İnceleme Ghostrunner İncelemesi

1772044471260.png

@Hallelujah_0 hocamın isteği üzerine bugün Ghostrunner’ı inceleyeceğiz.

Lafı uzatmadan hemen başlayalım.



Oyunun Temel Mekanikleri

1772045032881.png
1772045045477.png

Ghostrunner’ın oyuncuya kendine sevdirmesindeki başarısı, sunduğu araçların basit ama bir o kadar da derin olmasında yatıyor. Elinizde bir kılıç var ve karşınıza çıkan her şey sizi öldürmeye programlı. Ancak oyun size öyle bir hareket seti veriyor ki, kendinizi bir süper kahraman gibi hissetmeniz işten bile değil.
Peki nedir bu hareketler? Hemen açıklayalım:

  • Zamanı Bükmek: "Sensory Boost" dediğimiz o havada yavaşlama anı, oyunun en kritik noktası. Sadece mermiden kaçmak için değil, o bir saniyelik boşlukta bir sonraki hamlenizi, hangi duvara zıplayacağınızı veya hangi düşmanın arkasına geçeceğinizi planlıyorsunuz. Bu, oyunu düz bir aksiyondan çıkarıp hızlı bir satranç maçına dönüştürüyor.
  • Akıcılık (Flow): Duvardan duvara atlarken, bir kancayla boşluğu geçerken veya tam yere inerken yaptığınız o havalı kayma hareketi. Bunların hepsi birbirine bulandığında ortaya çıkan görsel şölen, size tatmin edici bir duygu hissettiriyor.

Madem Bu Kadar Öldük, Neden Sıkılmıyoruz?

Normalde bir oyunda 50 kez aynı yerde ölmek insana klavyeyi kırdırtır. Ghostrunner’da ise durum farklı. Çünkü oyunun size baştan başlamak için verdiği şans hemen çağrınıza karşılık veriyor.

Yeniden başlama süresinin sıfıra yakın olması, oyunun o yüksek temposunu hiç düşürmüyor. Öldüğünüz an, neden öldüğünüzü biliyorsunuz. "Bir tık daha erken zıplamalıydım" ya da "Önce sağdaki tüfekliyi almalıydım" diyerek hemen tekrar dalıyorsunuz. Bu deneme-yanılma döngüsü, oyunun en bağımlılık yapıcı tarafı. Bir odayı hatasız geçtiğinizde, o ana kadar verdiğiniz tüm o "50 başarısız deneme" birer madalya gibi parlıyor. Ki biz buna modern tabiriyle dopamin yükseltmek diyoruz, neyse...

Cybervoid ve Tempo Değişikliği

1772045424816.png

Cybervoid sekansı örnek 1.1
1772045563598.png

Cybervoid sekansı örnek 1.2

Oyunun sadece saf aksiyondan ibaret olmaması da önemli. Arada girdiğimiz Cybervoid sekansları, oyunun o çılgın temposunu biraz olsun soğutuyor. Buradaki bulmacalar ve platform öğeleri, bir nefes aldırma alanı sunduğunu düşünüyorum. Şahsen sürekli aksiyona girmek beni yoruyor. Hikâyenin arka planını da yavaş yavaş zihninize işliyor.

Bazıları bu kısımları aksiyonu böldüğü için sevmese de, bence o dikey ve boğucu kuleden çıkıp dijital ve soyut bir düzleme geçmek, atmosferi zenginleştiren iyi bir tercih olmuş.

Müziklerde Daniel Deluxe Faktörü

1772046128379.png
Görsel kısımda ne kadar keskin ve RTX destekli harikalar sunduğunu zaten biliyoruz; ancak Daniel Deluxe'ün müzikleri hakkında bir paragraf daha açmak şart.

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


Müzikler bu oyunda sadece "arka plan sesi" değil. Oyunda bir nevi sizi oyunun temposuna ayarlayan bir unsur olmuş. Düşmanlarla dolu bir odaya girdiğinizde müziğin o kirli ve hızlı tınısı yükseliyor, odayı temizlediğinizde ise yerini derin bir uğultuya bırakıyor. Kesinlikle bu oyunda müzik sizi oyunun dünyasına hapseden en büyük unsurlardan biri.

Oyunun Tasarım Kısmı

1772046391951.png
İşin teknik ama oynanış hissini etkileyen kısmına gelirsek; Ghostrunner’da vuruş hissi o kadar hassas ki, kılıcınızın ucu düşmana değdiği an o kesilme sesini ve görselini almak inanılmaz bir hissiyat sağlıyor. Bazı oyunlarda vurduğunuzu hissetmezsiniz, ancak burada her savuruşun bir ağırlığı var.

Aynı hassasiyet düşman mermileri için de geçerli. Santimetrelerle mermiden sıyrılmak, oyunun size sunduğu o "ustalık" "süper kahraman" hissini pekiştiriyor.



1772046481651.png

Son olarak, bu yazıyı okuyup zaman ayırdığınız için teşekkür ederim hocalarım.
Umarım incelememi beğenmişsinizdir.
Keyifli oynamalar dilerim.
 
@Hallelujah_0 hocamın isteği üzerine bugün Ghostrunner'ı inceleyeceğiz.

Lafı uzatmadan hemen başlayalım.


oyunun temel mekanikleri


Ghostrunner'ın oyuncuya kendine sevdirmesindeki başarısı, sunduğu araçların basit ama bir o kadar da derin olmasında yatıyor. Elinizde bir kılıç var ve karşınıza çıkan her şey sizi öldürmeye programlı. Ancak oyun size öyle bir hareket seti veriyor ki, kendinizi bir süper kahraman gibi hissetmeniz işten bile değil.
Peki nedir bu hareketler? Hemen açıklayalım:

  • zamanı bükmek: "sensory Boost" dediğimiz o havada yavaşlama anı, oyunun en kritik noktası. Sadece mermiden kaçmak için değil, o bir saniyelik boşlukta bir sonraki hamlenizi, hangi duvara zıplayacağınızı veya hangi düşmanın arkasına geçeceğinizi planlıyorsunuz. Bu, oyunu düz bir aksiyondan çıkarıp hızlı bir satranç maçına dönüştürüyor.
  • akıcılık (Flow): duvardan duvara atlarken, bir kancayla boşluğu geçerken veya tam yere inerken yaptığınız o havalı kayma hareketi. Bunların hepsi birbirine bulandığında ortaya çıkan görsel şölen, size tatmin edici bir duygu hissettiriyor.

madem bu kadar öldük, neden sıkılmıyoruz?

Normalde bir oyunda 50 kez aynı yerde ölmek insana klavyeyi kırdırtır. Ghostrunner'da ise durum farklı. Çünkü oyunun size baştan başlamak için verdiği şans hemen çağrınıza karşılık veriyor.

Yeniden başlama süresinin sıfıra yakın olması, oyunun o yüksek temposunu hiç düşürmüyor. Öldüğünüz an, neden öldüğünüzü biliyorsunuz. "bir tık daha erken zıplamalıydım" ya da "önce sağdaki tüfekliyi almalıydım" diyerek hemen tekrar dalıyorsunuz. Bu deneme-yanılma döngüsü, oyunun en bağımlılık yapıcı tarafı. Bir odayı hatasız geçtiğinizde, o ana kadar verdiğiniz tüm o "50 başarısız deneme" birer madalya gibi parlıyor. Ki biz buna modern tabiriyle dopamin yükseltmek diyoruz, neyse...

cybervoid ve tempo değişikliği

Eki Görüntüle 2666463
Cybervoid sekansı örnek 1.1
Eki Görüntüle 2666465
Cybervoid sekansı örnek 1.2

Oyunun sadece saf aksiyondan ibaret olmaması da önemli. Arada girdiğimiz cybervoid sekansları, oyunun o çılgın temposunu biraz olsun soğutuyor. Buradaki bulmacalar ve platform öğeleri, bir nefes aldırma alanı sunduğunu düşünüyorum. Şahsen sürekli aksiyona girmek beni yoruyor. Hikâyenin arka planını da yavaş yavaş zihninize işliyor.

Bazıları bu kısımları aksiyonu böldüğü için sevmese de, bence o dikey ve boğucu kuleden çıkıp dijital ve soyut bir düzleme geçmek, atmosferi zenginleştiren iyi bir tercih olmuş.

müziklerde Daniel Deluxe faktörü

Görsel kısımda ne kadar keskin ve RTX destekli harikalar sunduğunu zaten biliyoruz; ancak Daniel Deluxe'ün müzikleri hakkında bir paragraf daha açmak şart.

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


Müzikler bu oyunda sadece "arka plan sesi" değil. Oyunda bir nevi sizi oyunun temposuna ayarlayan bir unsur olmuş. Düşmanlarla dolu bir odaya girdiğinizde müziğin o kirli ve hızlı tınısı yükseliyor, odayı temizlediğinizde ise yerini derin bir uğultuya bırakıyor. Kesinlikle bu oyunda müzik sizi oyunun dünyasına hapseden en büyük unsurlardan biri.

oyunun tasarım kısmı

İşin teknik ama oynanış hissini etkileyen kısmına gelirsek; Ghostrunner'da vuruş hissi o kadar hassas ki, kılıcınızın ucu düşmana değdiği an o kesilme sesini ve görselini almak inanılmaz bir hissiyat sağlıyor. Bazı oyunlarda vurduğunuzu hissetmezsiniz, ancak burada her savuruşun bir ağırlığı var.

Aynı hassasiyet düşman mermileri için de geçerli. Santimetrelerle mermiden sıyrılmak, oyunun size sunduğu o "ustalık" "süper kahraman" hissini pekiştiriyor.

Eki Görüntüle 2666480
son olarak, bu yazıyı okuyup zaman ayırdığınız için teşekkür ederim hocalarım.
Umarım incelememi beğenmişsinizdir.
Keyifli oynamalar dilerim.


Bulmacalara beynim yetmeyip ulan oyun oynuyoruz bulmaca çözmeye mi geldij deyip bıraktığım oyun. Poppy play time C5. incelemesi gelse fena olmaz bu arada.
 
@Hallelujah_0 hocamın isteği üzerine bugün Ghostrunner'ı inceleyeceğiz.

Lafı uzatmadan hemen başlayalım.


oyunun temel mekanikleri


Ghostrunner'ın oyuncuya kendine sevdirmesindeki başarısı, sunduğu araçların basit ama bir o kadar da derin olmasında yatıyor. Elinizde bir kılıç var ve karşınıza çıkan her şey sizi öldürmeye programlı. Ancak oyun size öyle bir hareket seti veriyor ki, kendinizi bir süper kahraman gibi hissetmeniz işten bile değil.
Peki nedir bu hareketler? Hemen açıklayalım:

  • zamanı bükmek: "sensory Boost" dediğimiz o havada yavaşlama anı, oyunun en kritik noktası. Sadece mermiden kaçmak için değil, o bir saniyelik boşlukta bir sonraki hamlenizi, hangi duvara zıplayacağınızı veya hangi düşmanın arkasına geçeceğinizi planlıyorsunuz. Bu, oyunu düz bir aksiyondan çıkarıp hızlı bir satranç maçına dönüştürüyor.
  • akıcılık (Flow): duvardan duvara atlarken, bir kancayla boşluğu geçerken veya tam yere inerken yaptığınız o havalı kayma hareketi. Bunların hepsi birbirine bulandığında ortaya çıkan görsel şölen, size tatmin edici bir duygu hissettiriyor.

madem bu kadar öldük, neden sıkılmıyoruz?

Normalde bir oyunda 50 kez aynı yerde ölmek insana klavyeyi kırdırtır. Ghostrunner'da ise durum farklı. Çünkü oyunun size baştan başlamak için verdiği şans hemen çağrınıza karşılık veriyor.

Yeniden başlama süresinin sıfıra yakın olması, oyunun o yüksek temposunu hiç düşürmüyor. Öldüğünüz an, neden öldüğünüzü biliyorsunuz. "bir tık daha erken zıplamalıydım" ya da "önce sağdaki tüfekliyi almalıydım" diyerek hemen tekrar dalıyorsunuz. Bu deneme-yanılma döngüsü, oyunun en bağımlılık yapıcı tarafı. Bir odayı hatasız geçtiğinizde, o ana kadar verdiğiniz tüm o "50 başarısız deneme" birer madalya gibi parlıyor. Ki biz buna modern tabiriyle dopamin yükseltmek diyoruz, neyse...

cybervoid ve tempo değişikliği

Eki Görüntüle 2666463
Cybervoid sekansı örnek 1.1
Eki Görüntüle 2666465
Cybervoid sekansı örnek 1.2

Oyunun sadece saf aksiyondan ibaret olmaması da önemli. Arada girdiğimiz cybervoid sekansları, oyunun o çılgın temposunu biraz olsun soğutuyor. Buradaki bulmacalar ve platform öğeleri, bir nefes aldırma alanı sunduğunu düşünüyorum. Şahsen sürekli aksiyona girmek beni yoruyor. Hikâyenin arka planını da yavaş yavaş zihninize işliyor.

Bazıları bu kısımları aksiyonu böldüğü için sevmese de, bence o dikey ve boğucu kuleden çıkıp dijital ve soyut bir düzleme geçmek, atmosferi zenginleştiren iyi bir tercih olmuş.

müziklerde Daniel Deluxe faktörü

Görsel kısımda ne kadar keskin ve RTX destekli harikalar sunduğunu zaten biliyoruz; ancak Daniel Deluxe'ün müzikleri hakkında bir paragraf daha açmak şart.

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


Müzikler bu oyunda sadece "arka plan sesi" değil. Oyunda bir nevi sizi oyunun temposuna ayarlayan bir unsur olmuş. Düşmanlarla dolu bir odaya girdiğinizde müziğin o kirli ve hızlı tınısı yükseliyor, odayı temizlediğinizde ise yerini derin bir uğultuya bırakıyor. Kesinlikle bu oyunda müzik sizi oyunun dünyasına hapseden en büyük unsurlardan biri.

oyunun tasarım kısmı

İşin teknik ama oynanış hissini etkileyen kısmına gelirsek; Ghostrunner'da vuruş hissi o kadar hassas ki, kılıcınızın ucu düşmana değdiği an o kesilme sesini ve görselini almak inanılmaz bir hissiyat sağlıyor. Bazı oyunlarda vurduğunuzu hissetmezsiniz, ancak burada her savuruşun bir ağırlığı var.

Aynı hassasiyet düşman mermileri için de geçerli. Santimetrelerle mermiden sıyrılmak, oyunun size sunduğu o "ustalık" "süper kahraman" hissini pekiştiriyor.

Eki Görüntüle 2666480
son olarak, bu yazıyı okuyup zaman ayırdığınız için teşekkür ederim hocalarım.
Umarım incelememi beğenmişsinizdir.
Keyifli oynamalar dilerim.


Mükemmel olmuş hocam. Elinize sağlık. Ben çok beğendim.
 
Bulmacalara beynim yetmeyip ulan oyun oynuyoruz bulmaca çözmeye mi geldij deyip bıraktığım oyun.
Zamanı geldiğinde tekrar şans verin isterseniz hocam.
Poppy play time C5. incelemesi gelse fena olmaz bu arada.
Sıkıntıdan ölmezsem oynama deneyimine erişirim umarım. Korku oyunlarında aşırı sıkıldığım için oynayamıyorum. Ben de gerilim ve korku faktörü işe yaramıyor maalesef.
 
Zamanı geldiğinde tekrar şans verin isterseniz hocam.

Sıkıntıdan ölmezsem oynama deneyimine erişirim umarım. Korku oyunlarında aşırı sıkıldığım için oynayamıyorum. Ben de gerilim ve korku faktörü işe yaramıyor maalesef.

İnşallah güzel inceleme bu arada ellerine sağlık.
 
Çok güzel inceleme ellerinize sağlık çok iyi bayağı beğendim elleriniz dert görmesin Amin.
Teşekkür ederim hocam 🙂. Görmek istediğiniz bir oyun varsa profilime yazabilirsiniz isterseniz. Her zaman sizlere açıktır.
İnşallah güzel inceleme bu arada ellerine sağlık.
Tekrardan teşekkür ederim hocam. Dediğim gibi unutmazsam ve girebilirsem bir ara hazırlayabilirim. Ama tabii ihtimal vermiyorum. Çünkü direk türe karşı bir tembelliğim var 😁. İzlemesi hoş da oynarken çok bunaltıyor beni.

Dikkatimi çekti hocam emeğiniz için çok teşekkür ederim. Bu oyunun incelemesini pek yapan olmamış. Bu inceleme aşırı iyi oldu benim için. Tekrardan çok sağ olun hocam.
Tekrardan rica ederim hocam 🙂.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

  • Technopat Haberler

    Yeni konular

    Geri
    Yukarı