Sahih hadislerde esir alınan kadınları tecavüz etme izni var.
Bu hadislerin yanlış anlaşılmasının sebebi İslam'ın bütün çağlara hitap ettiğinin unutulması ve sadece günümüzün konforlu koltukları baz alınarak yorumlanmasıdır.
Tarihte kadınlar günümüzde olduğu gibi ailesiz kaldıklarında bırakın iş sahibi olmalarını, hayatta kalabilecekleri bir ortama bile sahip değillerdi. İslam her çağa hitap ettiğinden her çağın sorunlarına bir çözümü olmalıdır. Bu sorunlardan biri de savaş sonrası ortada kalan kadınlardır. Kadınların insan olup olmadığı hatta şeytan olduğunun düşünüldüğü, kız çocuklarının diri diri gömülebildiği dönemde, savaş sonrası ailesiz kalan kadınlara ne olacağı aşikardır. Bu kadınların sahipsiz kalmaması ve sadece alınıp satılan bir eşya muamelesi görmemesi (insani haklarının korunması) için İslam'da düzenlemeler mevcuttur. Hür kadınlara hak tanıyıp üstüne savaş esiri kadınlara bile hak tanımak o dönem için görülmemiş bir devrimdir.
Hadisleri kadınlarla sınırsız bir ilişkiye girme izni verilmiş gibi yorumlamak ise hatadır. Bahsedilen kadınlarla ilişki için zorunlu şartlar bulunmaktadır. Örneğin, istibra, din ayrımı, esir oluşunun kesinliği esastır. Ortaklık ise yasaktır.
Ayrıca İslam hukukunda devrim niteliğinde olan "Ümmü-Veled" (Çocuğun Annesi) statüsü vardır. Esir bir kadın efendisinden çocuk sahibi olduğunda statüsü değişir artık satılamaz, devredilemez ve efendisi vefat ettiğinde otomatik olarak özgür kalır. Bu durum, kadının sadece cinsel bir meta olarak kullanılmasını engeller ve çocuğunun hakları üzerinden onu ailenin dokunulmaz bir parçası yapar.
Sahih hadislerde müslüman olmayanı soyma, gasp etme hatta öldürme izni var.
Bu eksik ve genel yorum ise savaş hali ve barış hali ayrımının yapılmamasından kaynaklıdır. İslam hukuku gayrimüslimleri kategorilere ayırır ve hükümler buna göre taban tabana zıtlaşır.
Genel kural budur: "Kim bir muahidi (anlaşmalı gayrimüslimi) öldürürse cennetin kokusunu alamaz." (Buhari, Cizye, 5).
Savaş halindeki gayrimüslim için ise kural budur:
1-Aktif savaş durumunda, düşman askerlerinin (muharip) öldürülmesi emredilir. Ancak İslam, kadınların, çocukların, yaşlıların ve din adamlarının öldürülmesini yasaklar.
Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez. (Bakara Suresi 190. Ayet)
Savaşta yenilen tarafın malı ise "ganimet" sayılır ve helaldir.
2- "Abdullah İbnu Ömer (r.a.) anlatıyor:
(Hz. Peygamber ile çıkılan) Gazvelerden birinde, savaş alanında öldürülmüş bir kadın bulundu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.), kadınların ve çocukların öldürülmesini şiddetle yasakladı (nehyetti). (Buhari, Cihad, 147; Ebu Davud, Cihad, 115)"
Ek olarak hadislerin anlaşılmasındaki bir metodu örnekle görelim:
İslam kölelik benzeri uygulamalara "Tedricilik" (Aşamalı kaldırma) ilkesiyle yaklaşır zira toplumun geneline yayılmış, kökleşmiş bir uygulamayı bir anda kaldırmak imkansızdır ve uzun vadeli bir çözüm değildir. Bu sebeple İslam'ın yaklaşımı şudur:
1- Köle ile efendi kardeştir. Efendi ne yerse ve ne giyerse kölesine onu yedirmelidir ve giydirmelidir.
"Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Onlar (köleleriniz/hizmetçileriniz) sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin elinizin altına (emanet) vermiştir.
Her kimin elinin altında (din) kardeşi bulunursa; ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerinin yetmeyeceği işleri yüklemesin. Eğer (zor bir iş) yüklerseniz, onlara yardım ediniz. (Buhârî, Îmân, 22; Müslim, Eymân, 38-40)
2- Köle azat etmek büyük sevaptır ve devlet eliyle yapılması zorunludur.
"Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Kim Müslüman bir köleyi azat ederse, Allah (o kölenin) her organına karşılık, azat edenin bir organını cehennem ateşinden kurtarır. (Buhârî, Itk (Köle Azadı), 1; Müslim, Itk, 22)"
Devlet bütçesinin (Zekât fonunun) köle azadı için harcanmasını emreden kaynak Tevbe Suresi 60. Ayettir. Bu ayet, devletin topladığı vergilerin/zekâtın kimlere verileceğini sıralarken köleler sınıfını zikreder.
Ellerinizin altında bulunanlardan (kölelerden) mükâtebe yapmak (belli bir bedel karşılığında özgürlüğünü satın alma anlaşması yapmak) isteyenlerle, eğer onlarda bir hayır (ödeme gücü ve kabiliyet) görüyorsanız hemen o anlaşmayı yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara da verin. (Nur Suresi 33. Ayet)
3- Azat edilen köle hürdür ve hür kişi asla alınıp satılamaz.
"Allah Teâlâ buyurdu ki: Üç kişi vardır ki, kıyamet gününde ben onların hasmıyım (düşmanıyım)... Hür bir insanı satıp parasını yiyen kimse..." (Buhari, Büyü, 106).
Bu mükemmel metotla görülüyor ki köleler aşamalı olarak azaltılmış, kölelikten kurtulanın köleliğe döndürülmesi yasaklanmıştır. Bu ilkeler ve teşvikler, köleliğin nihai olarak kaldırılması için gerekli ahlaki ve hukuki zemini hazırlamıştır.
Bu bağlamda görülüyor ki "Hadislerde veya ayetlerde kölelik geçiyor, bu sebeple İslam'da kölelik vardır." demekle "Hadislerde ve ayetlerde esirlerle ilişki ve gayrimüslimi öldürme geçiyor, bu sebeple İslam'da tecavüz ve sebepsiz öldürme emri vardır." demek benzer hatalardır. Yanlıştır.