nefes almak gereken yaşlarda birçok arkadaşım gibi ben de stresle, gelecekle, ekonomik kaygılarla boğuşuyorum. Hal böyle olunca, "gitsem mi?" diye düşünmemek neredeyse imkânsız hâle geliyor.
Ama sonra bir durdum ve düşündüm: Diyelim ki X ülkesine gittim. 5 yıl, 10 yıl orada yaşadım. Orada bir yerlere geldim. Savcı oldum. Ama kendi ülkemde olmadıktan sonra, bu başarının ne anlamı kalır? Ne kadar süre geçerse geçsin, başka bir ülke hiçbir zaman kendi vatanım gibi olamaz. O sıcaklık, o aidiyet hissi, o "ben buradayım" duygusu… bunlar başka bir yerde yaşanmaz.
Evet, gençler olarak birçok sorunla karşı karşıyayız. Ama bu ülkeyi kurtaracak olanlar da yine biziz. Kaçmak yerine mücadele etmek gerektiğine inanıyorum. Çünkü bazı sorunları bizden başkası çözemeyecek. O yüzden üniversite bitene kadar veya üniversite sürecinde geçici olarak yurt dışı olabilir ama daha üniversiteye başlamadan kaçmanın yollarını aramak bana doğru gelmiyor.
Sonuçta a üniversitesinin hukuk fakültesi 1000. sıradan öğrenci alırken, b üniversitesi 100.000. sıradan alıyor. Evet, mezun olduğumuzda bu fark iş bulma sürecinde çok etkili olacak. Ama bu da tamamen bizim çalışmamıza bağlı. İsteyen, çalışan, çabalayan her şekilde bir yolunu buluyor. Ben de hayalini kurduğum makamlara gelmek için YKS sürecinde elimden gelenin fazlasını yapacağım. Gecemi gündüzüme katıp, bu ülkeye hizmet edecek bir hukukçu olmak istiyorum.
Çünkü bu ülkeye olan borcumuz var. Ve bu borcu ödemek için elimizden gelenin fazlasını yapmak zorundayız.
Ben henüz 10. sınıfa geçen bir lise öğrencisiyim. Şu an belki birçok şeyin başındayım ama hayatla ilgili bazı kararlarımı da erkenden vermeye başladım. Hayalim hukuk okumak ve ileride bu ülkeye savcı olarak, hatta belki yargıtay cumhuriyet başsavcısı olarak hizmet etmek. Kolay bir yol değil, farkındayım ama zorlukları göze alarak bu yola çıkıyorum.
Açık konuşmak gerekirse, bugüne kadar hep yurt dışında daha rahat bir hayat yaşamak gibi bir düşüncem vardı. Hatta bu fikri zaman zaman ciddi ciddi düşündüm. Çünkü ne yazık ki ülkemde şartlar gençler için pek iç açıcı değil. Eğlenmek, nefes almak gereken yaşlarda birçok arkadaşım gibi ben de stresle, gelecekle, ekonomik kaygılarla boğuşuyorum. Hal böyle olunca, "gitsem mi?" diye düşünmemek neredeyse imkânsız hâle geliyor.
Ama sonra bir durdum ve düşündüm: Diyelim ki X ülkesine gittim. 5 yıl, 10 yıl orada yaşadım. Orada bir yerlere geldim. Savcı oldum. Ama kendi ülkemde olmadıktan sonra, bu başarının ne anlamı kalır? Ne kadar süre geçerse geçsin, başka bir ülke hiçbir zaman kendi vatanım gibi olamaz. O sıcaklık, o aidiyet hissi, o "ben buradayım" duygusu… bunlar başka bir yerde yaşanmaz.
Evet, gençler olarak birçok sorunla karşı karşıyayız. Ama bu ülkeyi kurtaracak olanlar da yine biziz. Kaçmak yerine mücadele etmek gerektiğine inanıyorum. Çünkü bazı sorunları bizden başkası çözemeyecek. O yüzden üniversite bitene kadar veya üniversite sürecinde geçici olarak yurt dışı olabilir ama daha üniversiteye başlamadan kaçmanın yollarını aramak bana doğru gelmiyor.
Sonuçta a üniversitesinin hukuk fakültesi 1000. sıradan öğrenci alırken, b üniversitesi 100.000. sıradan alıyor. Evet, mezun olduğumuzda bu fark iş bulma sürecinde çok etkili olacak. Ama bu da tamamen bizim çalışmamıza bağlı. İsteyen, çalışan, çabalayan her şekilde bir yolunu buluyor. Ben de hayalini kurduğum makamlara gelmek için YKS sürecinde elimden gelenin fazlasını yapacağım. Gecemi gündüzüme katıp, bu ülkeye hizmet edecek bir hukukçu olmak istiyorum.
Çünkü bu ülkeye olan borcumuz var. Ve bu borcu ödemek için elimizden gelenin fazlasını yapmak zorundayız.