Tanrı'yı tartışmanın gereksizliği hakkında

Insan, hayatını başkaca insanların düzenlediği ve bu düzenleyenlerin kendince fikirlerden esinlendiği varlık. İnsan, kendince dünyasında kendi hükmü ile her şeyi inşa eden ve her şeyi kendince düzenleyen varlık. İnsan, dünyasında tüm oluşların sebebi sadece kendisi olan varlık. Neden başkaca bir sebep arar?

Çoğunun amacını ifşa etmeye gerek var mı? Varsa da belli zaten; hatasını yamamak ya da anlamlar üzerinde kendince oynayarak, kendini kurtarma çabası. İyi de madem ki her şey senin elinde, neden bir ilk amaç ararsın? Eğer bir ilk amaç varsa, bunun sonucu nasıl sadece sen olabilirsin?

Sorduğunu, düşündüğünü, anladığını sanan insanların birbirini yemekten sakınmadığı bir dünyada; her şeyin üzerinde, her bilgiye sahip olan bir varlığın sorgulanması gereksizdir. Birbirini yiyen insanlar vardır ve her şeyi bilenin insanlara, birbirinizi yiyebilirsiniz demeyeceği ve demediği de açıktır.

Tanrı vardır ya da yoktur, fakat anda hüküm insanındır.

Yorumlar

Evet maymunların bir kısmı biz insan olalım dediler. Bir kısmı gerek yok ben maymun olarak kalayım dedi. Sonra insan olmak isteyenler biz biraz şekil değiştirelim epey de akıllı olalım dediler. Başladılar değişmeye.
Şu cümlenle konu hakkında hiçbir fikrin olmadığını belirtmiş oldun. Daha insanların maymundan değil ortak atadan geldiğini bilmeyen birisiyle Evrimi tartışamam. Sen Allah bilir teorinin anlamını da bilmiyorsundur :D
Hiçbir şeyin yoktan varolmayacağını bilecek kadar zeka kırıntısı olan herkes herşeyin bir başlangıcı olduğunu ve onun bir yaratıcısının olması gerektiğini bilir.
Direkt hakaretlere başvurulmaya başlanmış. Devam et. 😂
 
Evet, yine belli kesimin bireylerinden birisi gelip konuyu uzatıyor. Düşününce trol gibi geliyor ama umarım öyledir.

İnsanın her şeye sebebiyet verenin de kendisi olduğunu, Dünya üzerine kendisini yalnız bıraktığını ve bugünlere savaşarak (gerek ilkel, gerek medeni bir şekilde) geldiğini artık reddeden, unutan insanlar olduğunu görmek ilginç geliyor.
 
Evet maymunların bir kısmı biz insan olalım dediler. Bir kısmı gerek yok ben maymun olarak kalayım dedi. Sonra insan olmak isteyenler biz biraz şekil değiştirelim epey de akıllı olalım dediler. Başladılar değişmeye.
Evet aynen böyle oldu. İtirazın mı var?
 
Bilimsel gerçeklikleri böyle kahve ağzı gibi tartışmaya gerek yok. Burda bir şeyi kanıtlayacak değilsiniz boşa sinir yapmaya da gerek yok. Kanıtlanmış veya kanıtlanmamış gerçekler var zaten. Tanrı'yı sorgulamaya gelirsek, tanrıyı sorgulamak felsefi ve sanatsal açıdan da çok şey katmıştır insana. Bir sonuca varması gerekmez. Sonucun bir şey katması da gerekmez. Sadece bu sorgulama süreci boyunca insanda gerçekleşen çıkarımlar ortaya tanrıdan bağımsız çok şey çıkartıyor.
 
Tanrı'yı sorgulamaya gelirsek, tanrıyı sorgulamak felsefi ve sanatsal açıdan da çok şey katmıştır insana.

Ne gibi mesela? Ya da Tanrı'nın sorgulanması, hakkında bir bilgi edinilemeyecek olan bir varlığın, bilginin üzerindeki varlığın, sorgulanması ne demek mesela? Sorgulanan gerçekten Tanrı mı? Yoksa insanın kısıtlı bilgisi ile sınırlarını belirlediği, Tanrı'dan uzak yorumlar mı? Bu karmaşa, insana ne katabilir?
 
Son düzenleme:
İslamın tek gerçek koruyucusu olan İslam Agacı platformunu takip etmenizi öneriyorum. Sapkın ve sapık düşüncelerdir bunlar (!)
 
Ne gibi mesela? Ya da Tanrı'nın sorgulanması, hakkında bir bilgi edinilemeyecek olan bir varlığın, bilginin üzerindeki varlığın, sorgulanması ne demek mesela? Sorgulanan gerçekten Tanrı mı? Yoksa insanın kısıtlı bilgisi ile sınırlarını belirlediği, Tanrı'dan uzak yorumlar mı? Bu karmaşa, insana ne katabilir?
Tanrı'ya ulaşma veya anlama konusunda hiçbir fayda sağlamaz ve bir şey katamaz dediğin gibi. Ancak insan yaratıcıyı anlama çabasıyla çıkılan yolda astronomiden felsefeye veyahut sanata birçok dalda istemeden de olsa ilerleme kaydedebilir ve sonucu tanrı ile alakalı bir yere çıkmayacak dahi olsa tanrıyı sorgulamak ve hatta sorgulanabilecek her şeyi sorgulamak o sorgulanan şeyden bambaşka konularla alakalı gelişmelerin meydana gelmesine sebep olabilir. Yola çıkılan amaç ile sonuç bağlantılı olmayabilir. Sorgulanan şey de ayrıca insanın kendi aklında kurduğu tanrı kavramı. Ayrıca evet, insanın sınırlı ve kısıtlı bilgisiyle aklında belirlediği tanrı kavramı sorgulanıyor. Bir yaratıcı varsa bile o yaratıcıyı değil, aklımızda olan yaratıcı kavramını sorguluyoruz. Sorgulamak derken de şundan bahsediyorum, evreni başlatan bir varlığın olup olmadığını bilmek uğruna astronomi bilgisinden tut da felsefeye kadar çok dalda yeni yorumlar yapmamız, yeni şeyler öğrenmemiz gerekiyor. Bunu sorgulamak da gelişmeyi tetikliyor elbette. Tanrı hakkında bilgi edinilemicek olduğu için bu sorgulama sürecinde yolda edinilen bilgiler bir anlam etmiyor değil.
 
Birçok tanrı kavramı var ayrıca, kimisinin sorguladığı şey kusursuz tanrı kavramı iken, kimisininki evreni ve bütün gerçekliği yaratan bir varlığın olup olmayabileceği. Bunları sorgularken de kimi zaman fizik konuşmak kimi zaman felsefe konuşmak gerekiyor. Kişinin kendisine de birçok şey katıyor bir şeyleri sorgulamak ve bu, sorgulanmasının anlamsız olduğunu düşündüğün tanrı kavramı için de geçerli. Şu anda biz bunu tartışırken tartışma kültürüne bile katkı sağlıyor tanrıyı sorgulamak. Ha başka bir kavramı sorgulasak yine bu gibi şeyler elde edemez miydik elde ederdik elbette. Ancak aklımızda oluşan farklı farklı kavramlar farklı farklı yerlere götürebileceğinden her zaman sorgulamanın anlamlı bir yönü olacaktır.
 
Ayrıca şunu söylemek istiyorum. Neden bu gibi kavramları sorguluyoruz gibi soruyorsan eğer ilk sorunu, merak. Tamamen saf merak. Acaba diye sormak insanın doğasında olan bir şey zaten. Merak insanın doğal bir özelliği. Düşünebilmenin getirdiği bir özellik. Hiçbir sonuca varmayacak ve gereksiz olduğunu bilsek bile merak etmek insanoğlunun bir özelliği ve bence en güzel özelliklerinden birisi.
 
Şu anda biz bunu tartışırken tartışma kültürüne bile katkı sağlıyor tanrıyı sorgulamak.

Sadece öyle olduğu zannediliyor. Hayata ya da davranışa tesir etmeyen herhangi bir tartışma, zaman kaybı ki bunca yıldır hâlâ insanın doğasından gelen dürtülerle başetmesinde bir ilerleme sağlamamış bunca tartışma ya da felsefi olarak buna zemin ya da dayanak bulanlar bile olmuş. Mekan değişmiş, zaman değişmiş ama sorunlar hâlâ aynı, insan hâlâ aynı. Sadece uzay hakkında biraz daha bilgili ve kullandığı kelimeler biraz daha afili.

Merak insanın doğal bir özelliği. Düşünebilmenin getirdiği bir özellik.

Tabii ki bunu da ana husustan ziyade yan yollarda heba etmemek için uğraşmak da düşüncenin getirmesi gereken bir özellik.
 
Elbette, zaten tanrıyı sorgulamak aşırı önemli bir durum dememiştim ben de. Dediğim şey sorguladığın her şeyin sen sorguladığın için sana ufak da olsa bir fayda sağlayabileceği. Yani bu konu üzerine elbette ki aşırı fazla sorgulama yapmak, üzerine çok çok uzun mesai harcamak bana kalırsa da mantıksız. Çünkü çok daha mantıklı konular var. Ancak bunu da sorgulamanın diğer her şeyi sorgulamak gibi bir zararı olduğunu düşünmüyorum. Aksine sorgulamanın ortaya çıkardığı birçok yararı olduğunu düşünüyorum.
 
Varlığı veya yokluğu kanıtlanamaz bir şey olduğu kanısındayım. Manevî bir olay nihayetinde. Gönülden gelir veya gelmez. Dolayısıyla bence de tartışılması gereksiz bir durum.
 
Ortak atayı kim yaratmış devam edelim.

Hocam evrim bir gerçektir, Tanrı'nın varlığından bahsetmişsiniz ve elçilerden bahsetmişsiniz.
Fakat bu evrimin bir dokunuş olmadan gerçekleşmesinin imkânı yoktur. Her şey tesadüf olamaz.
Kendim elhamdülillah Müslüman olduğumdan size bir örnek vermek isterim.
O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?
{Enbiyâ:30}

Evrim sadece maymun ile değildir, tüm canlıların ortak atadan geldiğini söyler. Daha fazla araştırmanızı öneririm.
 
"Evrensel Ahlak"
''Evrensel Ahlak'' diye bir şey yoktur. Evrensel ahlak diye belirlediğin sınırların evrensel olduğunu ve evrensel olarak kalacağının garantisi nedir? Kaldı ki evrensel ahlak başlığı altında çekilen sınırlar yine dini ve kültürel zeminlerden geliyor. ''Doğru'' ve ''Yanlış'' kavramları büyük oranda tanrı inancının oluşturduğu kavramlar. Bunun aksini iddia etmeden yürürsek daha gerçekçi ilerleriz.
 
''Evrensel Ahlak'' diye bir şey yoktur. Evrensel ahlak diye belirlediğin sınırların evrensel olduğunu ve evrensel olarak kalacağının garantisi nedir? Kaldı ki evrensel ahlak başlığı altında çekilen sınırlar yine dini ve kültürel zeminlerden geliyor. ''Doğru'' ve ''Yanlış'' kavramları büyük oranda tanrı inancının oluşturduğu kavramlar. Bunun aksini iddia etmeden yürürsek daha gerçekçi ilerleriz.
Otobüsteyim. Öğlene doğru hatırlatırsanız tartışmaya devam edebiliriz hocam. Su an müsait değilim.
 
@553974 Aklın sıra her bir cevapta insanların düşünce şekliyle dalga geçiyorsun, üstten bakan ama içi boş olan hayatı çözmüş kendinden emin tavırların çok komik.
"Hiçbir şeyin yoktan varolmayacağını bilecek kadar zeka kırıntısı olan herkes..." her bir cümlende bir tutam saçmalık daha ortaya çıkıyor, tonla bilim adamı ağlıyor şu an, niye öyle diyorsun? 😂
 
Son düzenleme:

Blog girdisi detayları

Ekleyen
Andar Han
Okuma süresi
1 dakika okuma
Görüntüleme
2.514
Yorumlar
45
Son güncelleme
Değerlendirme
5,00 yıldız 1 değerlendirme

Hayat kategorisindeki diğer girdiler

Andar Han adlı kullanıcının diğer girdileri

  • Rüya
    Rüyalar içinde kabuslar, Kabuslarla sarılmış rüyalar Karanlık bulaşmış her birine Aydınlığın...
  • Aslın ziyanı
    Kazanmak ya da kaybetmekten ziyade Anlamak veya değer bilmektir, aslolan Kendinin farklı...
  • Bence
    Benim en fazla bildiğim, bendir. Kudretimin tesirini hissedebileceğim Lakin sözümü...
  • Korku
    Korkuyorum, Korkumun sebebi; Çekeceği acıları anlamlandıramayacak olan sevdiklerim Sevmediklerim...
  • Bilgi türleri hakkında
    Bilginin sınıflandırılması, birbirinden ayrılması; düşünsel devinimin bir parçasıdır. Suyun...

Bu girdiyi paylaş

Geri
Yukarı