Dersim katliam mı, isyan bastırma mı?

  • Konuyu başlatan lieys
  • Başlangıç Tarihi
  • Mesaj 27
  • Görüntüleme 1.514

lieys

Hectopat
Katılım
6 Temmuz 2022
Mesajlar
1.681
Makaleler
1
Çözümler
1
Selamlar arkadaşlar,

Dersim (1937-38) olayları ne zaman gündeme gelse ortalık karışıyor. Bir taraf "devlet durduk yerde katliam yaptı" diyor, diğer taraf "isyan vardı, devlet gereğini yaptı" diyor.

Olayı slogana dökmeden, tarihi ve siyasi gerçeklikler üzerinden şu soruları tartışmaya açmak ve fikirlerinizi duymak istiyorum. Duygusal değil, mantıksal cevaplar arıyorum.

Olay gerçekten "Kürt/Alevi oldukları için" yapılan bir etnik temizlik miydi? Yoksa feodal ağaların "vergi vermeyiz, askere gitmeyiz, okul istemeyiz, burası bizim çöplüğümüz" diyerek cumhuriyete meydan okuması mıydı? "ülke içinde ülke" kurmaya çalışana devlet ne yapmalıydı?

Genelde hep bombalama kısmı konuşuluyor ama olayların başlangıcı olan isyancıların pah köprüsü'nü yakması, telefon hatlarını kesmesi ve karakol basıp 33 askeri şehit etmesi neden hiç konuşulmuyor? Devletin bu saldırılara "çiçek atarak" cevap vermesi beklenebilir miydi?

O dönem devlet askeri operasyon yerine başka bir politika izleyebilir miydi? Barışçıl yollarla o feodal ağaları ikna etmek mümkün müydü, yoksa o coğrafyada güç kullanmak kaçınılmaz bir zorunluluk muydu?

Bu operasyonun emrini veren kadroya ve Atatürk'e günümüzde bazı kesimler "faşist / katliamcı" diyor. Bir devletin kendi sınırları içindeki otoritesini (egemenliğini) sağlaması faşizm midir? Yoksa devlet olmanın gereği midir?

Operasyonda sivillerin, kadınların ve çocukların zarar gördüğü, mağaralarda ölümler olduğu bir gerçek. Peki bunun ahlaki sorumlusu; operasyonu yapan devlet mi, yoksa sivilleri çatışma alanında tutan/kalkan yapan isyancı aşiretler mi? Kurunun yanında yaşın yanması, isyanı haklı çıkarır mı? Başka politikalar izlenebilir miydi?

Fikirlerinizi saygı çerçevesinde, kaynak belirterek yazarsanız sevinirim.
 
Peki neden hocam? Zahmet olmazsa sebebini açıklama imkanınız var mı? Teşekkürler.

@Eldrithc.
Amacın yine irkciliktan banlatmak mı bizi :D. Yeni kurulmuş bir devleti kansız kuramazsin. Asayişi barışla saglayamazsin. Az bile bombalamislar emin olun.
 
Selamlar arkadaşlar,

Dersim (1937-38) olayları ne zaman gündeme gelse ortalık karışıyor. Bir taraf "devlet durduk yerde katliam yaptı" diyor, diğer taraf "isyan vardı, devlet gereğini yaptı" diyor.

Olayı slogana dökmeden, tarihi ve siyasi gerçeklikler üzerinden şu soruları tartışmaya açmak ve fikirlerinizi duymak istiyorum. Duygusal değil, mantıksal cevaplar arıyorum.

Olay gerçekten "Kürt/Alevi oldukları için" yapılan bir etnik temizlik miydi? Yoksa feodal ağaların "vergi vermeyiz, askere gitmeyiz, okul istemeyiz, burası bizim çöplüğümüz" diyerek cumhuriyete meydan okuması mıydı? "ülke içinde ülke" kurmaya çalışana devlet ne yapmalıydı?

Genelde hep bombalama kısmı konuşuluyor ama olayların başlangıcı olan isyancıların pah köprüsü'nü yakması, telefon hatlarını kesmesi ve karakol basıp 33 askeri şehit etmesi neden hiç konuşulmuyor? Devletin bu saldırılara "çiçek atarak" cevap vermesi beklenebilir miydi?

O dönem devlet askeri operasyon yerine başka bir politika izleyebilir miydi? Barışçıl yollarla o feodal ağaları ikna etmek mümkün müydü, yoksa o coğrafyada güç kullanmak kaçınılmaz bir zorunluluk muydu?

Bu operasyonun emrini veren kadroya ve Atatürk'e günümüzde bazı kesimler "faşist / katliamcı" diyor. Bir devletin kendi sınırları içindeki otoritesini (egemenliğini) sağlaması faşizm midir? Yoksa devlet olmanın gereği midir?

Operasyonda sivillerin, kadınların ve çocukların zarar gördüğü, mağaralarda ölümler olduğu bir gerçek. Peki bunun ahlaki sorumlusu; operasyonu yapan devlet mi, yoksa sivilleri çatışma alanında tutan/kalkan yapan isyancı aşiretler mi? Kurunun yanında yaşın yanması, isyanı haklı çıkarır mı? Başka politikalar izlenebilir miydi?

Fikirlerinizi saygı çerçevesinde, kaynak belirterek yazarsanız sevinirim.

Dersim-Tunceli olayları çok abartılıyor. Dersim halkı hala Atatürk'ü seviyor bu olaylarla Atatürk'ün fazla alakası yok. O yıl zaten ölümünden 1 yıl önce, çoğu insan Atatürk'ün haberi olmadan yapılmış olduğunu savunuyor ki bence doğru. Ben bir dersimli olarak diyebilirim ki şeyh saidin yeni ülke kurması diğer otoritelerin gücüyle ülkeyi bölmesi yanlış. Köylerin bombalanmasıda doğru bir şey değil.

Dersim-Tunceli olayları çok abartılıyor. Dersim halkı hala Atatürk'ü seviyor bu olaylarla Atatürk'ün fazla alakası yok. O yıl zaten ölümünden 1 yıl önce, çoğu insan Atatürk'ün haberi olmadan yapılmış olduğunu savunuyor ki bence doğru. Ben bir dersimli olarak diyebilirim ki şeyh saidin yeni ülke kurması diğer otoritelerin gücüyle ülkeyi bölmesi yanlış. Köylerin bombalanmasıda doğru bir şey değil.

Bombalanan çoğu köyün şeyh saitle alakası bile yoktu kim vurduya gittiler.
 
Devlet yapısına karşı silahlı direniş başlattılar. Sonuç olarak da karşılığını aldılar.

Anladım hocam. Benim zaza bir arkadaşım var, kendisi buna “katliam” diyor. “atatürk faşist davrandı” diyor. “senin ana dilini yasaklasalar isyan çıkarmaz mıydın?” diye soruyor. “sabiha Gökçen'in yerinde olsam bombalamazdım, devlet kurmak için adam öldürmeye gerek yok” gibi şeyler söylüyor.

Benim de dersim olayları hakkında bilgim olmadığı için buraya sorayım dedim. Ayrıca bir de sözde orada insanlar ölürken Atatürk'ün Sabiha Gökçen'le baloda dans ettiği söyleniyormuş. Kendisine kanıt sordum, “kaynak” dedim. Arkadaşı ona bir gazete atmış, orada yazıyormuş. Gazeteyi istedim, “bulursam atarım” dedi.

Dersim-Tunceli olayları çok abartılıyor. Dersim halkı hala Atatürk'ü seviyor.

Mesela arkadaşım “orası Tunceli değil, dersim'dir” diyor ama kendisi Tunceli'de bile yaşamıyor. Bir de “dersim'de annesini, babasını veya yakınlarını kaybeden birinden Atatürk'ü sevmesini bekleyemezsin” gibi şeyler söylemişti.
 
Selamlar arkadaşlar,

Dersim (1937-38) olayları ne zaman gündeme gelse ortalık karışıyor. Bir taraf "devlet durduk yerde katliam yaptı" diyor, diğer taraf "isyan vardı, devlet gereğini yaptı" diyor.

Olayı slogana dökmeden, tarihi ve siyasi gerçeklikler üzerinden şu soruları tartışmaya açmak ve fikirlerinizi duymak istiyorum. Duygusal değil, mantıksal cevaplar arıyorum.

Olay gerçekten "Kürt/Alevi oldukları için" yapılan bir etnik temizlik miydi? Yoksa feodal ağaların "vergi vermeyiz, askere gitmeyiz, okul istemeyiz, burası bizim çöplüğümüz" diyerek cumhuriyete meydan okuması mıydı? "ülke içinde ülke" kurmaya çalışana devlet ne yapmalıydı?

Genelde hep bombalama kısmı konuşuluyor ama olayların başlangıcı olan isyancıların pah köprüsü'nü yakması, telefon hatlarını kesmesi ve karakol basıp 33 askeri şehit etmesi neden hiç konuşulmuyor? Devletin bu saldırılara "çiçek atarak" cevap vermesi beklenebilir miydi?

O dönem devlet askeri operasyon yerine başka bir politika izleyebilir miydi? Barışçıl yollarla o feodal ağaları ikna etmek mümkün müydü, yoksa o coğrafyada güç kullanmak kaçınılmaz bir zorunluluk muydu?

Bu operasyonun emrini veren kadroya ve Atatürk'e günümüzde bazı kesimler "faşist / katliamcı" diyor. Bir devletin kendi sınırları içindeki otoritesini (egemenliğini) sağlaması faşizm midir? Yoksa devlet olmanın gereği midir?

Operasyonda sivillerin, kadınların ve çocukların zarar gördüğü, mağaralarda ölümler olduğu bir gerçek. Peki bunun ahlaki sorumlusu; operasyonu yapan devlet mi, yoksa sivilleri çatışma alanında tutan/kalkan yapan isyancı aşiretler mi? Kurunun yanında yaşın yanması, isyanı haklı çıkarır mı? Başka politikalar izlenebilir miydi?

Fikirlerinizi saygı çerçevesinde, kaynak belirterek yazarsanız sevinirim.
Bence tarihî olaylara bugünün taraflarıyla bakmak pek sağlıklı değil. Dersim (1937–38) meselesi de öyle; tek başına “devlet katliam yaptı” ya da “isyancılar haklıydı” diye okumak olayın bütününü anlamamızı engelliyor. Bölge uzun süre merkezi otoritenin dışında kalmış, feodal aşiret düzeni hâkimmiş, vergi ve askerlik sorunları varmış… Bu koşullarda çıkan silahlı çatışmalar ve asker ölümleri göz ardı edilemez. Atatürk’ün bu operasyonu onaylaması ise sadece güç kullanmakla ilgili değildi; aynı zamanda ülkenin birliğini ve gelecekteki istikrarını güvence altına almak gibi ileri görüşlü nedenler taşıyordu.

Tabii ki sivil kayıplar, kadın ve çocukların zarar görmesi ve mağaralarda yaşanan ölümler çok acı ve kabul edilemez. Ama bu noktada Atatürk’ün yaklaşımını anlamak da önemli; olayları tek taraflı olarak “katliamcı” ya da “haklı” diye okumak hem tarihi hem de onun ileri görüşlülüğünü kavramayı engelliyor. Bence tarih, taraf tutmak için değil, yaşananları ve alınan kararların nedenlerini anlamak için okunmalı.
 
Olay gerçekten "Kürt/Alevi oldukları için" yapılan bir etnik temizlik miydi? Yoksa feodal ağaların "vergi vermeyiz, askere gitmeyiz, okul istemeyiz, burası bizim çöplüğümüz" diyerek cumhuriyete meydan okuması mıydı? "ülke içinde ülke" kurmaya çalışana devlet ne yapmalıydı?
Atatürk'ün Kürt ve Aleviler ile ilgili problemi yoktu. Zaten Alevileri Türk olarak görür, baba tarafı da Alevi Bektaşi'dir. İsyandır ama sert bastırıldı.
 
Anladım hocam. Benim zaza bir arkadaşım var, kendisi buna “katliam” diyor. “atatürk faşist davrandı” diyor. “senin ana dilini yasaklasalar isyan çıkarmaz mıydın?” diye soruyor. “sabiha Gökçen'in yerinde olsam bombalamazdım, devlet kurmak için adam öldürmeye gerek yok” gibi şeyler söylüyor.

Benim de dersim olayları hakkında bilgim olmadığı için buraya sorayım dedim. Ayrıca bir de sözde orada insanlar ölürken Atatürk'ün Sabiha Gökçen'le baloda dans ettiği söyleniyormuş. Kendisine kanıt sordum, “kaynak” dedim. Arkadaşı ona bir gazete atmış, orada yazıyormuş. Gazeteyi istedim, “bulursam atarım” dedi.

Mesela arkadaşım “orası Tunceli değil, dersim'dir” diyor ama kendisi Tunceli'de bile yaşamıyor. Bir de “dersim'de annesini, babasını veya yakınlarını kaybeden birinden Atatürk'ü sevmesini bekleyemezsin” gibi şeyler söylemişti.

Benim bildiğime göre Atatürk'le alakası yok Fevzi Çakmak yapmış bu bastırmayı. Tunceli-dersim inan bana hiç fark eden şeyler değil, bunu takıntı edinen insanlarında garip olduğunu düşünüyorum çünkü dersim ismi zaten Osmanlı döneminde söylenen bir isim şeyh saitle bağlantısı yok. Dersimin yerlisi dersim diyor yabancısı Tunceli diyor. Bu isyan bastırma bayağı ağır oldu çok çok fazla kişi hayatını kaybetti, belki bu olaylar olmasa şu an Türkiye'deki dersimli nüfusu 300 bin değil de 1 milyon olurdu.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı