İslam hakkındaki düşünceleriniz neler?

Haklısınız sizi anlıyorum lakin dediğim gibi çoğunlukla bu durum karşılıklı oluyor. İthama ithamla, hakarete hakaretle karşılık vermemek küçümsenemeyecek kadar önemli bir erdemdir. Bu konudaki bazı arkadaşların üslubunu tarafsız değerlendirirseniz kimin hakarete meyilli, kimin kişiselleştirmeden ideoloji temelli tartışacağını az çok anlarsınız. Bu sebeple sadece size yanıt yazdım.


Sorgulayın, istediğiniz soruyu sorun. Ben, niye bu konudasınız yahut Müslüman değilseniz konuya yazmayın demem. Bu muameleyi ne yazık ki Mustafa Kemal hakkındaki konularda göremedim. Hemen konudan kovmanın ve hain yaftası ile susturmanın yollarını arıyor bazı arkadaşlar. Bunu açıkça söyleyeyim. Asla 1 kelime bile etmemize tahammül gösterilemiyor. Bu sebeple cevap yazacaklarımı seçme kararı aldım.

Sorunuz olursa, yakın bir arkadaş gibi düşünerek, etiketleyebilirsiniz. Allah'ın izniyle bildiğim bir konuysa cevaplamaya çalışırım. Hayırlı akşamlar diliyorum.
Şimdi ki takındığınız tavır için teşekkür ediyorum herhalde sizle ilk defa ortak bir paydada konuşabildik. Ama son olarak şunu söyleyeceğim: Denk gelmemenizin imkanı yok o konuda sizde vardınız çünkü. Ve bir değil bir kaç sayfa yazdınız o yüzden 5 mesaj denk gelmediyseniz bile bir mesaja denk gelmiş olduğunuza eminim.
 
İslam hakkında ne düşünüyorsunuz, mantıklı veya mantıksız gelmesinin sebebi nedir?

Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber'i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
-Azhab suresi.
Bu sure kuranın insan elinden çıktığını doğruluyor.
 
Şimdi ki takındığınız tavır için teşekkür ediyorum herhalde sizle ilk defa ortak bir paydada konuşabildik. Ama son olarak şunu söyleyeceğim: Denk gelmemenizin imkanı yok o konuda sizde vardınız çünkü. Ve bir değil bir kaç sayfa yazdınız o yüzden 5 mesaj denk gelmediyseniz bile bir mesaja denk gelmiş olduğunuza eminim.
Aslında sizinle pek tartışmamız olmadı. Genellikle sizin yazmak yerine okumayı tercih ettiğinizi düşünüyordum.

Benim de hatalarım oldu. Kabul ediyorum. Ben de bahsettiğim erdemi tam anlamıyla uygulayamıyorum. Hz. Muhammed gibi taşlanıp taşlayanlara beddua etmeyecek kadar üstün bir erdeme tam anlamıyla ulaşabileceğime emin değilim. Sadece dua edip kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Ben de samimiyetiniz ve üslubunuz için teşekkür ediyorum.
 
Aslında sizinle pek tartışmamız olmadı. Genellikle sizin yazmak yerine okumayı tercih ettiğinizi düşünüyordum.

Benim de hatalarım oldu. Kabul ediyorum. Ben de bahsettiğim erdemi tam anlamıyla uygulayamıyorum. Hz. Muhammed gibi taşlanıp taşlayanlara beddua etmeyecek kadar üstün bir erdeme tam anlamıyla ulaşabileceğime emin değilim. Sadece dua edip kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Ben de samimiyetiniz ve üslubunuz için teşekkür ediyorum
Çoğu zaman izliyorum evet ama çoğu zamanda yazıyorum. O da kendi fikrimi belirtmek için veya aklıma yatmayan bilgileri sorgulamak için. Sizle tartıştığım kısım din değil Atatürk konularıydı genelde zaten. Onun dışında din konularında tartışmadık hiç.
 
Hadis usülu öğrenin hocam. Bir meseleyi derinliğine varmadan yargılamak ne kadar doğru ?

Şayet uydurulan diye bir din var ise. Tüm din telakkimiz eller altına düştü maalesef. Yaşadığımız ve sürdürdüğümüz sünnetler zaten Rasullallah (sav)'dan gelmedir. Kur'an-ı Kerim'de geliş yolları ile bir hadis'den farksızdır.

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


İzleyip istifade edebilirsiniz. :).

Sahih hadislerde esir alınan kadınları tecavüz etme izni var. Sahih hadislerde müslüman olmayanı soyma, gasp etme hatta öldürme izni var.
 
Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber'i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah'ın resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.
-Azhab suresi.
Bu sure kuranın insan elinden çıktığını doğruluyor.
Böyle bir ayet yazıp, ''Bakın bu bunun doğruluğunu kanıtlıyor'' diyen arkadaşlara bayılıyorum. 8.3 Milyar nüfusu olan dünyada sen bir ayetten Kuran'ın insan elinden çıktığını doğruladığını buldun ve Technopatta bunu yazarak kanıtladın. Gerçekten tebrik etmemek için zor tutuyorum kendimi. Helal olsun. Övme kısmı yeterince olduysa kendimce sana cevap vereyim.

Kabile toplumlarında misafirlik, özgürce girip çıkma ve liderle doğrudan temas olağandı. Ancak kent yaşamı, bireyler arası sınırları, özel alanı ve sosyal nezaketi öne çıkarır. Bu ayet, mahremiyetin önemini vurgular. Sosyal nezaket kurallarını getirir. Özel alan ile kamusal alan ayrımını başlatır. Özetle bu ayet, bedevi (göçebe) ve kabile kültürüyle şekillenmiş Arap toplumunu, daha düzenli, saygı temelli ve kentleşmeye uygun bir sosyal yapıya yönlendiren önemli adımlardan biridir.

Bu şu demek, Kuranda geçen her ayetler Peygamberlere özel olarak alınmamalıdır, toplumsal mesajdır. Bu demek değildir ki Peygambere özel inen ayet olmaması gerekir. Onuda belirteyim. Peygamber dediğimiz kişi o dönemin yöneticisi. Sen bugün bir devlet başkanının evine girip gel iki pişti çevirelim diyebilirmisin mesela? Ek olarak ayet burda Peygamberin sabrını ve ahlakınıda gösteriyor. Evine sürekli ondan birşeyler dinlemek duymak için girip çıkan insanlara karşı hiç bir zaman kırıcı olmadığını, evinin kapısını kapatmadığını gösteriyor.
 
Sahih hadislerde esir alınan kadınları tecavüz etme izni var.
Bu hadislerin yanlış anlaşılmasının sebebi İslam'ın bütün çağlara hitap ettiğinin unutulması ve sadece günümüzün konforlu koltukları baz alınarak yorumlanmasıdır.

Tarihte kadınlar günümüzde olduğu gibi ailesiz kaldıklarında bırakın iş sahibi olmalarını, hayatta kalabilecekleri bir ortama bile sahip değillerdi. İslam her çağa hitap ettiğinden her çağın sorunlarına bir çözümü olmalıdır. Bu sorunlardan biri de savaş sonrası ortada kalan kadınlardır. Kadınların insan olup olmadığı hatta şeytan olduğunun düşünüldüğü, kız çocuklarının diri diri gömülebildiği dönemde, savaş sonrası ailesiz kalan kadınlara ne olacağı aşikardır. Bu kadınların sahipsiz kalmaması ve sadece alınıp satılan bir eşya muamelesi görmemesi (insani haklarının korunması) için İslam'da düzenlemeler mevcuttur. Hür kadınlara hak tanıyıp üstüne savaş esiri kadınlara bile hak tanımak o dönem için görülmemiş bir devrimdir.

Hadisleri kadınlarla sınırsız bir ilişkiye girme izni verilmiş gibi yorumlamak ise hatadır. Bahsedilen kadınlarla ilişki için zorunlu şartlar bulunmaktadır. Örneğin, istibra, din ayrımı, esir oluşunun kesinliği esastır. Ortaklık ise yasaktır.

Ayrıca İslam hukukunda devrim niteliğinde olan "Ümmü-Veled" (Çocuğun Annesi) statüsü vardır. Esir bir kadın efendisinden çocuk sahibi olduğunda statüsü değişir artık satılamaz, devredilemez ve efendisi vefat ettiğinde otomatik olarak özgür kalır. Bu durum, kadının sadece cinsel bir meta olarak kullanılmasını engeller ve çocuğunun hakları üzerinden onu ailenin dokunulmaz bir parçası yapar.

Sahih hadislerde müslüman olmayanı soyma, gasp etme hatta öldürme izni var.
Bu eksik ve genel yorum ise savaş hali ve barış hali ayrımının yapılmamasından kaynaklıdır. İslam hukuku gayrimüslimleri kategorilere ayırır ve hükümler buna göre taban tabana zıtlaşır.

Genel kural budur: "Kim bir muahidi (anlaşmalı gayrimüslimi) öldürürse cennetin kokusunu alamaz." (Buhari, Cizye, 5).

Savaş halindeki gayrimüslim için ise kural budur:

1-Aktif savaş durumunda, düşman askerlerinin (muharip) öldürülmesi emredilir. Ancak İslam, kadınların, çocukların, yaşlıların ve din adamlarının öldürülmesini yasaklar.

Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez. (Bakara Suresi 190. Ayet)

Savaşta yenilen tarafın malı ise "ganimet" sayılır ve helaldir.

2- "Abdullah İbnu Ömer (r.a.) anlatıyor:
(Hz. Peygamber ile çıkılan) Gazvelerden birinde, savaş alanında öldürülmüş bir kadın bulundu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.), kadınların ve çocukların öldürülmesini şiddetle yasakladı (nehyetti). (Buhari, Cihad, 147; Ebu Davud, Cihad, 115)"


Ek olarak hadislerin anlaşılmasındaki bir metodu örnekle görelim:

İslam kölelik benzeri uygulamalara "Tedricilik" (Aşamalı kaldırma) ilkesiyle yaklaşır zira toplumun geneline yayılmış, kökleşmiş bir uygulamayı bir anda kaldırmak imkansızdır ve uzun vadeli bir çözüm değildir. Bu sebeple İslam'ın yaklaşımı şudur:

1- Köle ile efendi kardeştir. Efendi ne yerse ve ne giyerse kölesine onu yedirmelidir ve giydirmelidir.

"Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Onlar (köleleriniz/hizmetçileriniz) sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin elinizin altına (emanet) vermiştir.
Her kimin elinin altında (din) kardeşi bulunursa; ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerinin yetmeyeceği işleri yüklemesin. Eğer (zor bir iş) yüklerseniz, onlara yardım ediniz. (Buhârî, Îmân, 22; Müslim, Eymân, 38-40)

2- Köle azat etmek büyük sevaptır ve devlet eliyle yapılması zorunludur.

"Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Kim Müslüman bir köleyi azat ederse, Allah (o kölenin) her organına karşılık, azat edenin bir organını cehennem ateşinden kurtarır. (Buhârî, Itk (Köle Azadı), 1; Müslim, Itk, 22)"

Devlet bütçesinin (Zekât fonunun) köle azadı için harcanmasını emreden kaynak Tevbe Suresi 60. Ayettir. Bu ayet, devletin topladığı vergilerin/zekâtın kimlere verileceğini sıralarken köleler sınıfını zikreder.

Ellerinizin altında bulunanlardan (kölelerden) mükâtebe yapmak (belli bir bedel karşılığında özgürlüğünü satın alma anlaşması yapmak) isteyenlerle, eğer onlarda bir hayır (ödeme gücü ve kabiliyet) görüyorsanız hemen o anlaşmayı yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara da verin. (Nur Suresi 33. Ayet)

3- Azat edilen köle hürdür ve hür kişi asla alınıp satılamaz.

"Allah Teâlâ buyurdu ki: Üç kişi vardır ki, kıyamet gününde ben onların hasmıyım (düşmanıyım)... Hür bir insanı satıp parasını yiyen kimse..." (Buhari, Büyü, 106).


Bu mükemmel metotla görülüyor ki köleler aşamalı olarak azaltılmış, kölelikten kurtulanın köleliğe döndürülmesi yasaklanmıştır. Bu ilkeler ve teşvikler, köleliğin nihai olarak kaldırılması için gerekli ahlaki ve hukuki zemini hazırlamıştır.


Bu bağlamda görülüyor ki "Hadislerde veya ayetlerde kölelik geçiyor, bu sebeple İslam'da kölelik vardır." demekle "Hadislerde ve ayetlerde esirlerle ilişki ve gayrimüslimi öldürme geçiyor, bu sebeple İslam'da tecavüz ve sebepsiz öldürme emri vardır." demek benzer hatalardır. Yanlıştır.
 
Bu muameleyi ne yazık ki Mustafa Kemal hakkındaki konularda göremedim. Hemen konudan kovmanın ve hain yaftası ile susturmanın yollarını arıyor bazı arkadaşlar. Bunu açıkça söyleyeyim. Asla 1 kelime bile etmemize tahammül gösterilemiyor. Bu sebeple cevap yazacaklarımı seçme kararı aldım.
Öncelikle cevap vermene gerek yok, bariz çarpıtma olduğu için düzelteceğim sadece. Bahsi geçen Atatürk konularında iyi niyetle yorum yapmıyorsunuz maalesef, geçen dersim konusunda alakasız olmasına rağmen işi Atatürk'ün adının Kamal olmasına getirip, oradan aşağılama çabasına girdiniz.

Biz herhangi bir din konusuna gidip Allah yok keyfinize bakın gibi şeyler demiyor isek, Atatürk'ü sevmeyen kişiler de konulara gelip kendi akılları sıra aşağılama yapamazlar.
 
İslam hakkında ne düşünüyorsunuz, mantıklı veya mantıksız gelmesinin sebebi nedir?

Bence mantıklı. Her ne kadar kuran veya İslam'daki kurallar hakkında tam olarak düzgün bir fikir sahibi olmasam da bir yaratıcı olması bana mantıklı geliyor açıkçası ama fazla da yorum yapmak istemiyorum.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı