İnceleme Inside İncelemesi

Katılım
15 Haziran 2023
Mesajlar
3.144
Makaleler
5
Çözümler
50
1772091810265.png

Bugün @Gereksiz Eleman hocamın isteği üzerine Playdead ekibinin elinden çıkan Inside oyununu inceleyeceğiz.

İncelememize başlayalım.


Hikâye Anlatmak için Gerçekten Kelimelere İhtiyaç Var Mı?

1772092099469.png
1772092113171.png

Inside’ın en büyük başarısı, oyuncuya tek bir diyalog veya metin sunmadan muazzam bir hikaye anlatabilmesi. Her şey çevre tasarımıyla, atmosferle , arka planda dönen gizemli olaylarla ve karakterlerin vücut diliyle aktarılıyor.

Nereden geldiğini bilmediğimiz o küçük çocuğun neden kaçtığını, o devasa tesislerin ne işe yaradığını asla "okumuyorsunuz", sadece görüyorsunuz. Yapımcı ekibin tercih ettiği bu "gösterme, hissettir" felsefesi, oyun boyunca akılda sürekli teoriler üretmemize neden oluyor. Her sahne bir tablo gibi titizlikle işlenmiş ve her detay size o dünyanın durumu hakkında size bir ipucu veriyor.

Mekanikler ve Bulmacalar

Oyunun oynanışı kağıt üzerinde çok basit. En kısa tabiriyle şöyle söyleyebilirim: Koş, zıpla, bir şeyleri it veya çek. Ancak bu basitlik, oyunun dünyasıyla olan etkileşimimizi derinleştiren bir unsur. Ne demek istediğimi oyunu oynarken anlarsınız.

Mekanik kısmına gelelim. Kontrol ettiğimiz çocuk o kadar savunmasız ki, oyundaki en ufak bir yanlış hamle ya da gecikme çocuk için trajik bir sonla bitiyor. Bu durum, basit bir platform sekansını bile gerildiğiniz bir ana dönüştürüyor.

Peki ya bulmalacalar? Bulmacalar ise direk ortada değil, bulunduğu dünyaya yedirilmiş şekilde bulunuyor. Hepsi bulunduğunuz çevrenin bir parçası; bir makineyi çalıştırmak, bir hayvandan kaçmak ya da ışık oyunlarını kullanmak gibi vs. Çözümü bulduğunuzda çocukla birlikte sanki siz de hayatta kalmayı başarmış gibi hissediyorsunuz.

Görsel Tasarım

1772092624163.png
1772092735491.png
Inside, monokrom (tek renk ağırlıklı) bir paleti nasıl ustaca kullanabileceğinin dersini veriyor. Dünyanın geri kalanı gri, soğuk ve ruhsuzken, çocuğun üzerindeki o soluk kırmızı tişört, hedef olduğunuzun çok açık bir göstergesi diyebiliriz.

Ayrıca görsel tasarımda 60-30-10 kuralına sadık kalınmış, bu da görsel olarak hitap etmesinin ayrıca başka bir nedeni.


1772092877447.png
1772092897478.png

Işıklandırma kullanımı ise bu oyunda başlı başına bir karakter. Gölgelerin içine saklanmak veya bir spot ışığından kaçmaya çalışmak, oyunun o klostrofobik atmosferini kemiklerinize kadar hissettiriyor. Her karede, derinlik algısı ve arka plan detayları o kadar iyi ayarlanmış ki, sadece arkada yürüyen belirsiz figürleri izlemek bile tüylerinizi diken diken etmeye yetebiliyor.

Ses Tasarımı

1772093164122.png

Bu kısım abartılmayı hak ediyor. Eğer ki bu oyunu kulaklıksız oynarsanız, oyunun deneyimin yarısını çöpe atmış olursunuz. Oyunun bestecisi Martin Stig Andersen’in, sesleri bir insan kafatasının içinden geçirerek kaydettiğini bildiğinizde, duyduğunuz o tekinsiz uğultuların neden kemiklerinizi sızlattığını daha iyi anlıyorsunuz.

Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.


Arka plan olarak burada klasik anlamda bir melodi ararsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz . Duyacağınız şeyler endüstriyel makinelerin gürültüsü, uzak koridorlardan gelen yankılar ve sizi sürekli bir şeylerin izlediği hissini veren o boğuk atmosferin sesinden ibaret.

Müzikten çıkıp ses tasarımına tekrar girelim. Çocuğun yorulduğunda artan nefes sesi, suyun altındaki o boğucu uğultu veya metalik bir kapının gıcırtısı gibi bu sesler o kadar gerçekçi ve yerinde kullanılmış ki, ekranın başında oturduğunuzu unutup o soğuk tesisin koridorlarında yankılanan ayak seslerini kendi ensenizde hissetmemeniz elde değil.

Kişisel Yorumum

Inside bittiğinde (ki muhtemelen tek oturuşta bitireceksiniz), koltuğunuzda öylece kalıp boşluğa bakacaksınız. Oyun bittiğinde sizi rahatlatmıyor veya mutlu etmiyor. Aksine zihninize bir sürü soru işareti ve açıklanması zor bir huzursuzluk bırakıyor.

Bu oyuna sadece bir oyun demek çok doğru değil daha çok sanatsal ve duygusal bir deneyim desem haksız sayılmam diye düşünüyorum. Sanatın oyun formuyla birleştiği o nadir noktalardan biri. Eğer ki sizi etkileyecek ve bittiğinde hala aklınızın bir köşesinde kalmanızı sağlayacak bir oyun arıyorsanız, Inside oynamanız gereken yegane yapımlardan biri.

1772093719446.png

Son olarak, bu yazıyı okuyup zaman ayırdığınız için teşekkür ederim hocalarım.
Umarım incelememi beğenmişsinizdir.
Keyifli oynamalar dilerim.
 
Son düzenleme:
Elinize sağlık hocam. Baştan sona okudum. Çok güzel bir inceleme olmuş.

Çok teşekkür ederim hocam 💛,beğenmenize çok sevindim açıkçası. Kendimi biraz daha geliştirmek istiyorum bu konuda. Hem sonuçta küçük de olsa ben olmadıktan sonra okuyacaklara arkamda bir eser bırakmış oluyorum.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

  • Technopat Haberler

    Yeni konular

    Geri
    Yukarı