- Katılım
- 3 Mart 2017
- Mesajlar
- 1.227
- Çözümler
- 1
Daha fazla
- Sistem Özellikleri
- CPU: Intel i5 12400f
MBO: B760-M Gigabyte Gaming ddr4
GPU: RTX 4060 Asus Dual White OC
RAM: 32GB 3200 MHz ddr4
SSD: 1TB Nvme M.2
PSU: 750w DeepCool PF750
COOLER: AG400 Led DeepCool
CASE: DK361 White
FAN: White 120mm DeepCool A-RGB
CABLE: ASIAN HORSE
- Cinsiyet
- Erkek
Oyunu bitirdikten sonra genel izlenimim şu oldu: Assassin's Creed Shadows kötü bir oyun değil ama çok büyük yenilikler de sunmuyor. Japonya atmosferi ve dünya tasarımı gerçekten başarılı, keşif yapması keyifli. Gizlilik oynanışı serinin eski ruhunu hatırlatıyor.
İki karakter sistemi ilginç bir fikir. Biri daha klasik suikastçı hissi verirken diğeri daha çok güç odaklı bir oynanış sunuyor. Bu çeşitlilik hoş ama herkese hitap etmeyebilir.
Hikâye ortalama seviyede, görev yapısı ise bir süre sonra tekrar hissi verebiliyor. Teknik olarak büyük bir sorun yaşamadım, ufak tefek klasik Ubisoft pürüzleri var.
İki karakter sistemi bence oyunun hem artısı hem eksisi. Naoe ile oynamak oldukça keyifli, hızlı ve klasik suikastçı hissi veriyor. Yasuke ise farklı bir deneyim sunuyor ama bana Assassin's Creed ruhuna çok uyuyor gibi gelmedi. Dövüşleri güçlü ama parkur ve gizlilik tarafında zayıf kalıyor.
Ubisoft yine yapmış haritayı; devasa, detaylı, bol bol gezilecek yer var. Tapınaklar, köyler, dağlar, nehirler… bir yerde geyiklerle yürürken duygulandım, başka bir yerde ninja yıldızı fırlatırken kendimi Naruto zannettim. Ama ne var? Harita büyük diye boş değil. İçinde yapılacak bol etkinlik var ama bir süre sonra “hadi bakalım, yine aynı kampı sessizce al, yine aynı kuleye tırman” havası başlıyor.
Genel olarak seriyi sevenler ve Japonya temasını merak edenler için oynanabilir bir oyun. Ama beklentiyi çok yükseltmeden girmek daha doğru olur. Benim için ortalama üstü bir deneyimdi.
Görsellik ve sesler:
Grafikler mükemmel. Işıklandırma, hava durumu, gün batımı… RTX açınca gerçek hayatla arama mesafe koyasım geldi. Yağmurda yürürken bambuların hışırtısı bile meditasyon.
Müzikler şahane, özellikle dövüş sahnelerinde Japon enstrümanları girince insan gaza geliyor. Seslendirmeler de başarılı ama dublajı Japonca oynayın, atmosfer on kat daha etkileyici oluyor.
İki karakter sistemi ilginç bir fikir. Biri daha klasik suikastçı hissi verirken diğeri daha çok güç odaklı bir oynanış sunuyor. Bu çeşitlilik hoş ama herkese hitap etmeyebilir.
Hikâye ortalama seviyede, görev yapısı ise bir süre sonra tekrar hissi verebiliyor. Teknik olarak büyük bir sorun yaşamadım, ufak tefek klasik Ubisoft pürüzleri var.
İki karakter sistemi bence oyunun hem artısı hem eksisi. Naoe ile oynamak oldukça keyifli, hızlı ve klasik suikastçı hissi veriyor. Yasuke ise farklı bir deneyim sunuyor ama bana Assassin's Creed ruhuna çok uyuyor gibi gelmedi. Dövüşleri güçlü ama parkur ve gizlilik tarafında zayıf kalıyor.
Ubisoft yine yapmış haritayı; devasa, detaylı, bol bol gezilecek yer var. Tapınaklar, köyler, dağlar, nehirler… bir yerde geyiklerle yürürken duygulandım, başka bir yerde ninja yıldızı fırlatırken kendimi Naruto zannettim. Ama ne var? Harita büyük diye boş değil. İçinde yapılacak bol etkinlik var ama bir süre sonra “hadi bakalım, yine aynı kampı sessizce al, yine aynı kuleye tırman” havası başlıyor.
Genel olarak seriyi sevenler ve Japonya temasını merak edenler için oynanabilir bir oyun. Ama beklentiyi çok yükseltmeden girmek daha doğru olur. Benim için ortalama üstü bir deneyimdi.
Görsellik ve sesler:
Grafikler mükemmel. Işıklandırma, hava durumu, gün batımı… RTX açınca gerçek hayatla arama mesafe koyasım geldi. Yağmurda yürürken bambuların hışırtısı bile meditasyon.
Müzikler şahane, özellikle dövüş sahnelerinde Japon enstrümanları girince insan gaza geliyor. Seslendirmeler de başarılı ama dublajı Japonca oynayın, atmosfer on kat daha etkileyici oluyor.
Son düzenleyen: Moderatör: