İnceleme Nioh 3 İnceleme

Katılım
30 Kasım 2019
Mesajlar
10.726
Makaleler
2
Çözümler
85
Yer
İzmir
Nioh 3’e girerken beklentim çok yüksek değildi açıkçası. Seriyi seviyorum ama önceki oyunlardan dolayı temkinliydim. “Yine zor, yine sinir, yine alışana kadar dayak” diyordum. Oyun tam olarak bunu verdi ama bu sefer garip bir şekilde rahatsız etmedi. Çünkü oyunun ''zor olmak için zor'' modunu değiştirmişler. Artık daha tutarlı ve gerçekten bir souls-like oyununa yakışır olmuş. Bunu da item dengeleri ve statlar ile yapmışlar.

İlk saatlerde oyun sana kibar davranmıyor. Ne yapman gerektiğini uzun uzun anlatmıyor, elinden tutmuyor. Yanlış oynarsan direkt cezasını kesiyor. Ama güzel olan taraf şu,öldüğünde çoğu zaman neden öldüğünü anlıyorsun. Bu da insanı sinirlendirmek yerine tekrar denemeye itiyor.

Dövüş sistemi gerçekten oyunun bel kemiği. Hızlı ama kontrolsüz değil. Tuşlara bastığında karakterin ağırlığını hissediyorsun. Duruş sistemi hala çok önemli, yanlış duruşta saldırırsan cezası var. Ki yönetimi ise her şey. Ki’yi bitirirsen oyun seni affetmiyor. Ama doğru zamanda Ki Pulse yapmak, düşmanı Ki’siz bırakmak ve o boşluğu değerlendirmek çok tatmin edici.

Yetenek sistemi bu oyunda daha anlamlı hale gelmiş. Sadece “hasar artsın” mantığı yok. Yeni kombolar, kaçış sonrası saldırılar, duruşlar arası geçişleri hızlandıran pasifler gerçekten oynanışı değiştiriyor. Bir süre sonra karakterin sadece güçlenmiyor, senin oynama tarzına uyum sağlıyor. Bu da oyunu ilerledikçe daha keyifli yapıyor.

Oyunda anlık olarak Ninja ve Samuray geçişi yapabiliyorsunuz.Ninja ve samuray geçişi bence Nioh 3’ün en güzel taraflarından biri. Oyun seni tek bir role kilitlemiyor. Aynı karakterle hem klasik samuray gibi yüz yüze, ağır ve kontrollü oynayabiliyorsun, hem de ninja tarafına kayıp hızlı, çevik ve taktiksel bir stile geçebiliyorsun. Üstelik bu geçiş yapay durmuyor. Ninja yeteneklerini sadece “yan şeyler” gibi hissettirmiyor, gerçekten işe yarıyor. Tuzaklar, atılan eşyalar, kısa süreli buff’lar savaşın gidişatını değiştiriyor. AC Shadows gibi düşünebilirsiniz ama bu geçişleri anlık savaş sırasında istediğiniz gibi yapabiliyorsunuz.

Samuray tarafı daha direkt. Doğru zamanlama, güçlü vuruşlar, düşmanı baskı altına alma üzerine kurulu. Ninja tarafı ise daha sabır istiyor. Pozisyon almak, düşmanı zayıflatmak, arkadan vurmak gibi bir oyun tarzı var. Hangisini oynadığın tamamen sana kalmış. Hatta ikisini karıştırmak bile mümkün ve oyun buna gayet izin veriyor.

Item setleri de bu noktada devreye giriyor. Ekipman sistemi hala bol, belki fazla bol ama set bonusları artık daha belirgin. Ninja ağırlıklı setler sana hız, kaçış ve item verimliliği sağlarken, samuray setleri daha çok dayanıklılık, Ki kontrolü ve düz hasar üzerine kurulu. Setleri tamamladığında fark gerçekten hissediliyor. “Aynı oynuyorum ama rakamlar değişti” hissi yok, oynanış değişiyor.

Item renkleri ve stat ilişkisi bu oyunda daha net hissettiriliyor. Maviden başlayıp mora doğru giden klasik rarity sistemi var ve renk sadece kaliteyi değil, oynanışı da etkiliyor. Üst seviye itemlerde daha fazla pasif, daha anlamlı bonuslar ve set sinerjileri açılıyor. Ama asıl önemli kısım şu,hangi statın hangi silahı güçlendirdiği artık daha okunaklı. Kullandığın silaha göre stat vermediğinde hasarın gerçekten geride kalıyor. Ninja ağırlıklı oynuyorsan hız, çeviklik ve item odaklı statlara yönelmek fark yaratıyor, ağır silah kullanan bir samurayla aynı stat dağılımını yaparsan oyunun seni cezalandırması çok normal. Bu da “her stat her şeye yarıyor” hissini ortadan kaldırıyor ve karakterini bilinçli kurmanı sağlıyor. Herhangi bir stat bonusuna puan verdiğinde o statın hangi silahı güçlendirdiği ek olarak belirtiliyor ki bu da kendi başınıza bir stat dağılımı yapmanız için mükemmel.

Loot ekranı hala zaman zaman yorucu olabiliyor ama alışınca neye bakman gerektiğini öğreniyorsun. Gereksiz itemleri ayıklamak, setleri kovalamak oyunun ritminin bir parçası haline geliyor. Bir noktadan sonra yeni bir parça düştüğünde gerçekten heyecanlanıyorsun.

Hikaye tarafı çok ön planda değil ama bu zaten Nioh’un olayı. Arka planda akıyor, Japon mitolojisi ve tarih yine var. Ben açıkçası “hikaye ne olacak” diye oynamadım ama atmosferi güçlü tutuyor. Haritalar karanlık, düşman tasarımları yerinde, müzikler oyunun temposuna uyuyor.

Zorluk konusu biraz kişiye bağlı. Kolay değil, kesinlikle değil. Ama sabırlıysan oyun seni iteklemiyor, aksine geliştiriyor. Acele edersen affetmiyor. Bir noktadan sonra reflekslerin değişiyor, daha dikkatli oynamaya başlıyorsun. Ninja oynuyorsan daha çok plan yapıyorsun, samuray oynuyorsan zamanlamaya odaklanıyorsun. Oyun bunu sana hissettiriyor.

Teknik olarak Steam sürümünde ciddi bir sorun yaşamadım. Performans genel olarak stabil. Ufak tefek kamera sorunları oluyor ama oynanışı bozacak seviyede değil. Gamepad ile oynamak açık ara daha keyifli.

Nioh 3 herkese göre bir oyun değil. Sabırsızsan, zorlanınca sinirleniyorsan, bu oyun seni yorar. Ama zor oyunları seviyorsan,souls-like aşığı isen, oynanışın derin olmasını istiyorsan, karakterini ve tarzını gerçekten kendin şekillendirmek istiyorsan kesinlikle şans verilmeli.

Oyunu 15 saattir oynuyorum ve şuana kadar bayağı iyi olmuş diyebilirim.

1770582036661.jpeg
 
Şu oyunu anlık olarak soulslike değilmiş gibi heyecan ile yükledim. Oyuna girdiğim an yüzüme tokat gibi çarptı. İlk bossa kadar olan kısmı beğendim fakat geçemediğim için orada kaldım ve oyunu sildim. :D

Güzel inceleme olmuş, ellerinize sağlık.
 
Şu oyunu anlık olarak soulslike değilmiş gibi heyecan ile yükledim. Oyuna girdiğim an yüzüme tokat gibi çarptı. İlk bossa kadar olan kısmı beğendim fakat geçemediğim için orada kaldım ve oyunu sildim. :D

Güzel inceleme olmuş, ellerinize sağlık.
Sanki silesin varmış birazda yani. Boss bahane olmuş :D
 
@xgravity, hocam ben soulslike oyunlarını asla beceremiyorum. Sekiro'da boss kesemediğim için oyundan soğumuştum ve arkadaşım o kesemediğim şeyin mini boss bile olmadığını söylediği an hayattan bezmiştim. Benim soulslike ile aramdaki bağ bu. :D

Bilerek, isteyerek ilk indirdiğim oyun Nioh 3 olmuştu ve üzücü bir son ile bitirdik oyun kariyerimizi. :D İncelemeyi görünce bir de gerçekten oynayan birisinden deneyim okumaya geldim. :D
 
@xgravity, hocam ben soulslike oyunlarını asla beceremiyorum. Sekiro'da boss kesemediğim için oyundan soğumuştum ve arkadaşım o kesemediğim şeyin mini boss bile olmadığını söylediği an hayattan bezmiştim. Benim soulslike ile aramdaki bağ bu. :D
Sekiro oyunun son kısımları aşırı zorlaşıyor. Tek o son boss değil, diğer yan bosslar ve slotlarda. Ben de soğudum ki ben genel olarak Dark Souls oyunlarının aşırı bağımlısıyım, çok oynarım o oyunları.
 
Şu oyunu anlık olarak soulslike değilmiş gibi heyecan ile yükledim. Oyuna girdiğim an yüzüme tokat gibi çarptı. İlk bossa kadar olan kısmı beğendim fakat geçemediğim için orada kaldım ve oyunu sildim. :D

Güzel inceleme olmuş, ellerinize sağlık.
Aslında ilerleme yaparsanız diğer souls like oyunları kadar zor olmuyor. Çünkü item geliştirme olayını iyi yedirmişler. Yine hatrı sayılır hasarlar alıyorsunuz ama build sistemi çok güzel yerleştirilmiş.

@CS Relboron hocam, sizce oynadığınız süre boyuncae bölüm tasarımı nasıldı? Nioh serisinin aksiyonunu severim de bölüm tasarımları beni soğutuyor.
Bölüm tasarımları genelde birbirine benziyor. Renk paletleri çok yoğun kullanılmış, bu kimisine hitap etmeyebilir kimiside çok sevebilir. Yeşillik bir alandan birden karanlık bir tasarıma geçtiğiniz oluyor mesela.
 
@xgravity, soulslike oyuncularına saygım büyük. Ben de o sabır asla yok. :D Benim tek sabrettiğim konu, oyunlar ne kadar sıkıcı olsa da bitirebilmem.

Aslında ilerleme yaparsanız diğer souls like oyunları kadar zor olmuyor. Çünkü item geliştirme olayını iyi yedirmişler. Yine hatırı sayılır hasarlar alıyorsunuz ama Build sistemi çok güzel yerleştirilmiş.

İlk bossu öldürebilirsem, neden olmasın hocam? 😄
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı