Gelecek hakkında ne düşünüyorsunuz?

M4VER1CK

Decapat
Katılım
20 Aralık 2018
Mesajlar
226
Makaleler
1
Çözümler
1
Türkiye'yi kötülemeyi bırakıp çalışın arkadaşlar ülkeyi düzeltmek bizlerin elinde.
Karşılığında hak ettiğimizi alamayacağımız, alt tabaka insanlar tarafından hor görüleceğimiz bir hayat mı yaşayalım ? Meyve veren ağaç taşlanır kafasında yaşayan insan odun yaşayıp odun ölmeye mahkumdur. Kaldı ki siyasi anlamda bitik durumdayız, kahvelerde politikacı yetiştiren nadide ülkelerden birinde yaşıyoruz.
Türkiye'yi kötülemeyi bırakıp çalışın arkadaşlar ülkeyi düzeltmek bizlerin elinde.
Bu ülkeyi biz değil hükumetin başına gelen, yıllarını bu uğurda harcamış insanlar düzeltecek. Bizler sevdiğimiz işi yapıp o işte başarılı olmayı ve para kazanmayı istiyoruz. Bu doktorluktan tut temizlik işçiliğine kadar gider, yeter ki hayallerin olsun.
 

M4VER1CK

Decapat
Katılım
20 Aralık 2018
Mesajlar
226
Makaleler
1
Çözümler
1
Bu ülkeden bir cacık olmayacağanı şu an içinde bulunduğumuz durumdan anlamış olmalıydınız bence.
Siyasi, kültürel, ekonomik, ikili ilişkiler ve adalet, her konuda geriyiz, bu enkazı z kuşağı düzeltemez çünkü yıllarca sürecek bir reform ve anarşiyle düzelecek bir iş bu. Hatta düzelme konusunda o kadar emin değilim, ülkenin kültür karmaşasını ön plana aldığımızda pozitif şeyler düşünmek imkansız. Ekonomik durumumuzu dahi geçtim artık.
 

Billy Butcher

Hectopat
Katılım
13 Temmuz 2017
Mesajlar
50
@TirciMuittin bunda üzülecek bir şey yok. Bu ülkenin düzelmesi öyle okumayla olacak bir şey değil. Hani bir deyim vardır ya nato mermer nato kafa diye bizim ülkemizin insanları bu değimin sözlük anlamı gibi. Adamlar hala Atatürk'ün Osmanlıyı yıktığını falan düşünüyorlar. Ve maalesef bu sadece bu yaşlılar arasında da yok. Geçen sözde Türkiye'nin umudu Z kuşağı bir çocuk çıkmış Atatürk'e küfür ediyor. O yüzden bu ülkeden bir şey beklemeyin. Bu ülkede bu zihniyeti değiştirmek mümkün değil. Olsa şu an bu durumda olmazdık zaten.
 

M4VER1CK

Decapat
Katılım
20 Aralık 2018
Mesajlar
226
Makaleler
1
Çözümler
1
Atatürk'e ve milli değerlere hakaret etmek kesinlikle iğrenç bir şey, bunu kesinlikle tasvip etmiyorum. Ancak şöyle bir durum var, Mustafa Kemal Atatürk tablosunu, hatta şöyle diyeyim liderler ve siyasetçilerin hiç birini gözümüzde ilahlaştırıp yetmezmiş gibi bunları ideoloji haline getirmeyelim. Buna en iyi örneği verebilecek kişi aşağıdadır.

 

TirciMuittin

Hectopat
Katılım
21 Nisan 2017
Mesajlar
1.311
Makaleler
1
Çözümler
5
@TirciMuittin bunda üzülecek bir şey yok. Bu ülkenin düzelmesi öyle okumayla olacak bir şey değil. Hani bir deyim vardır ya nato mermer nato kafa diye bizim ülkemizin insanları bu değimin sözlük anlamı gibi. Adamlar hala Atatürk'ün Osmanlıyı yıktığını falan düşünüyorlar. Ve maalesef bu sadece bu yaşlılar arasında da yok. Geçen sözde Türkiye'nin umudu Z kuşağı bir çocuk çıkmış Atatürk'e küfür ediyor. O yüzden bu ülkeden bir şey beklemeyin. Bu ülkede bu zihniyeti değiştirmek mümkün değil. Olsa şu an bu durumda olmazdık zaten.
Hocam o çocuğu gördüm. O çocuk ve onun gibi düşünen zavallı insanların normal bir şekilde düşündüğünü sanmıyorum. Zamanında bunun gibilerin sınır dışı edilmesi gerekiyordu ama şuan böyle birşey söz konusu değil mecbur bunlara katlanmamız lazım. Bizim ülkemize biraz daha zaman lazım o zaman düzeleceğimizi düşünüyorum
 
Katılım
29 Haziran 2019
Mesajlar
124
Çözümler
1
Hiçbir şey düzelmeyecek hatta her şey daha da kötüye gidecek. Maalesef tıbbın bu kadar gelişmesi doğal seleksiyonu ve bunun sonucunda güçsüzün ölmesi gerekliliğini değiştirdiği için gelecekte nüfus daha da artacak ve dünya yaşanamaz bir yer alacak. Değişmeyecek tek şey ise zenginlerin daha da zenginleşeceği fakirlerin daha da fakirleşeceğidir.

Tıp ilerliyor, insan ömrü uzuyor. Dünya nüfusundaki artışın bir yerde durması için birilerinin ölmesi gerekli! Öyle olduğunu düşünmüyorum. Tıpta ilerleme sağlandığı için ortalama insan ömrü uzamaya devam edicek. Ayrıca normalde bundan 20.000 yıl öncenin koşullarında hayatta kalamayacak insanlara toplum kaynak ayırabiliyor ve ciddi bir hastalık veya sakatlıkları olmasına rağmen yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Ve bu da nüfus artışı anlamına gelir. Ancak bütün bunları dengeleyecek olan unsur doğum oranlarındaki düşüş. 1950 yılında Avustralya, Amerika ve Finlandiya gibi ülkelerde kadın başına düşen doğum oranı 3'ün üzerindeydi. Bugün bu ülkelerde aynı oran 1.8 veya altında. Hatta 1800'lerin istatistiklerine bakıcak olursanız dönemin gelişmiş ülkelerinde 6'nın üzerinde bir oran görüceksiniz. İnsanın temel ihtiyaçlarının karşılanması, daha sonra özellikle kızların eğitim alması ve doğum kontrole ulaşım imkanı doğum oranlarını ciddi bir şekilde düşürüyor. Zamanında İngiltere, ABD, Almanya gibi ülkelerin gördüğü seviyeleri muhtemelen bir gün Nijerya, Somali ve Pakistan gibi ülkeler de görücek.

 
Yukarı