Çocukluk travmalarınız

Ben küçükken annem aşağı indiğinde 1 saate gelirim deyip yaklaşık 1.5 saat gelmemişti. Evden dışarı çıkıp evin anahtarını evde unuttum. Eve geri giremedim, dışarıda dururken de annem gelmedi diye çok bağırmıştım. Evde tek başıma kalamıyordum geçen seneye kadar.
 
Şiddet bağımlısı olduğumdan (lütfen linçlemeyin).4. sınıfta iken, bir gün 3. sınıflardan bir şube bizi rahatsız etmeye başladı. 5-6 kişi falan yani. Arkadaşımla gezerken sürekli arkadan önümüze gelene bir tekme falan dediler yapmayın dedim. Diklendi vurmaya çalıştı birisi, ani refleksle biraz olsun kurtuldum. Sonra çocuğu sinirden ve ne hikmetse müdür odasının bulundu katta çocuğu almıştım aşağıya diğerleri kaçtı zaten. Dövdüm, vurdum hatta çocuğun üstüne oturup çocuğun kafasını sürekli zemine vurdurttum. Sonra nöbetci hoca geldi müdüre gittik falan. Olay (travmam) mudürün okula polis çağırcağım demesiyle patladı. Bir içime kapandım ki, çocukta tomografiye gitmiş onunda haberini aldım, dedim artık hayatım ıslah evlerinde geçecek. Stres, travma, derken hiçbir şey olmadı. Ne bir polis ne de çocuğun kafasında hasar.
 
İlkokul hocam herkes beden dersindeyken bana sırf solak olupta yazı yazamadığım için ceza vermişti ama sağ olsun bir iki kişi yanımda durmuştu. Yeni öğretmenimiz sürpriz yapıp hocayı çağırmıştı kadın beni tanımamıştı bende onunla vedalaşmadan yukarı çıkmıştım. Ayrıca daha söylemiyeceğim çokca şey...

Bedende yazı mı yazdın?
 
Ana sınıfına başlarken ailem servise vermişti. Bende çizgi filmlerden gördüğüm meşhur amerikanların sarı otobüslerinden gelmesini bekliyordum. Eski model Renault görünce hayallerim yıkılmıştı.
 
13 yaşıma kadar sinir hastası bir anne ve gamsız bir babayla büyüdüm ben 7 yaşındayken annem bir kez intihara kalkıştı küçükken arkadaşlarımın bana hediye aldığı oyuncakları bile hep çöpe atardı ben hiç ses çıkarmasam bile oyuncaklar ses çıkarıyor diye odamı toplamadım diye ya da okuldan şikayet geldi diye hep mutfak bıçağıyla beni kovalayıp boğazıma zorla bıçak dayıyordu bu haftada en az 1 kere oluyordu ben 12 yaşımdayken yine beni odama çöp attım diye ekmek bıçağıyla kovalarken bıçak bacağımı kesti bacağımdan kopan et parçasını derimin sarkmasını falan hala hatırlıyorum 17 yaşıma geldim oradaki iz hala geçmedi yakın arkadaşlarıma anlattığımda onların bana garip bakışlarını da hatırlıyorum ben 13 yaşındayken kaşıntı sebebiyle doktordan randevu aldı o da psikiyatriste yönlendirdi öyle anladı sinir hastası olduğunu ve ilaçlara başladı.
 
Çok travma var; çoğunu anlatsam, benim için sıradanlaşmış olsa bile birçok insana ağır gelir. Bunların büyük bir kısmını zamanla halı altına süpürmeyi başardım. Ama bir tanesi var ki -muhtemelen çoğu insana göre çok basit ve etkisinden çabucak çıkılabilecek bir olay- hâlâ yerli yerinde duruyor. 2015–16 EuroLeague finalindeki CSKA Moskova–Fenerbahçe maçı. Takımın 20 sayıdan geri dönüp ardından akıl almaz bir şekilde 101–96 kaybettiği maç, yaşadığım en fena travmalardan biri. Diğer her şeyi bir şekilde sindirebildim ama bu maçı hâlâ açıp izleyemiyorum. Sokakta canlı canlı silahlı çatışmalar falan da gördüm ama bu benim için çok farklı bir travma. Yani muhtemelen çoğu insanın en fazla birkaç saatte etkisinden çıkacağı olayı ben hala atlatamadım. 2 tane kedimin ölümü vesaire hepsi çok kötü ve üzücü olaylar ama bu olaylar yaşandığında nispeten daha aklı başında durumdaydım, mantıklı düşünüp hayatta bunun da olduğu gerçeğiyle yüzleşebiliyor durumdaydım yani. Ama maçı çocuk aklımla kafamda o kadar tuttum ki hala izleyemiyorum maçı. Babamın sinirden hakeme söyledikleri, benim ağlamam falan hala aklımda. Çocuk aklı işte. Muhtemelen hayatta hak edenin her zaman kazanamadığını fark ettiğim ilk an olduğu için bu kadar etki yarattı.
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı