LGBTİ+ hakkındaki düşüncelerim

Başkasının hangi cinse kime ilgi duyduğu gram umurumda değil şahsen. Ben şu durumdan şikayetçiyim. Her saniye her ekranda karşıma çıkıyor. Çoğu oyunda LGBT desteği var filmler, diziler. Oyunların karakterlerinin hikayeleri bile LGBT oluyor. Apex'in karakter hikayesini çok seviyordum lobanın gösterildiği trailera kadar güzeldi sonrası iyice çöpe döndü mesela. Bana iğrenç geliyor. Ben sadece gözüme sokulmasından şikayetçiyim hastalık veya değil umurumda değil herkesin yatak odası kendinde kalsın. Sadece gözüme sokulmasın yeter.

Bu bir hastalık mı? Hayır.
Herkes istediğine ilgi duyabilir mi? Evet.
-
Ben bu insanları görmekten rahatsız mıyım? Evet.

En büyük problemlerden biri, bu kavramların çocuk yaşta empoze edilmesi. Hayatın boyunca yapacağın mesleğin eğitimine başlamak için bile 18 yaş beklenirken çocukların bu içeriklere maruz bırakılması büyük hata. Küçücük çocuk da lezbiyen ve bikseksüelin ne demek olduğunu öğrenmek zorunda değil. Bu forumda da yaşı gerçekten küçük olan üyeler var, senin yazına da denk geleceklerdir mutlaka.



Bir diğeri de değindiğin şekilde, oyun ya da film ve benzeri içeriklerde "woke" akımlarıyla değişen seçimler. İçeriği tüketmeyebilirsin diye bir şey diyemezsin, ben başkaları için kendi isteğimden neden vazgeçeyim? Bazı uyarlamalar için yıllarca beklemek gerekiyor. Yıllarca beklemenin ardından hikayeye katkısı olan bir karakter; gidip ben taşlara ilgi duyuyorum, taşseksüelim derse olmaz maalesef. Yönetmenin kararı da olmuyor bu, toplumun dayattığı gereksinimlerden tepki almamak için yapılıyor.



Bu olmamalı işte. Ben de karşıyım ama sırf insanlar birisine ilgi duyuyor diye hapse atamazsın.



Yürüyüşler sadece onun için atılsa dediğinde haklısın, ama maalesef onunla kalmıyor.
Tamamen bu arkadaş ile aynı düşüncedeyim. Eline ağzına sağlık.
 
@SkuggaKnight hocama katılıyorum. Herkes istediği şekilde yaşayabilir bu bize başkalarını eleştirme hakkı vermez. Din, dil yönelim birçok şey. İnsanın ilk başta kendisine bakması gerekiyor ki kendini haklı bulsa bile bu başkasını eleştirme aşağılama hakkı vermez.
 
Bazı uyarlamalar için yıllarca beklemek gerekiyor. Yıllarca beklemenin ardından hikayeye katkısı olan bir karakter; gidip ben taşlara ilgi duyuyorum, taşseksüelim derse olmaz maalesef. Yönetmenin kararı da olmuyor bu, toplumun dayattığı gereksinimlerden tepki almamak için yapılıyor.
Uyarlamalarda tabii ki orijinaline sadık olması çok daha mantıklı, ben yeni IP'lerden bahsediyordum. Eğer orijinal eserin yapımcısı isteğiyle koymadıysa zaten saçmadır. Bu konuda aynı düşünüyoruz.

Yürüyüşler sadece onun için atılsa dediğinde haklısın, ama maalesef onunla kalmıyor.
Yürüyüşler için yukarıda cevabını vermiştim fakat tekrar söylemek gerekirse; insan kusursuz değildir ve tabii ki LGBTİ+ topluluklarında kötü bireyler olacaktır. Burada bahsettiğimiz şey bir insanı sırf LGBTİ+ bireyi diye sevmeniz değil, sırf LGBTİ+ bireyi diye nefret etmemenizdir. Yani bir kişiyi LGBTİ+ kimliği üzerinden aşağılamamaktır, saygı duymaktır.

En büyük problemlerden biri, bu kavramların çocuk yaşta empoze edilmesi. Hayatın boyunca yapacağın mesleğin eğitimine başlamak için bile 18 yaş beklenirken çocukların bu içeriklere maruz bırakılması büyük hata. Küçücük çocuk da lezbiyen ve biseksüelin ne demek olduğunu öğrenmek zorunda değil. Bu forumda da yaşı gerçekten küçük olan üyeler var, senin yazına da denk geleceklerdir mutlaka.
Bu konuda katılmıyorum.
Reşit olmamış bireylere meslekler hakkında bilgiler verilmekte. Çocuklar daha cinsiyet tabirini 4-5 yaşlarında öğrenmekte. Cinsel ilişki gibi konulara ise ergenliğe girerken 13-14 yaşlarında falan öğrenmekte. Peki neden 13-14 yaşında karşı cinse ilgi duymak öğretilirken diğer cinsel yönetimler ona anlatılmaz? 18 yaşına girip, reşit olup aile evini artık arkadaş ile çıkmak mı yoksa yurtta kalmak olarak mı yapar orası farketmez ancak zaten bunlarla karşılaşacak. Üniversitede belki eşcinsel arkadaşları olacak. Onlara bu kadar korumacı yaklaşmak sadece en ufak özgürlük anında ekstremleri yaşatmak demektir. Ben 13-14 yaşında değil belki fakat 15-16 yaşlarında falan en geç bu tabirlerin öğretilmesinden yanayım Kİ zaten internetten öğrenecekler bu tabirleri. Bana ailem öğretmeni bunları, sizin aileniz de öğretmemiştir. İnternetten yanlış şekilde öğrenerek özenmesinden çok bunların aile evinde hatta mümkünse okullarda liselerde okutulmasını tercih ederim. Aklı başında birinin özenmeyeceğini, özense de cinsel ilişki yaşayacak imkanı bulamayacağını düşünmekteyim. Zaten insanlar genelde sürüyü takip eder, çoğunluğun hetero olduğunu gördüğünden direkt kendisine "ben eşcinselim" tanısını koymaz çünkü kendisini keşfetmesi gerekir.
 
Merhaba, bugün birazcık lgbti+ hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Bu forumun muhafazakar olduğunu biliyordum ancak lgbti+ bireylerinin istedikleri gibi yaşamasına izin vermeyenlerin olduğunu bile görmek beni üzüyor. O yüzden bu konuda lgbti+ hakkında konuşacağım.

En basitinden bir başlayalım, nedir bu lgbti+?
Lgbti+, bir kısaltmadır. Çoğunuz LGBT olarak dabilir. Bu kısaltmadaki her harf belli bir cinsel kimliği temsil eder.
l: Lezbiyen, kadın olup kadınlardan hoşlanan.
g: Gey, erkek olup erkeklerden hoşlanan.
b: Bir şeyksüel, iki cinsiyetten de hoşlanan.
t: Trans, cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmiş kişi.
i: İnterseks, xxy kromozomuna sahip kişi.
+: Diğer, kısaltmada adı geçmeyen aseksüel (cinsel çekim hissetmeyen), panseksüel (cinsiyet fark etmeyen) gibi diğer cinsel kimlikler.

Peki, lgbti+ bir organizasyon mu? Hayır.
Bir tarikat mi? Hayır.
Bir örgüt mü? Hayır.
Bir trend mi? Hayır.

Peki, bir hastalık mı? hayır!
Çoğu kişinin bir yanılsamaya düştüğü kısım burası. Eskiden lgbti+ bir hastalık olarak kabul ediliyordu ve çoğu ülkede bir cezası vardı. Fakat modern bilimin gelişimiyle lgbti+'nın bir hastalık olmadığı anlaşıldı. Lgbti+ canlı doğasında olan bir şey ve doğuştan gelen bir şey. Bir hastalık mı? Değil. Genetik bir bozukluk mu? Hayır yine değil. Bunlar bilimin söyledikleri. 1500'den fazla türde eş cinsellik gözlemlemiştir ve, altını çizerek söylüyorum, hiçbirinde genetik bir bozukluk bulunamamıştır. Çünkü az önce dediğim gibi, lgbti+ bir hastalık değildir. Lgbti+'nın hastalık olduğunu kanıtlamaya çalışan birden fazla etik dışı deney olmuştur ve hepsi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Tabii ki deneyler ifşalanınca yürütenler de tutuklanmıştır. Merak ederseniz the aversion project'e bakabilirsiniz, etik dışı yürütülmüş bir deneydir.

"Ancak ben yine de bir hastalık olduğunu düşünüyorum."
Eğer böyle diyorsanız, yobazsınız demektir. Bilimi reddedersiniz. Düz dünyacılardan bir farkınız kalmaz.

"Ancak benim inancıma göre lgbti+ haram."
O zaman bu da senin sorunun gibi görünüyor.

İslam'da lgbti+'yı haram kılanlar genelde hadisler oluyor. Eğer Kuran'dan lut kavmi diyecekseniz lut kavminin yaptığı tek şey eş cinsellik değildi. Eğer konuya daha ilgiliyseniz kuran meallerinden ilgili ayetlere bakabilirsiniz.

Hristiyanlıkta ise 20. yüzyılın ortalarına kadar lgbti+ İncil'de bile yoktu. Sonradan tamamen manipüle edilmiş çevirilerle girmiştir. Lgbti+'ya haram demeyen rahiplerde vardır, bunu unutmayınız.

"Ama nedense hep modern çağda lgbti+ görülüyor gibi."
Çünkü eskiden hayatta kalmıyorlardı ya da gizliyorlardı. Eğer size birkaç eş cinsel tarihsel figür örneklemem gerekirse işte birkaçı:

I. Richard, İngiliz kralı. Bir şeyksüel idi.
Şaşıracağınız bir isim, Fatih Sultan Mehmet. Bir şeyksüeldi. Vlad'ın kardeşi Radu'ya yazdığı aşk şiirleri var.
I. Philippe, orléans dükü, XVI. Louis'in kardeşi. Yetiştirilme tarzı açısından trans denebilir. Annesi tarafından tamamen kız olarak yetiştirildi fakat hadım falan edilmedi. İleriki yaşları için "femboy" tabiri de kullanılabilir.
I. Ferdinand, bulgar çarı. Bir şeyksüeldi.
Beklemediğiniz bir isim, Adolf Hitler. Aseksüeldi. "fakat onun eşi var!" evet lakin aseksüel bireyler heteroromantik olabiliyor. Çevresindeki insanların çoğu onun aseksüel bir yaşam stiline sahip olduğunu söyleyecektir.
Ve saymaya üşendiğim birçok isim daha, eşcinseldi.

"Fakat her yerde lgbti+ görmekten sıkıldım."
Kendi haklarını arayan insanların haklarını savunması niye sizi bu kadar kırıyor?

Eki Görüntüle 2675555

Dünyanın çoğu yerinde eş cinsel bireyler evlenemiyor bile. Bazı ülkelerde eş cinsel olmak daha yasak. Hapis hatta ölüm cezası olan ülkeler dahi var.

Peki siz neden bunlar için yürüyüş yapılmasına vs. karşınız? İnsanlar kendi haklarını savunamazlar mı?

Eki Görüntüle 2675556

Bu da homo bireylerin topluma kabul oranı haritası. Türkiye'nin 3/4'ü homofobik ki bu oran çok yüksek.


Lgbti+ bireyi olmak hapis ile cezalandırılacak eğer 11. yargı paketi meclisten geçerse arkadaşlar. Sırf biri birini seviyor diye hapse girecek insanlar.

"Abi ama woke akımları falan filmleri/dizileri ve oyunları ele geçirdi. Ona ne diyeceksin?"
İsteyen istediğini hikayede sunar arkadaşlar, o tamamen dizinin/filmin veya oyunun yapımcısına kalmış bir durum. Eğer konudan çok alakasız eşcinselliğin gözünüze sokulduğunu düşünüyorsanız (örnek olarak WW2'da savaşan, üstü gökkuşağı renkli bir drag queen falan) o içeriği tüketmeyebilirsiniz.

Benim diyeceklerim bu kadardı, yani. Eğer bir yanlışım falan varsa düzeltebilirsiniz belki.

Bana kalırsa bu tarz şeylerin gerçekten düşünülebilmesi için zihinsel olgunluğunun tamamlandığı kesinleşen biri olmalı, aksi takdirde 15-16 yaşındaki kişilerin 10 yıl sonra yönelimini değiştirebilecek (geri dönebilecek, farklı bir arayışa girecek.) Görmek hoş değil. Zihinsel olgunluğu tamamlanmamış kişilerin böyle ithamlarını ciddiye almıyorum kısacası, buradaki birçok kişinin yeterli olgunluğa gelmeden bunları söyleyen insanları desteklemeyeceğini düşünüyorum, yoksa bu bana kalırsa doğru değil.
 
Eşcinsellik zaten bir hastalık değil, insanın kendi seçimidir. Hangi gömlekte rahatsan onu giyersin sürekli, bu da böyle birşey. İnsan rahat olacağı tarza yöneliyor. Ama bununla mütevellit toplumda, belli başlı kısımlardan yapılan özendirme durumları var ki bu dönemde çokça karşımıza çıkıyor. Eşcinseller içinde zararsız olanlardan tut, zararlı olan kişiler de var ve bunlar toplumu kendi yörüngesine çekip, eşcinsel olmayanı bile asimile edip kendi emeline alet ediyor.

Şimdi asıl konuya geleceğim. Çocuk dizileri ve filmlerine, çocuk oyunlarına, çocuk kitaplarına ve daha bunun gibi çok örnek olacak şeylere, saygı duydurma adı altında daha aklı ermeyen çocuklara, güzelleme yapılarak anlatılan çok şey var LGBT hakkında. Çocuk daha kendi cinsiyetinin farkında değilken, gidip bunlara uyarak kendi cinsiyetini yaşayamıyor. Bunlara özeniyor ve ileriki hayatında büyük sıkıntılar çekiyor. Çocuk kendi cinsiyetinin farkına varıp, erişkin hale gelse, sonra bunları düşünecek bir olgunluğa varsa, neyse diyeceğim.

Toplum açısına gelirsek. Dizi ve filmlerde, özellikle belli başlı platformlarda, klasik olarak bir eşcinsel çiftimiz ve bunları destekleyen yan NPC karakterler var. Bu beni çok rahatsız ediyor çünkü her izlediğim dizide artık bunları görmek beni bayıyor. Bakın karşı çıkmıyorum ama normal bir çift görmeye gözlerim hasret kaldı. Sürekli bir LGBT dayatması olması cidden kasıntı geliyor.

Dini açıdan olarak, derin konu bu. Bunda fikrimi beyan etmek isterim ama yanlış anlaşılmadan çekiniyorum.
 
Ben dinimi layıkıyla yaşayan bir Müslümanım. Açıkçası bu konu destekleme-desteklememe kısmı sokaktaki taş kadar umrumda değil. Şahsen ben destek de vermiyorum, olumlamıyorum da. Sonuçta elçi değilim, insan kendi hayat standardlarına uymadıkça benimsemedikçe işkence de etseniz yine uyum sağladığını benimseyecek.

Yazdıklarının bazı kısımlarına katılıyorum, özellikle insanların sırf kim oldukları yüzünden nefret görmemesi gerektiği konusunda. Kimsenin yaşam tarzı yüzünden aşağılanması veya şiddete uğraması kabul edilebilir bir şey değil zaten. Ancak bence tartışmanın bazı noktalarında gereksiz ve saçma bir sertlikle yazmışsınız. İnsanların farklı düşünmesi onları otomatik olarak “yobaz” yapmaz. İnanç, kültür veya kişisel görüşlerden dolayı farklı düşünen insanlar olabilir ve bu tartışmayı daha sağlıklı kılacak şey karşı tarafı etiketlemek değil, konuşabilmektir. Eğer böyle düşünmüyorsanız bence asıl "yobaz" sizsiniz.


Bir de işin oyun, film ve dizi tarafı var ki çoğu kişinin tepkisi aslında doğrudan LGBT bireylere değil, anlatıdaki zorlamalara oluyor. Oyunlarla çok ilgilenen biri olarak şunu söyleyebilirim. Ben dahil çoğu oyuncu genelde karakterin kimliğine değil, hikâyenin nasıl yazıldığına bakar. Bir karakter eşcinsel olabilir, trans olabilir ya da heteroseksüel olabilir; iyi yazılmışsa zaten kimse buna takılmaz. Mesela hikâyenin doğal bir parçasıysa oyuncular bunu rahatlıkla kabul ediyor.

Sorun genelde şu noktada çıkıyor. Karakter veya kimlik, hikâyenin doğal bir unsuru olmaktan çıkıp sanki sadece mesaj vermek için eklenmiş gibi hissettiriyor bazı eserlerde. Oyuncuların eleştirdiği şey çoğu zaman bu oluyor. Yani mesele “eşcinsel karakter var” değil; mesele “karakter sadece temsil için yazılmış ve hikâyeye katkı sunmuyor” diye hissettiğimizden dolayı.

Oyun dünyasında yıllardır farklı kimliklerden karakterler var zaten ve çoğu oyuncu bunu problem etmiyor. Çünkü iyi yazılmış karakter, iyi karakterdir. Bizim için önemli olan şey hikâye, atmosfer ve karakter derinliği. Eğer bunlar güçlü ise karakterin yönelimi veya kimliği tartışma konusu bile olmuyor.
Kısacası mesele çoğu zaman insanların düşündüğü kadar siyah-beyaz değil. Bir tarafta herkes nefret dolu değil, diğer tarafta da herkes eleştiriyi sırf nefret için yapmıyor.

Biraz daha sakin ve dengeli konuşulursa bu konuların daha sağlıklı tartışılabileceğini düşünüyorum.
Çok güzel yazmışsınız hocam elinize sağlık.
 
Dürüst olmam gerekirse LGBT+ hakkında tek olumsuz baktığım konu "Gay" kısmı. "Kadın" olsam belki kadın tarafını dert ederdim. Ama bilemiyorum, erkek kafası ile pozitifim kadınlara.

Başta belirtiyim, Jim Carrey'nin "I Love You Phillip Morris" filminde ki tarzı tiplemeler, Google stok adam fotoğrafı veya "Drag Quenn" dediğiniz tiplemeler beni rahatsız etmiyor. Her ne kadar daha feminem olsalar veya eşcinsel olsalar da gününü sonunda erkek oldukları belli.
(Jim Carrey'nin bu filmini de çok severek izledim.)

Ama bu "Tuzak" olan arkadaşların ve üstüne "Furry" ile kombin yapan arkadaşların fanatikleri, sevenleri ve ergen yaşta takipçileri çok fazla artıyor. Sanayi devrimi sonrası zaten git gide düşen erkek maskülenliği sonrası, genç kesmin bu tarz "yumuşamaya..." doğru gitmesi şahsen rahatsız edici. Hadi ben eril ve yobaz bir maymunum. O yüzden bana bunu anımsatan herşeyi hayatımdan çıkardım, goril tipim ve sığ kafam ile geziyorum ortalıkta.

Ama belli bir yerden sonra etrafın Cyberpunk 2077 gibi bile olacağını sanmıyorum. İleri de illa ki bir baba olucam ve bu durum da korkutuyor beni.

Biraz fazlasıyla Fight Club'a bağladım ama şahsen hissettiğim bu. LGBT+'ın tek kötü tarafı bu bana göre.


Bombayı bırakmış gibiyim.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı