Bundan sonra inceleme ise Metro Serisi (@Michael_Kaiser hocam)olacak bilginiz olsun hocalarım.
İncelememize başlayalım.
Terraria, dışarıdan bakıldığında basit bir "2D hayatta kalma ve inşa etme" oyunu gibi görünse de, içine daldığınızda bunun devasa bir macera ve gelişim simülasyonu olduğunu anlıyorsunuz. On yılı aşkın süredir geliştirilen bu yapım, aslında bir inşa oyunundan ziyade; içinde yüzlerce farklı düşman, onlarca zorlu bölüm sonu canavarı ve bitmek bilmeyen bir eşya toplama hırsı barındıran bir RPG şaheseri desek yanlış olmaz.
İşte o ilk tahta kılıçla başlayıp gökyüzündeki tanrılara kafa tuttuğumuz oyun bu.
Oyunun En İyi Yanlarından Biri Olan Gelişim Döngüsü
Terraria’nın en büyüleyici yanı, oyuncuya sunduğu o muazzam güçlenme hissi. Oyuna ilk başladığınızda elinizde basit bir bakır kısa kılıçla zayıf yaratıklardan kaçarken, saatler sonra sırtınızda mekanik kanatlarla uçuyor ve gökyüzünden lazerler yağdırıyorsunuz. Ki bu kısımda oyunun en popüler yanı.
Bu gelişim sadece "daha fazla can" veya "daha fazla hasar" demek değil bu arada. Bulduğunuz her yeni maden ve kestiğiniz her yeni düşman, size bu dünyanın kapılarını biraz daha açıyor. Örneğin, bir noktada bulduğunuz bir eşya sayesinde suyun üzerinde yürümeye başlıyor, bir başka eşya ile ışınlanabiliyor veya duvarların içinden geçebiliyorsunuz. Bu sürekli devam eden "keşfet, topla, üret ve güçlen" döngüsü, oyunu elinizden bırakmanıza asla izin vermiyor. Bağımlılık yapan tarafı da bu.
Kazmak Dışında İşlerimiz De Var
Pek çok inşa oyununda savaşmak sadece bir "ayak işi" gibidir. Bir süre kasılmak için sürekli dövüşürsünüz. Ancak Terraria’da savaş, oyunun asıl unsuru. Oyunun her aşamasında sizi bekleyen, kendine has saldırı düzenleri ve zayıf noktaları olan devasa canavarlar var.
Sınıf Çeşitliliği
Oyun sizi tek bir yöne hapsetmiyor. İsterseniz ağır zırhlar giyip kılıçlarla ön saflarda çarpışan bir savaşçı olabiliyorsunuz, isterseniz yaylar ve tüfeklerle uzaktan saldıran bir nişancı. Büyücü olup gökyüzünden yıldızlar yağdırmak veya yaratıklar çağırıp kendi ordunuzu kurmak da tamamen sizin elinizde.
Ya aslında oyunda tam bir sınıf sistemi yok. Ancak silahları verdikleri hasar türüne göre 4 (Wikiden tekrar kontrol ettim 5 yazıyor, son kategori ne bilmiyorum.) farklı kategoriye ayırabiliyoruz. Yakın dövüş, menzilli, büyü ve çağırma.
Bu silah kategorilerini teker teker inceleyelim hocalarım.
Sınıf Çeşitliliği
Oyun sizi tek bir yöne hapsetmiyor. İsterseniz ağır zırhlar giyip kılıçlarla ön saflarda çarpışan bir savaşçı olabiliyorsunuz, isterseniz yaylar ve tüfeklerle uzaktan saldıran bir nişancı. Büyücü olup gökyüzünden yıldızlar yağdırmak veya yaratıklar çağırıp kendi ordunuzu kurmak da tamamen sizin elinizde.
Ya aslında oyunda tam bir sınıf sistemi yok. Ancak silahları verdikleri hasar türüne göre 4 (Wikiden tekrar kontrol ettim 5 yazıyor, son kategori ne bilmiyorum.) farklı kategoriye ayırabiliyoruz. Yakın dövüş, menzilli, büyü ve çağırma.
Bu silah kategorilerini teker teker inceleyelim hocalarım.
Yakın Dövüş (Melee)
Yakın dövüş sınıfı oldukça güçlü bir sınıf hocam. Bu sınıf genellikle en yüksek Savunma değerine sahiptir ve kağıt üzerinde diğer sınıflara göre saniyede en yüksek hasarı verebilir. Ancak sınıfın menzil sınırlamaları, diğer sınıflarda olduğu kadar esnek değil maalesef. Yakın dövüş sınıfı da tür olarak şunlara ayırabiliriz:
Bu sınıfta sadece doğrudan temas gerektiren dövüşlerle sınırlı kalmıyorsunuz. Bahsettiğim üzere zincirli toplar, bumeranglar ve yo-yolar fırlatılabilir. Ayrıca, Büyülü Kılıç (Enchanted Sword) veya Terra Blade gibi silahlar da menzilli atak yapabiliyor. Genellikle ekranda görünen hedeflerle sınırlı kalıyorsunuz ve diğer sınıfların menzilini yüksek hasarla koruyamıyorsunuz. Ama yüksek savunmaya sahip olduğunuz için, bu sınıfta mükemmel tank karakterler oluşturabilirsiniz. Yani düşmanların saldırısını üzerlerine çekip ekip arkadaşlarınızı koruyabilirsiniz Ayrıca mızrak ve zincirli toplar birden fazla düşmanı delip yüksek hasar verebilir, bu da dalga dalga gelen düşmanları rahatça temizleyebiliyorsunuz Bu sınıfı neden seçmelisiniz? Yakın dövüş sınıfında, yüksek savunması ve mermi veya mana kullanımına bağımlı olmaması değilsiniz. Bu yüzden hem yeni oyuncular için öğrenmesi kolaydır hem de deneyimli oyuncuların zorlu boss savaşlarında takım arkadaşlarını korumasına olanak sağlayan bir sınıf. |
Menzilli (Ranged)
Bu sınıf çok yönlü bir sınıf. Bu sınıf tek hedefe yüksek hasar verebilir, sıkışık düşman gruplarını delici ataklarla vurabilir ve alan hasarıyla büyük gruplara saldırabilir. Aynı zamanda menzilden güvenli şekilde hasar verebilir. Bu sınıfın tek dezavantajı mermilerinin tükenmesidir hocalarım. Menzilli sınıfında kullanılanlar silahlar ise şunlardır hocalarım: fırlatılabilir silahlar, yaylar, silahlar ve roketatarlar. Aynı zamanda bu sınıfta silahların farklı efektlere sahip geniş bir mermi çeşitliliği vardır. Bazı menzilli silahlar temel okları veya musket toplarını özel mermi türlerine çevirebilir. Sonsuz Kemer (Endless Quiver) veya Sonsuz Musket Çantası (Endless Musket Pouch) ile temel mermiler tükenmeden kullanılabilir. Bu sınıfı neden seçmelisiniz? Genellikle nenzilli oyuncular genellikle hasar odaklı bir build yapar hocalarım. Güvenli mesafeden saldırabilirler. Ayrıca savunma veya hareket odaklı yapılar da oluşturulabilir; bu yapılar düşman ateşini çekebilir ve sürekli hasar verebilir. Deneyimli bir menzilli oyuncu olursanız, rakipleri sürekli baskı altında tutarak onlara karşı etkili olabilirsiniz. Yeni oyuncular için de uzak mesafeden güvenli savaşma imkânı sunar. |
Büyü (Magic)
Bu sınıf en fazla yardımcı yeteneğe sahip bir sınıf. Büyücü olduğunuzda, can çalma ve duvarlardan saldırma gibi çeşitli yeteneklere sahip olabilir ve düşmanlarına etkili debuff’lar uygulayabilirsiniz. Tabii bu sınıfın en büyük dezavantajlarından biri savunmasız olması. Genellikle menzilli saldırılar yapabiliyorsunuz; menzilleri yakın dövüşten uzun, menzill sınıftan kısa bu arada onu belirteyim. Büyü sınıfında kullanılan silah çeşitleri ise bunlardır: Büyü tabancaları, büyü kitapları, değnekler/asa/rod. Bu sınıfta hasar vermek için mana kullanıyorsunuz; yani mana tükendiğinde birkaç saniye saldırı yapamazsınız. Tabii bu dezavantajı bazı yollarla kapatabiliyorsunuz. Mana kristalleri ve Arcane Modifier gibi eşyalarla mana kapasitesi artırılabilir veya Mana iksirleri ile anında geri kazanılabilirsiniz. Bir deMana Çiçeği (Mana Flower) ise otomatik regenerasyonu sağlıyor onu kullanırsanız anlık mana yenilenmesine sahip olursunuz. Bu sınıfı neden seçmelisiniz? Bu sınıf, zor düşmanlarla başa çıkmak ve çeşitli silahlarla ilginç stratejiler denemek için uygun bir sınıf. Yeni oyuncular, savunmasız olmaları nedeniyle zorlanabilir, ancak erken oyunda bile mana kolayca elde edilebildiği için büyü sınıfı öğrenilmesi kolay ve çok yönlü bir sınıf. |
Çağırma (Summon)
Bu sınıftakilere herhalde Çağırıcı deniyor, ben de öyle diyeceğim. Bu sınıfta hasarı kendiniz değil minyonlar aracılığıyla veriyorsunuz. Düşmanları çiftlemede veya görev yaparken oldukça iyidir. Whip yani kırbaç kategorisindeki silahları, çağrıları odaklamak ve minyonların hasarını artırmak için kullanabiliyorsunuz; ayrıca oyuncunun kendisi de hasar verebilir. Minyon olarak da bakarsak farklı minyonlar farklı durumlar için uygundur; bazıları isabetlidir, bazıları daha az, bazıları yere bağlıdır bazıları uçabilir. Oyunu keşfetdikçe ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Bu sınıfı neden seçmelisiniz? Çağırıcı sınıfının savunması çok düşüktür hocalarım; Stardust zırhı bile yalnızca 38 savunma verir. Bu amacınız, tüm saldırılardan kaçınırken minyonlar ve kırbaçlar ile hasar vermektir. Kırbaç kombinasyonlarıyla hız ve yüksek hasar elde edebilirsiniz. Zırhlar ise, hasar potansiyelini maksimuma çıkarmak için size gereklidir. Zırh giymediğiniz zaman minyonları zayıf kalıyor onu belirteyim, tabii bazıları nedeni bilinmez savunma için bunu tercih ediyorlar. Garip. |
Hardmode Kısmı
Oyunun bir noktasında (Cehennem’in derinliklerindeki o büyük savaşı kazandığınızda) dünya tamamen değişiyor ve "Hardmode" denilen yeni bir döneme girmiş oluyorsunuz. Bu, aslında oyunun bittiği yer değil değil, asıl zorluğun ve içeriğin başladığı yer.
Dünya bir anda çok daha tehlikeli yaratıklarla doluyor, yeni madenler ortaya çıkıyor ve haritanızın bir kısmına yayılmaya başlayan bir "bozulma" virüsüyle mücadele etmeniz gerekiyor. "Artık ustalaştım" dediğiniz anda yepyeni bir meydan okumayla karşılaşmış oluyorsunuz.
Oyunun Yaşayan Dünyası, Atmosfer ve Müzikler
Terraria’da sadece siz yaşamıyorsunuz. İnşa ettiğiniz evlere zamanla farklı yetenekleri olan karakterler (NPC) taşınıyor. Bir hemşire canınızı dolduruyor, bir silah satıcısı size mermi sağlıyor, bir büyücü ise yeni asalar satıyor. Bu karakterlerin her birinin sevdiği veya sevmediği ortamlar var; bu yüzden sadece bir "kutu ev" yapmak yerine, dünyanın farklı yerlerine küçük kasabalar kurmaya çalışın. Oyunda buna teşvik ediyor zaten.
Dünyanın her köşesi (yeraltı ormanları, buz zindanları, gökyüzü adaları veya o tekinsiz cehennem katı) kendine has bir atmosfere ve müziklere sahip. O pikselli grafiklerin arkasındaki renk paleti ve ışıklandırmalar, keşfettiğiniz her yeni biyomda size o dünyanın bir parçası olduğunuzu hissettirme konusunda çok başarılı.
Kişisel Yorumum: Neden Bu Kadar Özel?
Terraria, sabırlı olan ve merak duygusunu kaybetmeyen oyuncuları sonuna kadar ödüllendiren bir yapım olduğunu düşünüyorum.Oyunun başında "acaba bu ne işe yarıyor?" dediğiniz her şeyin, oyunun sonunda devasa bir amaca hizmet ettiğini görmek harika bir tatmin duygusu verdiğini söyleyebilirim.
Başlarda biraz karışık görünse de, o ilk büyük canavarı yendiğinizdeki başarı hissi sizi dünyanın sonuna kadar götürecek kadar güçlü.
Son düzenleme: