Loyalty571
Hectopat
- Katılım
- 20 Ocak 2024
- Mesajlar
- 3.090
- Çözümler
- 12
Bu argüman da aklıma geldi lakin cevaba eklemedim zira günümüzde de bu tarz evlilikler, Müslüman olmayanlar da dahil, devam etmektedir. İki tarafın karşılıklı rızası altında, tarihteki ve günümüzdeki hukuklar açısından mahsuru yoktur. Bu tarz bir yaklaşım zorlama, sahte bir "etik" anlayışının ürünüdür.Hocam olayın doğruluğuna veya yanlışlığına bir lafım yok ama bu kadar önemli bir konu neden böyle belirsiz. Sonuçta Allah gelecekte ne olacağını biliyor. O zamanlar böyle bir şeyin ileride yanlış anlaşılabileceğini de biliyorlar.
Ve şöyle bir şey de var emin olmamakla beraber söylüyorum Hz. Muhammed Hz. Aişe ile evlendiği zaman 50-55 yaşlarında değil miydi?
50-55 yaşındaki birinin 18 yaşındaki birisi ile evlenmesi ne kadar doğru peki?
Günümüz dahil kadınlara, hediye olarak oyuncak ayı ve benzeri çeşitli oyuncaklar, süsler satın alınır. Bir kişinin oyuncaklarla oynaması, salıncakta sallanması mutlak çocukluk alameti olamaz. Oyuncağın ve salıncağın sadece çocuklara özgü olduğunu iddia etmek "Sadece çocuklar oyun oynar" argümanı kadar temelsiz ve safsatadır. Oyuncakların da annelik eğitimi üzerindeki etkisini yadsımak hafif tabirle cahilliktir.18 yaşındaki kız oyuncaklarımla oynardım arkadaşlarımla diyor, üstüne üstlük 9 yaşındayım diyor, salıncakta sallanirdim diyor. Vay be bu nasıl 18 yasmis arkadaş?
Ayrıca, hani o dönemde normalmiş ya?
6-9 yaş hiçbir dönemde normal değil.
Denilmiş. Hatalı olduğu apaçık ve cevabı zaten konuda mevcut. Roma hukukunda kızların evlilik yaşı alt sınırı 12'ydi. 1800'lerin sonuna kadar Amerika Birleşik Devletleri'nde rıza yaşı 7 ile 10 arasındaydı. İngiltere'de 1875'e kadar bu yaş 12-13'tü. Yani 19. yüzyıla kadar "medeni" sayılan ülkelerde bile kriter biyolojik ergenlikti.
"Delaware'de rıza yaşı 1871 yılına kadar 10 yaş iken, 1871 yılında 7 yaşa indirildi. 1871 yasasına göre, rıza yaşının altındaki bir kızla cinsel ilişkiye girmenin cezası ölümdü.
1880 yılında 37 eyalet rıza yaşını 10 yıl, 10 eyalet rıza yaşını 12 yıl olarak belirlemiş ve Delaware'de rıza yaşı 7 yıl olarak belirlenmiştir."
Bu kaynaklar ışığında barizdir ki yaş kavramı tarihseldir. Tarihi günümüze göre değerlendirmek anakronizmdir. Kasıtlı bir propagandadır yahut cahilliktir.
Geleceği bilen Allah, bunun ileri dönemlerde sorun yaratacağını, ahlaki bir şey olmadığını dusunemedi mi yani?
Geleceği bilen Allah (c.c.), ileride sorun olacağını bildiği için evliliğin şartlarına yaş sınırı koymamıştır. Ergin ve mükellef olmak vb. şartlar vardır. Zira her yörenin ve zamanın şartları farklıdır. Bu durum İslam'ın evrenselliğine ve zaman üstü oluşuna delildir.
Hani diyorsun ya peygamber dönemin kadına karşı algılarını yıkmıştır. Neden küçük yaşta evlilik algısını yikmadi o halde?
Küçük yaşta evlilik algısı olmadığından olmayanı yıkmak söz konusu olamaz. Bugünün 9 yaşını, 600'dekilere denk tutmak tarihten uzak olmanın göstergesidir. Günümüzün konforlu koltukları baz alınarak tarih okunmaz. 7 yaşında mesleği belli olan, 9 yaşında işe gidenlerle 9 yaşında ilkokula gidenler kıyaslanamaz.
Başka dandik dunduk örnekler vermeye gerek yok 17-18 yaşında olduğunu kanıtlamaya çalışmak için.
Dandik örnekler olarak bahsedilenler hem saygın tarih kaynakları hem de İslam Hukuku baz alınarak cevaplanmıştır. Varsayım içermemektedir. Hz. Hatice üzerinden kurulan mantık da hatalıdır. Birçok tarihçi Hz. Hatice'nin evlendiğinde 40 değil, 28 veya 35 yaşında olduğu görüşünü de savunur ve bunlar genellikle saygın delillere dayanır.Ben bizzat sahih dediğiniz hadisleri atıyorum, varsayım üzerine konuşmuyorum.
Varsayım ile itham edenin varsayımsız kanıt sunamadığı aşikardır.
Hadisler bunlar, bu işin lamı cimi yok maalesef. 18 yaşındaki kız oyuncaklarımla oynardım arkadaşlarımla diyor, üstüne üstlük 9 yaşındayım diyor, salıncakta sallanirdim diyor.
En kilit noktası da burasıdır. Çocuk gelin olarak iftira atılan ve istismar edildiği iddia edilen Hz. Aişe (r.a.) bizzat kendisi olayları anlatmakta ve evli kaldığı 8 yıl boyunca neredeyse Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ağzından çıkan her sözü kaydetmiş ve 2210 Hadis rivayet etmiştir. Bu durum bizzat Hz. Aişe'nin ergin olduğuna, rızası dahilinde evlendiğine ve çocuk olmadığına delildir. Hz. Muhammed'in (s.a.v.) vefatından sonra sahabeye fetva vermiş hatta peygamberden sonra ordu yönetmiş ve siyasi liderlik yapmıştır.
Eğer Hz. Aişe (r.a.) kendi kararlarını veremeyecek yaşta olsaydı sizce kocasının ağzından çıkan her kelimeyi yazıp, davalarda hakim olup, ordu yönetebilir miydi?
Bu hakikatler ışığında akıllı bir insanın kararı apaçıktır.Akıllı bir insan attığım hadisleri okur, kendi kararını kendisi verir.
Son düzenleme: