Herhangi bir öznellik katmadım işin içine sizin yaptığınızda bir görüş benimki de bir görüştür. Ayrıca“islam'da sınırlar bellidir” demek, tek bir yorumu mutlaklaştırmak anlamına gelir. İslam tarihinde fıkıh, kelam ve tefsir ekolleri arasındaki görüş ayrılıkları zaten bunun böyle olmadığını gösterir. Her resulün devlet başkanı olduğu iddiası da tartışmalıdır kur'an'da peygamberliğin şartı olarak siyasi otorite tanımlanmamıştır. Peygamberlik ile devlet yönetimi zorunlu olarak özdeş değildir. Laikliğin İslam'a taban tabana zıt olduğu iddiası da isabetli değildir. Laiklik, devletin din karşıtı olması değil, dini dayatmaması ilkesidir. İslam'da zorlama yoktur ilkesiyle bu anlayış çelişmez. “din ve devlet ayrımı yoktur” yorumu, belirli bir siyasal İslam anlayışına aittir İslam'ın iman esaslarının parçası değildir. Allah'ın hüküm koyma yetkisini kabul etmek, bireyin imanıyla ilgilidir bu, her dönemde tek bir beşeri hukuk düzenini zorunlu kılmak anlamına gelmez. Müslüman olmanın ölçütü tevhittir, belirli bir siyasal sistem ya da hukuk modeli değildir. Bu nedenle laik bir hukuk düzenini savunmak, bir insanı otomatik olarak İslam dışına çıkarmaz.