Lian_992
Centipat
- Katılım
- 7 Eylül 2024
- Mesajlar
- 960
- Makaleler
- 2
- Çözümler
- 4
Daha fazla
- Cinsiyet
- Erkek
- Meslek
- Yazılımcı
Arkadaşlar, herkese selamlar. Başımdan geçen bu büyük musibeti sizlerle paylaşmak istedim. Dün gece en yakın arkadaşımla birlikte Honda Civic FD6 aracımla ilerliyordum. Yurda geç kalıyorduk ve hızımız da çok düşük değildi. Bomboş ve dümdüz bir yoldu; tek şeritli bir yol olduğu için ve saatin geç olmasından dolayı yaklaşık 120 km/s hızla gidiyordum.
Viraja girdikten sonra bir anda sağ arka lastiğimin büyük ihtimalle yarıldığını fark ettim, çünkü yarılma sesi duydum. Araba 360° dönmeye başladı. Tam o sırada bir taksi geliyordu ve içinde çocukları gördüm. Saniyelik bir karar vererek direksiyonu sağa kırdım. Sağa kırdığımda ise polis çevirmesi olduğunu fark ettim. Polise çarpmamak için bu sefer direksiyonu tekrar sola kırdım ve uzun bir drift yaparak el frenini çektim. Amacım direğe çarparak durmaktı; ancak direğe değil, kaldırıma çarptım. Havada iki takla atarak yere çakıldık.
Görsellerini de buraya eklerim. Şaşırtıcı bir şekilde, arabadan burnumuz bile kanamadan çıktık. Arabanın tavanı ve direğinde en ufak bir hasar bile yok; yalnızca tavanda iki küçük göçük oluştu. Sağ ve sol camlardaki hava yastıkları açılmamış olsaydı, araç ağır hasar bile almayacaktı, kontrol ettirdik. Bu kadar sağlam bir araç olacağını hiç düşünmezdim. Bundan sonraki tüm araç sürüş, kullanım ve satın alma süreçlerimde tamamen Japon arabalarından yana olacağım gibi görünüyor.
Durumu hemen ailemle paylaştım. Ailem sağ olsun, okuduğum üniversite memleketime yakın olduğu için hemen geldiler, arabamı çekiciyle aldılar ve tamir için Diyarbakır'a götürdüler. Şu an neden bilmiyorum, ama içimde psikolojik bir isteksizlik var; bir daha araba sürmek istemiyorum, hatta “araba” kelimesini bile duymak istemiyorum. Aranızda benim gibi büyük bir kaza geçiren ve aynı duyguları hisseden bir hocam var mı? Gerçekten kendimi çok farklı hissediyorum.
Viraja girdikten sonra bir anda sağ arka lastiğimin büyük ihtimalle yarıldığını fark ettim, çünkü yarılma sesi duydum. Araba 360° dönmeye başladı. Tam o sırada bir taksi geliyordu ve içinde çocukları gördüm. Saniyelik bir karar vererek direksiyonu sağa kırdım. Sağa kırdığımda ise polis çevirmesi olduğunu fark ettim. Polise çarpmamak için bu sefer direksiyonu tekrar sola kırdım ve uzun bir drift yaparak el frenini çektim. Amacım direğe çarparak durmaktı; ancak direğe değil, kaldırıma çarptım. Havada iki takla atarak yere çakıldık.
Görsellerini de buraya eklerim. Şaşırtıcı bir şekilde, arabadan burnumuz bile kanamadan çıktık. Arabanın tavanı ve direğinde en ufak bir hasar bile yok; yalnızca tavanda iki küçük göçük oluştu. Sağ ve sol camlardaki hava yastıkları açılmamış olsaydı, araç ağır hasar bile almayacaktı, kontrol ettirdik. Bu kadar sağlam bir araç olacağını hiç düşünmezdim. Bundan sonraki tüm araç sürüş, kullanım ve satın alma süreçlerimde tamamen Japon arabalarından yana olacağım gibi görünüyor.
Durumu hemen ailemle paylaştım. Ailem sağ olsun, okuduğum üniversite memleketime yakın olduğu için hemen geldiler, arabamı çekiciyle aldılar ve tamir için Diyarbakır'a götürdüler. Şu an neden bilmiyorum, ama içimde psikolojik bir isteksizlik var; bir daha araba sürmek istemiyorum, hatta “araba” kelimesini bile duymak istemiyorum. Aranızda benim gibi büyük bir kaza geçiren ve aynı duyguları hisseden bir hocam var mı? Gerçekten kendimi çok farklı hissediyorum.