Atatürk ve İslam

Atatürkü neden hep bir din kalıbına sokmaya çalışıyoruz anlamıyorum. Adamın ilk başta müslüman olduğu açık bir gerçek. Veya insanları kontrol etmek için öyleydi bilemeyiz. Ama sonrasında müslüman olmadığı da bir gerçek. Yani müslüman olsa budist olsa ne değişcek? Bizi afganistan olmaktan kurtarmış. Bitmiş çökmüş bir milleti yeniden ayağa kaldırmış. Onlara önderlik etmiş. Ne yapcaksınız adamın dinini.

Buradaki delillere de bir bakalım değil mi?









Hajahahahaha la attığı linklere bak. Kadir mısıroğlunun linkleri. Ya seküler insanları burda salın bari. Kendimize bir ortam kurmuşuz. Burda salın.
 
Atam din şarlatanlarının cezasını kendi zamanında kesmiş ama günümüzde hala devam ediyor. Milyon TL' lik camiler yapıyoruz, fakirlere dua ediyoruz. Bize şükretmeyi öğretenler bu dünyada cenneti yaşıyor.

"Uyuyan milletler ya ölür ya da köle olarak uyanır."
- Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
 
Son düzenleme:
Konu sahibi arkadaşım anlatmak istediğini çok iyi anladım ama boşuna kendini yorma. Bu alt sınıf insanlar yöneticinin kendine olan faydasına değil din konusunda ne kadar şovmen olduğuna bakıyorlar. Bir nevi alt bir yaşam formu, asla zekası olmayan bir canlı topluluğu olduğu için senin attıkların onlara hiçbir anlam ifade etmeyecek. Herhangi bir kaynak gerekmeksizin kendi hocaefendilerinin üfürüklerini atacaklar. O sebeple uğraşma hiç.

Camileri sattılar diye link atmış biri :D. Bundan 20 yıl sonra müslüman nüfus %30’u geçemeyince adım başı yaptığınız camilere ne olacak ben de çok merak ediyorum :D.
Bu temelsiz, içi boş özgüveniniz takdire şayan. Bazen gerçekten şaşırıyorum sizlere. Bir insanın görüşleri bu kadar temelsizken ve linç kültürü ile ayakta tutulurken nasıl olur da bu kadar özgüvenli olabilir? Unutmayınız, nitelik nicelikten üstündür.

Bir de işin en ironik tarafı: Yazılan mesajları okuyorum. Her biriniz bir banttan üretilmiş gibi aynı argümanları sıralıyorsunuz. Kendine ait bir fikri olan var mı burada merak ediyorum.
 
Bu temelsiz, içi boş özgüveniniz takdire şayan. Bazen gerçekten şaşırıyorum sizlere. Bir insanın görüşleri bu kadar temelsizken ve linç kültürü ile ayakta tutulurken nasıl olur da bu kadar özgüvenli olabilir? Unutmayınız, nitelik nicelikten üstündür.

Bir de işin en ironik tarafı: Yazılan mesajları okuyorum. Her biriniz bir banttan üretilmiş gibi aynı argümanları sıralıyorsunuz. Kendine ait bir fikri olan var mı burada merak ediyorum.
Aklın yolu bir, neden farklı argümanlara ihtiyaç olsun? 2+2=4 iken kendime ait fikrim olsun diye 2+2=5 desem o zaman ironik olurdu, şu an değil. Lince en çok maruz kalan kesim de belli, kendisiyle aynı fikirde olunmadığını gördüğü her yerde hır gür çıkaran da belli.

Ha konu linçten açılmışken; resmi evrakları kafasına göre yorumlayıp birilerini kafir, din düşmanı olarak yaftalamak ve değerini alçaltmaya çalışmak asıl linç kültürü oluyor onu da söylemeden geçmeyeyim.
 
Son düzenleme:
Aklın yolu bir, neden farklı argümanlara ihtiyaç olsun? 2+2=4 iken kendime ait fikrim olsun diye 2+2=5 desem o zaman ironik olurdu, şu an değil. Lince en çok maruz kalan kesim de belli, kendisiyle aynı fikirde olunmadığını gördüğü her yerde hır gür çıkaran da belli.

Ha konu linçten açılmışken; resmi evrakları kafasına göre yorumlayıp birilerini kafir, din düşmanı olarak yaftalamak ve değerini alçaltmaya çalışmak asıl linç kültürü oluyor onu da söylemeden geçmeyeyim.
Her türlü kavramı subjektif kalmış, hayatının anlamı dahi olmayanlarla aklımızın yolunun bir olduğu da nereden çıktı? Tabii ki türlü türlü argümanlar olacak ve tartışılacak. Bunun matematikte oluşturulan ve genel kabul olan dille ne alakası var?

Linç kültüründen beslenenler, her islamî kavramın bahsi geçtiğinde bu teyzeden hallice "Laikliğe ve Atatürk ilkelerine sahip çıkalım" şeklinde tepki verenler apaçıktır. Her zerresi yıllarca yozlaşmış, dikteden beslenen sizin ideolojinizdir.

Bir kişiyi din düşmanı ya da kafir olarak "yaftalamak" söz konusu olamaz. Yafta "birini ya da bir şeyi, hiç araştırmadan ya da karaçalma olsun diye iyi olmayan bir şeyle nitelemek." anlamına gelir. Kişi apaçık şekilde dinin emir ve yasaklarını reddederse Müslüman değildir.
 
Her türlü kavramı subjektif kalmış, hayatının anlamı dahi olmayanlarla aklımızın yolunun bir olduğu da nereden çıktı? Tabii ki türlü türlü argümanlar olacak ve tartışılacak. Bunun matematikte oluşturulan ve genel kabul olan dille ne alakası var?

Linç kültüründen beslenenler, her islamî kavramın bahsi geçtiğinde bu teyzeden hallice "Laikliğe ve Atatürk ilkelerine sahip çıkalım" şeklinde tepki verenler apaçıktır. Her zerresi yıllarca yozlaşmış, dikteden beslenen sizin ideolojinizdir.

Bir kişiyi din düşmanı ya da kafir olarak "yaftalamak" söz konusu olamaz. Yafta "birini ya da bir şeyi, hiç araştırmadan ya da karaçalma olsun diye iyi olmayan bir şeyle nitelemek." anlamına gelir. Kişi apaçık şekilde dinin emir ve yasaklarını reddederse Müslüman değildir.
Subjektif olan yapılanların din düşmanı olmaya yorulması. Aklın yolu bir olan şeyse Atatürk'ün yaptıklarının böyle şeylerle karalanamayacağı, eğer Atatürk olmasaydı farklı ülkelerin sömürgesi altında çan sesi dinleyecek olman. Alakası bu. Buna rağmen saygı ve minnet yerine nefret ve hasetlik duyuyorsunuz.

Aksine, her Atatürk kelimesi gördüğünde konuya zıplayıp alakalı alakasız bir şey söylemeye gelenler, konuyu ana başlıktan saptırıp yine kendi konuşmak istediği konuya çekip milleti kafir ilan edenler linç kültüründen besleniyor. Forumda dini başkasına saldırmadan olumlayan bir konu açıp linçlenen birini görmedim.

Müslüman olmamak din düşmanı olmakla aynı şey değildir. Kimin Müslüman olup olmadığı da kimseyi ilgilendirmez zaten. Devletin yönetimiyle, icraatlerle ve yapılan işin ''niteliğiyle'' Müslüman olmanın alakası yoktur. Yaftalanmak da din düşmanı olmayan birinin sadece ülke yönetiminin şeriat değil demokrasi olarak yönetilmesini savunduğu için din düşmanı olarak addedilmesi oluyor. Tam olarak da yukarıda yazdığın tanım yani.

3 paragrafına da gerekmemesine rağmen cevap verdim, asla başkasının fikrine tamam demeyen ve kendiyle aynı düşünmeyeni münafık, düşman, cart curt varsayan kesimden olduğunu bilmeme rağmen. Bir süredir foruma ayıracak vaktim yok, maalesef ki ona rağmen bir bakınayım diye her girdiğimde de bu tipleri görmekten fazlasıyla sıkıldım. Keşke ait olduğunuz, kültürüne ait hissettiğiniz, dilini bile kutsal saydığınız Arabistan'a gitseniz de siz de rahatlasanız biz de.

Başkalarına içi boş özgüvenden bahsetmek için önce kendinden dolu bir şeyler sunmak gerekiyor maalesef.
 
Subjektif olan yapılanların din düşmanı olmaya yorulması. Aklın yolu bir olan şeyse Atatürk'ün yaptıklarının böyle şeylerle karalanamayacağı, eğer Atatürk olmasaydı farklı ülkelerin sömürgesi altında çan sesi dinleyecek olman. Alakası bu. Buna rağmen saygı ve minnet yerine nefret ve hasetlik duyuyorsunuz.

Aksine, her Atatürk kelimesi gördüğünde konuya zıplayıp alakalı alakasız bir şey söylemeye gelenler, konuyu ana başlıktan saptırıp yine kendi konuşmak istediği konuya çekip milleti kafir ilan edenler linç kültüründen besleniyor. Forumda dini başkasına saldırmadan olumlayan bir konu açıp linçlenen birini görmedim.

Müslüman olmamak din düşmanı olmakla aynı şey değildir. Kimin Müslüman olup olmadığı da kimseyi ilgilendirmez zaten. Devletin yönetimiyle, icraatlerle ve yapılan işin ''niteliğiyle'' Müslüman olmanın alakası yoktur. Yaftalanmak da din düşmanı olmayan birinin sadece ülke yönetiminin şeriat değil demokrasi olarak yönetilmesini savunduğu için din düşmanı olarak addedilmesi oluyor. Tam olarak da yukarıda yazdığın tanım yani.

3 paragrafına da gerekmemesine rağmen cevap verdim, asla başkasının fikrine tamam demeyen ve kendiyle aynı düşünmeyeni münafık, düşman, cart curt varsayan kesimden olduğunu bilmeme rağmen. Bir süredir foruma ayıracak vaktim yok, maalesef ki ona rağmen bir bakınayım diye her girdiğimde de bu tipleri görmekten fazlasıyla sıkıldım. Keşke ait olduğunuz, kültürüne ait hissettiğiniz, dilini bile kutsal saydığınız Arabistan'a gitseniz de siz de rahatlasanız biz de.

Başkalarına içi boş özgüvenden bahsetmek için önce kendinden dolu bir şeyler sunmak gerekiyor maalesef.
Aynı banttan öğrenmiş olduğunuz argümanları cevaplayayım.

Öncelikle şu konuda anlaşalım. Bizim Atatürk'ün komutanlığı ile veya savaşlardaki başarıları ile sorunumuz yoktur, olamaz da. Zira kendisi de savaş döneminde gaza ve cihat anlayışını benimsemiş, savaş sonrasında ortaya çıkan fikirlerini bu dönemde dile getirmemiştir. Savaş sonrasında yaşanan derin değişiklikler ve savaş döneminde ordudan yoksun sadece yerel mücadele ile ayakta kalan iller bize gösteriyor ki işgal altında dahi devrimler kadar etkin bir değişiklik yapılamamıştır. Dil devriminden halifeliğin kaldırılışına kadar büyük devrimler ancak içimizden birinin öncülüğünde yapılabilirdi. Çeşitli ilkelerle İslam'ın her alandan içi boşaltılmaya çalışılmış, kendi takipçilerinin dahi beğenmediği bir rejim ortaya çıkmıştır. Siz dahi sızlanırken bizim sevmemizi bekleyemezsiniz.

Atatürk'ü övdüğünüz ritüellerinize hiçbir zaman karışmadım. İslam ile alakalı yorum yapmadıkça umurumda olmaz. Atatürk kelimesini gördüğüm için konuya tıklamadım. İslam yazdığı için tıkladım. İdeolojisini eleştirenlerle baş edemediği için "Hain" vb. yaftalarla susturmaya çalışan kimselerden bahsediyorum. Sizin görmeyişiniz olanı değiştirmiyor.

Engelleyin, görmeyin. Benim buradaki kimseye karşı kişisel bir nefretim yok. İslam'ı çeşitli indirgemelerle "Arap dinine inanıyorsan Arabistan'a git", "Hem laik hem Müslüman olunur" şeklinde yorumlarsanız bize de söz hakkı düşsün değil mi? Sözde ve çifte standarda sahip özgürlük anlayışınızı kanıtladığınız için teşekkür ediyorum.

Ek olarak herkese açıkça söyleyeyim. Bu topraklara 1071 yılında gelinme amacı neyse, kurulan devletlerin amacı neyse, Kurtuluş Savaşı'nı anlatan İstiklal Marşı'nda anlatılan ruh neyse bizde yaşayan ruh da odur. Bu ülkenin sahipleri de o ruha sahip insanlardır.
 
Atatürk'ün komutanlığıyla derdimiz yok demenin Napolyon'un başarılarıyla derdimiz yok demekten farkı yok. Yalandan saygının etrafından dolanmak için güzel cümleymiş, takdir ettim.

Yapılan değişikliklerin sebebi dinin insanın gözünü boyamak, objektiflikten uzaklaştırmak için en güçlü silah olduğu çünkü insanın en büyük dayanağı olduğunun bilinmesinden dolayıdır.

Günümüzdeki yönetimin dini bir paravan olarak kullanarak her başarısızlığın, her yanlışın üstünü örtebiliyor ve sorumluluktan kaçabiliyor oluşu da bunu zaten kanıtlıyor. Laiklik olmak zorunda, çünkü din ve devlet işlerinin bir arada olduğu yerde devlet işleri kimsenin umrunda olmuyor maalesef. Bu da yine Atatürk'ün ileri görüşlülüklerinden biridir ancak maalesef bu acı sonu engellemeye ne gücü ne ömrü yetmiştir.

Ritüel falan yok ortada, Atatürk put veyahut üstünde oyunlar oynanan bir figür değildir. Kimse de bir alanda toplanıp binlerce kez adını zikrederek sallanmaz. Hangimiz kimiz ki kimin kime kişisel nefreti olacak. Kişisel nefreti olan biri muhtemelen acınası bir hayat yaşıyordur. Burada sorun içinde bulunduğunuz kesimin herkesten nefret etmesi.

Arap dinine inanan Arabistan'a gitsin demedim. En iyi yaptığınız şeyi yaparak lafları evirip çevirip kendi keyfine göre başkasını kafir/düşman addedecek şekilde yorumladınız. Arap kültürüne ait ögeleri Türkiye sınırları içinde zorla yaşatma takıntısında olanlar keşke bu ögelerin halihazırda bulunduğu yere gitseler de onlar da rahat rahat istedikleri hayatın içinde bulunsalar dedim.

Yoksa ben sizin aksinize kimseyi benimle aynı ideolojide olmadığı için dışlamam. İster Müslüman olsun, ister Hristiyan, isterse Uçan Spagetti Tanrısı'na inansın. Başkasının özgürlüğüne göz dikmesin yeterli.

Ruhunu da içini de bilemem, umrumda da değil.
 
Son düzenleme:
Tanrıya ne aciz diye bir kavram nede karaktersiz gibi bir kavram biçilebilir hocam. Bilmediğimiz bir şey için bir insani kavramları uygulayamayız. Bir tanrının keyfi de olamaz tanrı mantığına ters bilmiyoruz nasıl bir şey olduğunu çünkü bilincimizinde ötesinde.
Islamda tanri kendini anlatirken epey bi insani anlatiyor ama sen bilirsin. Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?

Sozde bilinc disi bi varlik ama kendini anlatirken cok merhametli* anlatir, ancak sinirlenir ve gazabindan korkmamiz gerektigini soyler**. Duygulari yok, insani bi varlik degil ama peygamberini cok seviyor***, ona zarar verenleri gazapla tehdit ediyor****.

*: A'raf 156, En'am 12, Zumer 53...
**: A'raf 97, Nahl 45
***: Duha 3, Ahzab 56 ve pek cok ayet...
****: Ahzab 57, Tevbe 61, Tebbet 1-3

Allah fazla insani duygularla tarif edilmis bi yaratici, ayni diger Ibrahimi dinlerde oldugu gibi. Ibrahimi dinlerde tanrinin karakteristigi genelde asagi yukari eslesir birbiriyle.

Sorsan bunu, dinler genelde "insanlar anlasin diye boyle metaforik bir dil secmis" diye savunurlar. Halbuki metaforik dedikleri dil, bir yaraticinin kendisine inanmayan kisileri en sadistik sekillerde cezalandiracagini gormezden gelir ve tanrinin bunu duygusal olarak degil de, adil olmak icin yaptigi safsatisini arguman olarak kullanirlar. Adil olanin inanmayana katille ayni muameleyi yapmak oldugunu savunmaktir halbuki. Neyse bu kisma girersek cikamayiz sabaha kadar.

Son olarak; bu noktada tanri icin pek cok karakteristik bicilebilir felsefi acidan cunku tanri da bu karakteristikleri kendisini aciklamak icin bicmis. Tanri bilinc disi, tanri insani kavramlara uymaz gibi cumleler, tanrinin kendini aciklama sekliyle cakisiyor. Ilk sorumu yineleyeyim; Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?
 
Son düzenleme:
Islamda tanri kendini anlatirken epey bi insani anlatiyor ama sen bilirsin. Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?

Sozde bilinc disi bi varlik ama kendini anlatirken cok merhametli* anlatir, ancak sinirlenir ve gazabindan korkmamiz gerektigini soyler**. Duygulari yok, insani bi varlik degil ama peygamberini cok seviyor***, ona zarar verenleri gazapla tehdit ediyor****.

*: A'raf 156, En'am 12, Zumer 53...
**: A'raf 97, Nahl 45
***: Duha 3, Ahzab 56 ve pek cok ayet...
****: Ahzab 57, Tevbe 61, Tebbet 1-3

Allah fazla insani duygularla tarif edilmis bi yaratici, ayni diger Ibrahimi dinlerde oldugu gibi. Ibrahimi dinlerde tanrinin karakteristigi genelde asagi yukari eslesir birbiriyle.

Sorsan bunu, dinler genelde "insanlar anlasin diye boyle metaforik bir dil secmis" diye savunurlar. Halbuki metaforik dedikleri dil, bir yaraticinin kendisine inanmayan kisileri en sadistik sekillerde cezalandiracagini gormezden gelir ve tanrinin bunu duygusal olarak degil de, adil olmak icin yaptigi safsatisini arguman olarak kullanirlar. Adil olanin inanmayana katille ayni muameleyi yapmak oldugunu savunmaktir halbuki. Neyse bu kisma girersek cikamayiz sabaha kadar.

Son olarak; bu noktada tanri icin pek cok karakteristik bicilebilir felsefi acidan cunku tanri da bu karakteristikleri kendisini aciklamak icin bicmis. Tanri bilinc disi, tanri insani kavramlara uymaz gibi cumleler, tanrinin kendini aciklama sekliyle cakisiyor. Ilk sorumu yineleyeyim; Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?
Bana niye Kuran gibi bir kitaptan tanrıyı açıklama çalışıyorsunuz ? Felsefi açıdan tanrıyı yorumluyorum siz gelmişsiniz bana inanmadığım kitaptan ayetler atmışsınız.
Hala sözümün arkasındayım tanrı kavramını araştırdıysanız insani duyguların biçilmeyeceğini anlamanız lazım en baştan beri. Bunun 4 büyük din ile veya herhangi bir din ile bir bağlantısı yok tanrı kavramı herşeyin üstünde demektir sadece bizden değil evrenden zamandan. herşeyin üstünde olduğu bir kavramı bilinmezliği açıklayamassın sadece benzetme yapabilirsin.

Tanri bilinc disi, tanri insani kavramlara uymaz gibi cumleler, tanrinin kendini aciklama sekliyle cakisiyor. Ilk sorumu yineleyeyim; Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?
Tanrı kendini nasıl açıklamış hangi tanrı açıklamış ? Hangi tanrıya inanıyorsunuz da kendini açıklamış ? Tanrının kendini açıklama şekli mi var da benim bütün dediklerimi çürütüyorsun ?
Kaç adet hangi tanrıların kendini açıklama şekli var benim dediklerim geçersiz ?



Şu konuda gayet iyi kendimi açıkladığımı düşünüyorum.
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı