Böyle çocukları sıkboğaz ediyorlar, okuldanda sürekli dayıyorlar 1000 tane ödev, sanıyorlar ki çocuklara baskı yapıldığında ve böyle canları çıkana kadar ödev ve test kitabı verildiğinde bu çocuklar başarılı olacaklar. Bizim eğitim sistemimizin sorunu bu işte tam olarak. Hele birde şu çocuğuna bağırıp çağıran anne babalar dahada kötü. Ya kardeşim ne olmuş denemede kaydırma yapmışsa olabilir, veya ne olmuş sınavdan 100 puan yerine 85-90 almışsa dünyanın sonu mu geldi niye çocuğun canını çıkartıyorsunuz? Sonra bu öğrenciler neden mutlu değil, bu öğrenciler neden hayattan bıkmışlar bu yaşta, bu öğrenciler neden eğitimden ve okuldan nefret ediyorlar, sebebi bu bozuk zihniyet ve sistem işte.
Ailen suçlu dostum ne dersen de. Bu kadar baskı, bu kadar sıkboğaz resmen haksızlık ve suçtur. Kendini savunmaya çalışsan klasik şu lafları ediyorlar ''Daha yaşın 16 neden bunalıyormuşsun, biz hergün eşek gibi çalışıyoruz gelip diyor muyuz çalışmaktan bıktık çalışmak çok zor diye, senin yapacağın tek şey ders çalışmak bunuda beceremiyor musun'' gibi klişe laflar dolaşıyor. Yani çocuğu boşlamayacaksın tabii ama bu kadar da sıkmayacaksın. Mesela benim annem babam bana hiç karışmazlar ödev konusunda ''Ne yaparsan kendine oğlum, sana bağırıp çağırınca bir şey değişmeyecek, eğer çalışmazsan ileride sen sürünürsün bana hiçbir şey olmaz'' diyorlar. Beni sevip bana değer gösteriyorlar ama çalışmamın önemli olduğunu bana böyle şeyler söylerek iyice anlatıyorlar. Yani öyle ''Nasıl sınavdan 70 alırsın, bak komşunun oğlu Burak 100 almış sen niye alamadın!'' ve benzeri şeyler ben annem veya babamın ağzından 17 yıllık hayatımda 1 kere bile duymadım. İlkokul ve ortaokulda biraz tembeldim o yüzden birazcık baskı yapıyorlardı ama iyikide yapmışlar yoksa öyle tembel kalacaktım hep. Aileler çocuklarını böyle baskılamamalı işte ailelerin suçu burda. Çocukları sürekli baskılamak, test kitapları alıp ''Hepsi bitecek, ilk 1000 e giremezsen kelimeyi şahbet getir xd'' gibi laflar etmek, sürekli elalemin o süper zeka oğluyla kıyaslamak kötü şeyler.
Ailenden bahsettik, şimdi öğretmenlerden bahsedeyim. Bak açık konuşmak gerekirse bizim ülkemizde kaliteli, işini severek yapan çok öğretmen yok. Bunu ben kendim bizzat gördüm çünkü. İlk liseye yerleştiğimde imam hatibe yerleştim. Hocalar konuyu anlatıyor, ben pürdikkat dinliyorum ama kadın o kadar berbat anlatıyor ki anlayan cennetlik yani çok kötü bir okuldu. Ordan nakil aldım herkesin övdüğü başka bir imam hatibe geçtim orada da durumlar aynıydı. En sonunda ''Bu imam hatiplerde iş yok, son kez nakil alayım artık bu okulda kötü çıkarsa yapacak bir şey yok'' diyip turizm meslek lisesine nakil aldım. Aslında bu lisedende gidecektim nerdeyse çünkü bu lisede öğretmenler çok iyiydi ama ortam çok kötüydü, kötü niyetli pis insanlar doluydu ama kaldım orada. Ya inanır mısın ortaokulda gördüğüm konuların çoğunu 9.sınıfta tekrar gördüm, ortaokulda matematik dersinde eşitsizlik, permütasyon gibi konuları anlayamayıp isyan ediyordum ben sayısal yapamıyorum diye sınavlardan hep 20-30 alıyordum, lisede aynı konuyu gördüm ama hoca öyle bir anlattı ki yani tek seferde anlayıp tahtaya kalktım ben çözdüm yani. Ya konu tıpatıp aynı ama öğretmen farkı diye bir şey gerçekten varmış onu bu liseye geçince anladım. Bu nakil aldığım meslek lisesi son geldiğim imam hatipten konu olarak gerideydi, o imam hatipte gördüğüm konuların aynısını gördüm bu lisede yani o imam hatipte anlamadığımı bu lisede anladım, çünkü öğretmen detaylıca ve güzelce anlatıyordu öğrenci anlamazsa kadının içi rahat etmiyordu yani aşıktı mesleğine. Bizim lise şampiyonlar ligi gibiydi 2017-2018 yılında. Türkiye'de bulunan bütün en iyi hocalar bizim okula toplanmıştı resmen yani. Yapamıyorum dediğim ne kadar ders varsa hepsini iyice kavrayıp yaptım 9.sınıfta ve yüksek notlar aldım, o hocalarımı hiç unutmadım bana kimyayı, matematiği, fiziği sevdirdiler yıllar sonra. Okulun kıl müdürü yüzünden tabii hocaların çoğu gitti yerlerine ücretliler geldi. Bir genç kadın geldi çevre mühendiymiş, kadın 3 derse birden giriyor mat, kimya, fizik olarak, 3 derside anlatamıyor. Ya kadın o kadar karışık ve berbat anlatıyorki yani hem kendi anlamıyor hem bize anlatamıyor karışık bir durum :d En son müdüre şikayet ettik anlatamıyor diye, müdür derse teftişe geldi kadın nasıl 360 derece döndü dersi 10 numara anlatmaya başladı bir anda, müdür çıkınca birde nutuk çekiyor ''Sorunu kendinizde arayın anlamıyorsanız, yıllarca okul okudum çevre mühendisiyim ben'' diyor, mühendis olmuş ama kafa boş hala. Geçen yıl ki hocalarımızın tırnağı olamazdı o kadın. İngilizce hocaları var meşhur ülkemizde, kelime öğretmezler, adam akıllı bir şey öğretmezler, sonra ''Bizim öğrencilerde iş yok, 2 kelimeyi yanyana getiremiyorlar'' diyip suçu öğrencilere atarlar. Benim İngilizcem küçüklükten beri iyi olduğu için ben gene her sınavdan yüksek alıp çıkıyorum. Allah şahit her İngilizce dersinde uyuyorum, sınavdan ne çıkcağını bilmediğim halde sınava girip gene 80-90 alıp çıkıyorum, çünkü her yıl aynı konular rutin hiç değişmiyor .d Ama bu kadın konuları adam akıllı anlatmıyor, kelime felanda öğretmiyor sonra öğrencilerden İngilizceyi anlamalarını bekliyorlar. Ya sen öğretemiyorsunki çocuk anlayıp sınavdan yüksek alsın. Ondan sonra öğrenciler diyor ''İngilizceden nefret ediyorum, sayısalı sevmiyorum'' işte bu öğretmen farkı dediğimiz şey yüzünden oluyor bunlar. Ortaokuldaki hocamız bize paso kelime öğretiyordu, sonra o kelimeleri aklımıza kazımak için bize sürekli test veriyordu. İlk önce kelime öğretip sonra formül veriyordu adam iyi öğretiyordu yani dili. Biraz uzun oldu ama iyice anlatabilmek için uzun tuttum umarım buraya kadar okumuşsundur

Yani öğretmenin suçu ise böyle dersi anlatamayıp sonra öğrencinin anlayabilmesini beklemek, örneklerle dersi desteklememek, böyle öğrenciyi sıkboğaz edecek şekilde ödevler vermek, İngilizce hocası örneğinde dediğim gibi kelime öğretmeyip formülü yazıp ''Hadi yapın formül orda işte'' demek gibi hatalarda öğretmenlerin hataları.
Sormak istediğin şeyler olursa sor yardımcı olurum sana dostum.