Evimi çok özlüyorum

356463

Kilopat
Katılım
27 Temmuz 2020
Mesajlar
4.428
Makaleler
7
Çözümler
40
İlk önce benim için evimden bahsedeyim. Evim diye bahsettiğim yer taşınmadan önceki oturduğum ilçe. Evim o kadar güzel ve her şeye yakın bir yerdedir ki... 200 metre ileri yürürsün metro var yanında havaıst durağı var. 200 metre geriye yürürsün mükemmel bir vadi var, otobüse atlarsın 10 dakikada 2 farklı kocaman AVM, 20 dakikada her şeyi bulabileceğin sanayi, mobilya siteleri. İnsanı çok temizdir genel anlamda kötü insan yoktur. Doğduğumdan beridir orada yaşıyordum. Bilmediğim mahalle, sokak, bina, mağaza yoktu. Mükemmel bir okul bölgesindeydi evim. Adımbaşı mükemmel devlet okulları, beğenmedin özel okullar. İnsanları desen mükemmel. Çoğu kişiyi tanırım. Hepsi mükemmel insanlardı. Gerçekten mükemmeldi. Orayı gerçekten çok seviyorum. Her ne kadar tüm akrabalarımıza göre 50-60km uzak olsa bile gerçekten mükemmeldi. Ama bazı şeyler kötü gitmeye başladı. Bir ebeveynimin çalıştığı yerde gerçekten büyük sorunlar yaşanmaya başladı. Bu sorunlar o kadar büyüdü ki artık aile içine sekmeye başlamıştı. Yaza gelmiştik. LGS süreci bitmişti, kaydırma sonucu gerçekten benim için düşük bir puan almıştım. Bir sabah uyandığımda ebeveynim için çok güzel bir haber almıştım. Sonunda Anadolu yakasında olan iş yerine kabul edilmişti. Çok sevinmişti. Ben sadece onun mutluluğu yüzünden sevinmiştim. Aradan birkaç gün geçti. Ebeveynim sordu bana, taşınmak ister misin diye. Bende açıkçası kendi mutluluğumu önemseyen biri değilimdir. Onlar mutlu olsun, bende mutlu olurum kafasındaydım. Bir anlık karar ile gerçekten inanarak evet dedim. Aradan 2 ay gibi bir süreç geçti. Avrupa yakasında evim olan yerden Anadolu yakasında Çekmeköy tarafında taşındık. Başlarda her şey güzeldi(?). Yeni bir okul, yeni arkadaşlar(?) yeni bir şehir ile karşı karşıya kalmıştım. Gideceğim okul tercihlerimde listenin en son sırasında, atanamazsam buraya düşerim en kötü dediğim bir okuldu. Okul başladı, haftalar geçti. Çevremde hiçbir arkadaşım yoktu. Olanlar beni kötüye sürükleyecek insanlardı. Gerçekten çok yorulmuştum. Evim dediğim yerde arkadaşlarım, çevrem ve en önemlisi olan bir kişiyi bırakıp gitmiştim. Her ne kadar bazen gidip ziyaret etsem de olmuyordu. Kurtulamıyordum bu oturduğum yerden. İnsanları, çevresi, sokakları, kısacası her şeyi kötüydü, en azından benim için. Buraya, şu an oturduğum yere taşınmak bana hep şanssızlıklar getirdi. Gerçekten hayatımda yaşamadığım kötü olaylar yaşadım. Şimdi diyeceksiniz daha yaşın kaç senin de bu kadar kötü olay yaşadın? Gerçek anlamda 30-40 yaşını geçmiş insanların bile yaşamadığı fiziksel ve psikolojik olaylar yaşadım. Okulumda ders ortalarında sinir krizleri, içime kapanıklığım hepsi o kadar dardı ki beni. Ben evime dönmek istiyorum. Ailemle konuştum bu konuyu. Çok sert bir şekilde reddetiler. Şu an bu yazıyı yazarken bile elim titriyor, boğulmuş gibi hissediyorum, hüngür hüngür ağlıyorum.
Psikolog falan diyebilirsiniz. Gittim ancak hiçbir etkisi yok. Psikolog kendisi bile aileme söyledi. Benim elimden hiçbir şey gelmiyor diye.

Lütfen bana yardımcı olun, bir akıl verin. Çünkü ben her gün gittikçe artan sinir krizlerine, dikkat dağınıklığına, hayattan zevk alamamaya dayanamıyorum.

Ve ayrıca, lütfen dalga geçmeyin.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Hocam aslında yenilik iyidir. Yeni evinize alışmaya çalışın, ayrıca neden başka bir eve taşınmanız size neden şansızlık getirsin? Okul konusuna diyecek bir şeyim yok, kötü insanlar ile takılmaman en iyisi.
 
Gerçekten yazdığın metine göre ben bile evini özledim.

Neyse şimdi gelelim senin sorununa. Şu an diyorsun ki her şey çok kötü gidiyor vs. sana bir şey diyeyim mi seni çok güzel anlıyorum ama elden bir şey gelmiyor. Herkes zamanla geçer diyor hatta her haltı dine bağlayanlar dua et geçer diyor. Anladığım kadarı ile şu an liseye gidiyorsun ve arkadaş çevren ve ortamın kötü. Benim sana tavsiyem okulunu iyi bir şekilde bitirmeye bak. Tabii bununla da kalma ve bir spor aktivitesi ile uğraş bu takımlı bir spor olursa daha iyi olur çünkü en azından oradan biraz arkadaş edinebilirsin. He ben spor yapamam falan diyorsan o zaman kendine biraz daha zaman ayır. Yani diyeceğim şu an ne durumda olursan ol ama sakın ümitsizliğe kapılma. Zor olacak ama beni dinlemelisin. Kendin için bunları yapmalısın. Benim de şu an içinde bulunduğum durum karmakarışık ama yapacak bir şey var mı? Yok. Keşke olsa ama olmayınca olmuyor. Unutma bunlar gelip geçici şeyler ve şu anda yaşın gereği de böyle düşünüyor olabilirsin ama unutma ileride iş hayatında olacak. Eğer elinde güzel bir mesleğin yoksa daha çok üzüleceksin. O yüzden şu an daha az sıkıntılı şeyler için kafanı yormayı bırak ve hem derslerine hem de iyi şeylere odaklan. Ders çalışmak sıkıcıdır ama yaşadığın şartlar ortada. Seçim sana kalmış.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
İlk önce benim için evimden bahsedeyim. Evim diye bahsettiğim yer taşınmadan önceki oturduğum ilçe. Evim o kadar güzel ve her şeye yakın bir yerdedir ki... 200 metre ileri yürürsün metro var yanında havaıst durağı var. 200 metre geriye yürürsün mükemmel bir vadi var, otobüse atlarsın 10 dakikada 2 farklı kocaman AVM, 20 dakikada her şeyi bulabileceğin sanayi, mobilya siteleri. İnsanı çok temizdir genel anlamda kötü insan yoktur. Doğduğumdan beridir orada yaşıyordum. Bilmediğim mahalle, sokak, bina, mağaza yoktu. Mükemmel bir okul bölgesindeydi evim. Adımbaşı mükemmel devlet okulları, beğenmedin özel okullar. İnsanları desen mükemmel. Çoğu kişiyi tanırım. Hepsi mükemmel insanlardı. Gerçekten mükemmeldi. Orayı gerçekten çok seviyorum. Her ne kadar tüm akrabalarımıza göre 50-60km uzak olsa bile gerçekten mükemmeldi. Ama bazı şeyler kötü gitmeye başladı. Bir ebeveynimin çalıştığı yerde gerçekten büyük sorunlar yaşanmaya başladı. Bu sorunlar o kadar büyüdü ki artık aile içine sekmeye başlamıştı. Yaza gelmiştik. LGS süreci bitmişti, kaydırma sonucu gerçekten benim için düşük bir puan almıştım. Bir sabah uyandığımda ebeveynim için çok güzel bir haber almıştım. Sonunda Anadolu yakasında olan iş yerine kabul edilmişti. Çok sevinmişti. Ben sadece onun mutluluğu yüzünden sevinmiştim. Aradan birkaç gün geçti. Ebeveynim sordu bana, taşınmak ister misin diye. Bende açıkçası kendi mutluluğumu önemseyen biri değilimdir. Onlar mutlu olsun, bende mutlu olurum kafasındaydım. Bir anlık karar ile gerçekten inanarak evet dedim. Aradan 2 ay gibi bir süreç geçti. Avrupa yakasında evim olan yerden Anadolu yakasında Çekmeköy tarafında taşındık. Başlarda her şey güzeldi(?). Yeni bir okul, yeni arkadaşlar(?) yeni bir şehir ile karşı karşıya kalmıştım. Gideceğim okul tercihlerimde listenin en son sırasında, atanamazsam buraya düşerim en kötü dediğim bir okuldu. Okul başladı, haftalar geçti. Çevremde hiçbir arkadaşım yoktu. Olanlar beni kötüye sürükleyecek insanlardı. Gerçekten çok yorulmuştum. Evim dediğim yerde arkadaşlarım, çevrem ve en önemlisi olan bir kişiyi bırakıp gitmiştim. Her ne kadar bazen gidip ziyaret etsem de olmuyordu. Kurtulamıyordum bu oturduğum yerden. İnsanları, çevresi, sokakları, kısacası her şeyi kötüydü, en azından benim için. Buraya, şu an oturduğum yere taşınmak bana hep şanssızlıklar getirdi. Gerçekten hayatımda yaşamadığım kötü olaylar yaşadım. Şimdi diyeceksiniz daha yaşın kaç senin de bu kadar kötü olay yaşadın? Gerçek anlamda 30-40 yaşını geçmiş insanların bile yaşamadığı fiziksel ve psikolojik olaylar yaşadım. Okulumda ders ortalarında sinir krizleri, içime kapanıklığım hepsi o kadar dardı ki beni. Ben evime dönmek istiyorum. Ailemle konuştum bu konuyu. Çok sert bir şekilde reddetiler. Şu an bu yazıyı yazarken bile elim titriyor, boğulmuş gibi hissediyorum, hüngür hüngür ağlıyorum.
Psikolog falan diyebilirsiniz. Gittim ancak hiçbir etkisi yok. Psikolog kendisi bile aileme söyledi. Benim elimden hiçbir şey gelmiyor diye.

Lütfen bana yardımcı olun, bir akıl verin. Çünkü ben her gün gittikçe artan sinir krizlerine, dikkat dağınıklığına, hayattan zevk alamamaya dayanamıyorum.

Ve ayrıca, lütfen dalga geçmeyin.

O ortama uyum sağlarsanız normale hatta eski yaşadığınız yerde daha iyi olur. Siz yine iyisiniz Çekmeköy benim için istek Avrupa yakası gerçekleşmeyecek bir hayal, Sancaktepe ve Ümraniye taraflarındayım kekolara karşı arkadaşlarım olduğu için şükür ediyorum.
 
İnsan adapte olan varlıktır. Ölüm dışında neredeyse herşeye adapte olursun. Zamana bırak ve hafif bir antidepresan kullan Prozac gibi. Doktora danıştıktan sonra tabii. Antidepresan kullanmak için dibe vurmuş olman gerekmiyor.
Arkadaşı bilinçsiz ilaç kullanmaya alıştırmayın. Psikaytra gidip kullanması gerekir.
 
O ortama uyum sağlarsanız normale hatta eski yaşadığınız yerde daha iyi olur. Siz yine iyisiniz Çekmeköy benim için istek Avrupa yakası gerçekleşmeyecek bir hayal, Sancaktepe ve Ümraniye taraflarındayım kekolara karşı arkadaşlarım olduğu için şükür ediyorum.
Hocam ben genel kişilik olarak buranın ortamına gerçekten uyum sağlayabilecek biri değilim. Hem aile yapım hemde çevrem yüzünden yeni tanıştığım ve ya çok samimi olmadığım insanlara karşı inanılmaz saygılı ve yaşıma göre olgun davranırım. Aynı şey büyüklerim içinde geçerli. Yani bundan okul idaresinden bazı hocalarım farkında. Bir hocam ciddi ciddi anneme böyle bir çocuk nasıl yetiştirmeyi başardınız (iyi anlamda) diye sormuş. Gerçekten uyum sağlayabileceğim tipler yok.
 
Psikolog falan diyebilirsiniz. Gittim ancak hiçbir etkisi yok. Psikolog kendisi bile aileme söyledi. Benim elimden hiçbir şey gelmiyor diye.
Psikolog değil de psikiyatriye gitmen daha faydalı. Tam bilmiyorum ama ilaç başlatır. Büyük ihtimal sakinleştirici ilaç yazabilir. Pamuk gibi ediyor insanı. Ama tedavi süreci çok zaman alıyor. Yaşadım, yaşamaya devam ediyorum.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı