İnceleme Chrono Trigger İncelemesi

1772372967364.png

Bugün efsanevi Chrono Trigger oyunu inceleyeceğiz hocalarım. İncelememize hızla başlayalım.

Bu inceleme Technopat Sosyal'in ilk Chrono Trigger incelemesi olacak, o yüzden güzel dileklerinizi bekliyorum.



Öncelikle Oyunu Tanıyalım: Kimin Nesidir bu Chrono Trigger?

Chrono Trigger, sadece 16-bit döneminin bir zirvesi değil; video oyun tarihinde büyük etkisi olan yapımlardan biridir hocalarım. 1995 yılında piyasaya çıktığında, JRPG türünü sadece değiştirmekle kalmadı, onu adeta yeniden tanımladı. Bugün bile modern oyun tasarımcılarının "tempo" (pacing) ve "karakter gelişimi" derslerinde örnek verilen bir oyundur kendisi.

Oyunu azıcık da olsa tanıdığımıza göre spoiler’a girmeden ilmek ilmek inceleyelim.


Oyun Tarihinin ilk Avengers'ı: Ekipteki İsimler

1772373272609.png

Final Fantasy’nin yaratıcısı Hironobu Sakaguchi.
1772373436681.png

Dragon Quest’in geliştiricisi Yuji Horii.
1772373644623.png

Dragon Ball’un çizeri Akira Toriyama.
İncelemeye başlarken bu oyunun mutfağından bahsetmemek olmaz. Final Fantasy’nin yaratıcısı Hironobu Sakaguchi, Dragon Quest’in yaratıcısı Yuji Horii ve Dragon Ball’un çizeri efsanevi Akira Toriyama bir araya gelmiş. Bu ekip, başlıkta da yazdığm gibi oyun dünyasının "Avengers"ı gibi bir şey.

Bu devlerin bir araya gelmesi genelde egoların savaşına döner, fikir ayrılıkları olur gelişme sürecinde vs. Ama Chrono Trigger’da tam tersi oldu ki her biri kendi uzmanlığını diğerine öyle bir yedirmiş ki, oyunun her karesinde o yetkinlikleri daha bir parlıyor. Toriyama’nın karakter tasarımları dile geliyor, Horii’nin mizahı oyunun dünyasını parlatıyor ve Sakaguchi’nin dramatik anlatımı hikayeyi üst bir boyuta taşıyor.

Oyunun Ana Teması olan Zaman Yolculuğu

1772374078979.png
1772374150954.png

Zaman yolculuğu teması genellikle hikayelerde boşluklar (plot holes) yaratır. Ancak Chrono Trigger, zamanı sadece bir "mekân" olarak değil, bir neden-sonuç ilişkisi olarak kullanıyor.

Prehistorik dönemden (M.Ö. 65.000.000) tutun da, distopik bir geleceğe (M.S. 2300) kadar her çağın kendine has bir ruhu, paleti ve hikâyesi var hocalarım.

Ve evet bu oyunda kelebek etkisi de var. Geçmişte yaptığınız küçük bir iyiliğin veya bir sandığı açıp açmamanızın yüzyıllar sonra nasıl bir sonuca yol açtığını görmek, sizin o dünyanın bir parçası olduğunu hissettiren bir unsur olmuş. Bu kısım, sadece bir haritada gezmek değil; tarihin akışına müdahale etmek demek.

ATB 2.0 ve "Tech" Sistemi

1772374245254.png
1772374335773.png
1772374437686.png
1772374455064.png


JRPG’lerin o dönemki en büyük hantallığı, rastgele düşman karşılaşmaları ve o karşılaşmalarda ayrı bir dövüş ekranına geçiş yapılmasıydı. Chrono Trigger bunu 1995’te bozdu ve oyun dünyasını değiştirecek yeni bir teknik ekledi. Düşmanları haritada görüyorsunuz ve dövüş, olduğunuz yerde başlıyor. Bu, oyunun o inanılmaz akıcılığını asla bozmuyor. Bu sistemi kullanan en yakın tarihte kullanmış oyuna örnek olarak Clair Obscur: Expedition 33 diyebiliriz.

1772374731131.png
1772374814733.png
Sadece karakterlerin bireysel yetenekleri değil, "Dual Tech" ve "Triple Tech" dediğimiz ikili ve üçlü kombolar da oyunda büyük yer ayırıyor kendine. Crono’nun (kendisi oyunun ana karakteri) kılıcıyla Frog’un (oyundaki karakterlerden biri dahasını söylemeyeyim) su büyüsünü birleştirip devasa bir su hortumu yaratmak gibi hareketleri aynı zamanda stratejik bir derinlik katıyor oyunu. Kimin kiminle yan yana durduğu, kimin ne zaman hamle yapacağını bir satranç maçı kadar hassas şekilde ayarlamanız lazım.

Karakterler ve Derinlikleri

Chrono Trigger’ın en büyük başarısı, 16-bitlik o küçük figürlerin içine devasa ruhlar sığdırabilmiş olması. Crono, sessiz bir kahraman olmasına rağmen aslında sizin o dünyadaki yansımanız; ancak asıl hikaye, onun çevresinde toplanan o "yabancılaşmış" o yoldaşlarda gizli. Karakterlerin her biri, sadece farklı güçlere sahip birer savaşçı değil, aslında kendi zaman dilimlerine sığamamış, ait olduğu bir yer arayan birer yoldaş.

Karakterler arasındaki bağlar o kadar organik ki, bir süre sonra onların dertleri sizin dertleriniz, neşeleri ise sizin başarınız haline geldiğini hissedebiliyorsunuz. Aralarındaki o sessiz bakışmalar veya kısa ama öz diyaloglar, sayfalarca süren metinlerin yerine geçmesi muazzam bir şey.

Onları "kahraman" yapan şey canavarları öldürmeleri değil, kendi korkularıyla ve geçmişlerinin ağırlığıyla yüzleşme cesaretleri aslında.

Başyapıt Saydığım Kısım Olan Müzikler

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.
Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


İncelemeyi okurken arkada Corridors of Time veya 600 AD çaldığını hayal edin. Hatta yukarıya ikisini de bırakayım, öyle okuyun incelemeyi. Yasunori Mitsuda, bu oyunun müziklerini yaparken o kadar çok çalışmış ki midesinden rahatsızlanıp hastaneye kaldırılmış (kalan parçaları Nobuo Uematsu tamamlamış). O adanmışlık her notada hissediliyor.

Müzikler sadece bölümlere eşlik etmiyor, o atmosferin duygusunu iliklerinize işliyor. Gelecekteki o rüzgar sesli melankoli ile antik çağın büyülü tınıları arasındaki fark, gerçekten şaşılacak bir detay. Bu saydığım soundtrackler, oyun dünyasının gelmiş geçmiş en iyi birkaç albümünden biridir; kişisel olarak tartışmaya kapalı.


Bir Geliştirici Gözüyle Bakalım, Neden Hala En İyisi?

Bugün devasa bütçeli oyunlar 100 saatlik içerik vaat edip bunun 80 saatini "angarya" görevlerle doldururken, Chrono Trigger yaklaşık 25-30 saatlik saf, damıtılmış bir macera sunuyor. Tek bir saniyesi bile boşa harcanmamış.

Çoklu son sistemi (Bu arada New Game+ özelliğini literatüre sokan oyundur), oyunun tekrar oynanabilirliğini sonsuza taşıyor. Her bir son, hikayenin farklı bir yönünü aydınlatıyor veya o meşhur mizah anlayışıyla sizi güldürebilecek bir yapım. Tasarım açısından bakıldığında, "daha fazla içerik" yerine "daha anlamlı içerik" felsefesinin dünyadaki en iyi örneğidir diye de kendi düşüncemi eklemiş olayım.

Kişisel Yorumum

Chrono Trigger, nostaljinin ötesinde bir yapım. Bugün ilk kez açıp oynasanız bile o grafiklerin samimiyeti, hikayenin temposu ve dövüş sisteminin zekası sizi içine çekecektir. Bu oyun, aslında kaderi değiştirmenin, arkadaşlığın ve fedakarlığın ne demek olduğunu piksellerle anlatan bir şiir gibi düşünsek yanlış olmaz aslında.

Eğer bu zamana kadar "eski oyun" diyerek mesafeli durduysanız, kendinize bir iyilik yapın ve oyuna az da olsa bakın. Çünkü bazı hikayeler zamanın dışındadır.
 
Son düzenleme:
Ya kardeşim bu ne biçim oyun aynı ATARİ oyunu gibi (!)

Bu arada güzel inceleme olmuş. Severek oynanacak bir oyun daha listeye eklenmiş oldu. Böyle oyunlar, grafik gibi faktörlere abanmadığı için oynanış ve hikayesi açısından harika olabiliyor ve bizleri ara sahnelerle de yormuyorlar. :)

Eğlenmek için bile oynanır.
 
Ya kardeşim bu ne biçim oyun aynı ATARİ oyunu gibi (!)

Bu arada güzel inceleme olmuş. Severek oynanacak bir oyun daha listeye eklenmiş oldu. Böyle oyunlar, grafik gibi faktörlere abanmadığı için oynanış ve hikayesi açısından harika olabiliyor ve bizleri ara sahnelerle de yormuyorlar. :)

Eğlenmek için bile oynanır.
Kesinlikle öyle hocam 😊. Bu arada forumun ilk Chrono Trigger incelemesi oldu, bir "hayırlı olsun" alırım 🥳🥳.
 
Bugün efsanevi chrono trigger oyunu inceleyeceğiz hocalarım. İncelememize hızla başlayalım.

bu inceleme Technopat Sosyal'in ilk chrono trigger incelemesi olacak, o yüzden güzel dileklerinizi bekliyorum.



öncelikle oyunu tanıyalım: Kimin nesidir bu chrono trigger?

chrono trigger, sadece 16-bit döneminin bir zirvesi değil; video oyun tarihinde büyük etkisi olan yapımlardan biridir hocalarım. 1995 yılında piyasaya çıktığında, j-RPG türünü sadece değiştirmekle kalmadı, onu adeta yeniden tanımladı. Bugün bile modern oyun tasarımcılarının "tempo" (pacing) ve "karakter gelişimi" derslerinde örnek verilen bir oyundur kendisi.

Oyunu azıcık da olsa tanıdığımıza göre Spoiler'a girmeden ilmek ilmek inceleyelim.


oyun tarihinin ilk Avengers'ı: Ekipteki isimler

Eki Görüntüle 2668587
Final Fantasy’nin yaratıcısı Hironobu Sakaguchi.
Eki Görüntüle 2668592
Dragon Quest’in geliştiricisi Yuji Horii.
Eki Görüntüle 2668595
Dragon Ball’un çizeri Akira Toriyama.
İncelemeye başlarken bu oyunun mutfağından bahsetmemek olmaz. Final Fantasy'nin yaratıcısı hironobu sakaguchi, Dragon Quest'in yaratıcısı yuji horii ve Dragon Ball'un çizeri efsanevi akira toriyama bir araya gelmiş. Bu ekip, başlıkta da yazdığm gibi oyun dünyasının "Avengers"ı gibi bir şey.

Bu devlerin bir araya gelmesi genelde egoların savaşına döner, fikir ayrılıkları olur gelişme sürecinde vs. ama chrono trigger'da tam tersi oldu ki her biri kendi uzmanlığını diğerine öyle bir yedirmiş ki, oyunun her karesinde o yetkinlikleri daha bir parlıyor. Toriyama'nın karakter tasarımları dile geliyor, Horii'nin mizahı oyunun dünyasını parlatıyor ve Sakaguchi'nin dramatik anlatımı hikayeyi üst bir boyuta taşıyor.

oyunun ana teması olan zaman yolculuğu


Zaman yolculuğu teması genellikle hikayelerde boşluklar (plot holes) yaratır. Ancak chrono trigger, zamanı sadece bir "mekân" olarak değil, bir neden-sonuç ilişkisi olarak kullanıyor.

Prehistorik dönemden (M.Ö. 65.000.000) tutun da, distopik bir geleceğe (m. S. 2300) kadar her çağın kendine has bir ruhu, paleti ve hikâyesi var hocalarım.

ve evet bu oyunda kelebek etkisi de var. geçmişte yaptığınız küçük bir iyiliğin veya bir sandığı açıp açmamanızın yüzyıllar sonra nasıl bir sonuca yol açtığını görmek, sizin o dünyanın bir parçası olduğunu hissettiren bir unsur olmuş. Bu kısım, sadece bir haritada gezmek değil; tarihin akışına müdahale etmek demek.

atb 2.0 ve "tech" sistemi


J-RPG'lerin o dönemki en büyük hantallığı, rastgele düşman karşılaşmaları ve o karşılaşmalarda ayrı bir dövüş ekranına geçiş yapılmasıydı. chrono trigger bunu 1995'te bozdu ve oyun dünyasını değiştirecek yeni bir teknik ekledi. Düşmanları haritada görüyorsunuz ve dövüş, olduğunuz yerde başlıyor. Bu, oyunun o inanılmaz akıcılığını asla bozmuyor. Bu sistemi kullanan en yakın tarihte kullanmış oyuna örnek olarak clair obscur: Expedition 33 diyebiliriz.

Sadece karakterlerin bireysel yetenekleri değil, "Dual tech" ve "triple tech" dediğimiz ikili ve üçlü kombolar da oyunda büyük yer ayırıyor kendine. Crono'nun (kendisi oyunun ana karakteri) kılıcıyla Frog'un (oyundaki karakterlerden biri dahasını söylemeyeyim) su büyüsünü birleştirip devasa bir su hortumu yaratmak gibi hareketleri aynı zamanda stratejik bir derinlik katıyor oyunu. Kimin kiminle yan yana durduğu, kimin ne zaman hamle yapacağını bir satranç maçı kadar hassas şekilde ayarlamanız lazım.

karakterler ve derinlikleri

chrono trigger'ın en büyük başarısı, 16-bitlik o küçük figürlerin içine devasa ruhlar sığdırabilmiş olması. Crono, sessiz bir kahraman olmasına rağmen aslında sizin o dünyadaki yansımanız; ancak asıl hikaye, onun çevresinde toplanan o "yabancılaşmış" o yoldaşlarda gizli. Karakterlerin her biri, sadece farklı güçlere sahip birer savaşçı değil, aslında kendi zaman dilimlerine sığamamış, ait olduğu bir yer arayan birer yoldaş.

Karakterler arasındaki bağlar o kadar organik ki, bir süre sonra onların dertleri sizin dertleriniz, neşeleri ise sizin başarınız haline geldiğini hissedebiliyorsunuz. Aralarındaki o sessiz bakışmalar veya kısa ama öz diyaloglar, sayfalarca süren metinlerin yerine geçmesi muazzam bir şey.

Onları "kahraman" yapan şey canavarları öldürmeleri değil, kendi korkularıyla ve geçmişlerinin ağırlığıyla yüzleşme cesaretleri aslında.

başyapıt saydığım kısım olan müzikler

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.
Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


İncelemeyi okurken arkada corridors of time veya 600 ad çaldığını hayal edin. Hatta yukarıya ikisini de bırakayım, öyle okuyun incelemeyi. yasunori mitsuda, bu oyunun müziklerini yaparken o kadar çok çalışmış ki midesinden rahatsızlanıp hastaneye kaldırılmış (kalan parçaları nobuo uematsu tamamlamış). O adanmışlık her notada hissediliyor.

Müzikler sadece bölümlere eşlik etmiyor, o atmosferin duygusunu iliklerinize işliyor. Gelecekteki o rüzgar sesli melankoli ile antik çağın büyülü tınıları arasındaki fark, gerçekten şaşılacak bir detay. Bu saydığım soundtrackler, oyun dünyasının gelmiş geçmiş en iyi birkaç albümünden biridir; kişisel olarak tartışmaya kapalı.

bir geliştirici gözüyle bakalım, neden hala en iyisi?

Bugün devasa bütçeli oyunlar 100 saatlik içerik vaat edip bunun 80 saatini "angarya" görevlerle doldururken, chrono trigger yaklaşık 25-30 saatlik saf, damıtılmış bir macera sunuyor. Tek bir saniyesi bile boşa harcanmamış.

Çoklu son sistemi (bu arada New GAME+ özelliğini literatüre sokan oyundur), oyunun tekrar oynanabilirliğini sonsuza taşıyor. Her bir son, hikayenin farklı bir yönünü aydınlatıyor veya o meşhur mizah anlayışıyla sizi güldürebilecek bir yapım. Tasarım açısından bakıldığında, "daha fazla içerik" yerine "daha anlamlı içerik" felsefesinin dünyadaki en iyi örneğidir diye de kendi düşüncemi eklemiş olayım.

kişisel yorumum

chrono trigger, nostaljinin ötesinde bir yapım. Bugün ilk kez açıp oynasanız bile o grafiklerin samimiyeti, hikayenin temposu ve dövüş sisteminin zekası sizi içine çekecektir. Bu oyun, aslında kaderi değiştirmenin, arkadaşlığın ve fedakarlığın ne demek olduğunu piksellerle anlatan bir şiir gibi düşünsek yanlış olmaz aslında.

Eğer bu zamana kadar "eski oyun" diyerek mesafeli durduysanız, kendinize bir iyilik yapın ve oyuna az da olsa bakın. Çünkü bazı hikayeler zamanın dışındadır.


Hayırlı olsun. Emeğinize sağlık hocam çok güzel ve detaylı bir inceleme olmuş.👏👏😍
 
Güzel inceleme ellerine sağlık. Bu tarz oyunlara çok ısınamıyorum fakat incelemelerini okumaya devam edip şans vermeyi düşünebilirim.
 
Güzel incelleme ellerine sağlık. Bu tarz oyunlara çok ısınamıyorum fakat incelemelerini okuyamaya devam edip şans vermeyi düşünebilirim.
Teşekkür ederim hocam, şahsen çok sevinirim oynamayı denerseniz 🙂.
Süper inceleme olmuş hocam ellerine sağlık.
Teşekkür ederim hocam 🥰. Keyifli okumalar ve oyunlar dilerim.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı