Loyalty571
Decapat
- Katılım
- 20 Ocak 2024
- Mesajlar
- 2.994
- Çözümler
- 12
Aynı banttan öğrenmiş olduğunuz argümanları cevaplayayım.Subjektif olan yapılanların din düşmanı olmaya yorulması. Aklın yolu bir olan şeyse Atatürk'ün yaptıklarının böyle şeylerle karalanamayacağı, eğer Atatürk olmasaydı farklı ülkelerin sömürgesi altında çan sesi dinleyecek olman. Alakası bu. Buna rağmen saygı ve minnet yerine nefret ve hasetlik duyuyorsunuz.
Aksine, her Atatürk kelimesi gördüğünde konuya zıplayıp alakalı alakasız bir şey söylemeye gelenler, konuyu ana başlıktan saptırıp yine kendi konuşmak istediği konuya çekip milleti kafir ilan edenler linç kültüründen besleniyor. Forumda dini başkasına saldırmadan olumlayan bir konu açıp linçlenen birini görmedim.
Müslüman olmamak din düşmanı olmakla aynı şey değildir. Kimin Müslüman olup olmadığı da kimseyi ilgilendirmez zaten. Devletin yönetimiyle, icraatlerle ve yapılan işin ''niteliğiyle'' Müslüman olmanın alakası yoktur. Yaftalanmak da din düşmanı olmayan birinin sadece ülke yönetiminin şeriat değil demokrasi olarak yönetilmesini savunduğu için din düşmanı olarak addedilmesi oluyor. Tam olarak da yukarıda yazdığın tanım yani.
3 paragrafına da gerekmemesine rağmen cevap verdim, asla başkasının fikrine tamam demeyen ve kendiyle aynı düşünmeyeni münafık, düşman, cart curt varsayan kesimden olduğunu bilmeme rağmen. Bir süredir foruma ayıracak vaktim yok, maalesef ki ona rağmen bir bakınayım diye her girdiğimde de bu tipleri görmekten fazlasıyla sıkıldım. Keşke ait olduğunuz, kültürüne ait hissettiğiniz, dilini bile kutsal saydığınız Arabistan'a gitseniz de siz de rahatlasanız biz de.
Başkalarına içi boş özgüvenden bahsetmek için önce kendinden dolu bir şeyler sunmak gerekiyor maalesef.
Öncelikle şu konuda anlaşalım. Bizim Atatürk'ün komutanlığı ile veya savaşlardaki başarıları ile sorunumuz yoktur, olamaz da. Zira kendisi de savaş döneminde gaza ve cihat anlayışını benimsemiş, savaş sonrasında ortaya çıkan fikirlerini bu dönemde dile getirmemiştir. Savaş sonrasında yaşanan derin değişiklikler ve savaş döneminde ordudan yoksun sadece yerel mücadele ile ayakta kalan iller bize gösteriyor ki işgal altında dahi devrimler kadar etkin bir değişiklik yapılamamıştır. Dil devriminden halifeliğin kaldırılışına kadar büyük devrimler ancak içimizden birinin öncülüğünde yapılabilirdi. Çeşitli ilkelerle İslam'ın her alandan içi boşaltılmaya çalışılmış, kendi takipçilerinin dahi beğenmediği bir rejim ortaya çıkmıştır. Siz dahi sızlanırken bizim sevmemizi bekleyemezsiniz.
Atatürk'ü övdüğünüz ritüellerinize hiçbir zaman karışmadım. İslam ile alakalı yorum yapmadıkça umurumda olmaz. Atatürk kelimesini gördüğüm için konuya tıklamadım. İslam yazdığı için tıkladım. İdeolojisini eleştirenlerle baş edemediği için "Hain" vb. yaftalarla susturmaya çalışan kimselerden bahsediyorum. Sizin görmeyişiniz olanı değiştirmiyor.
Engelleyin, görmeyin. Benim buradaki kimseye karşı kişisel bir nefretim yok. İslam'ı çeşitli indirgemelerle "Arap dinine inanıyorsan Arabistan'a git", "Hem laik hem Müslüman olunur" şeklinde yorumlarsanız bize de söz hakkı düşsün değil mi? Sözde ve çifte standarda sahip özgürlük anlayışınızı kanıtladığınız için teşekkür ediyorum.
Ek olarak herkese açıkça söyleyeyim. Bu topraklara 1071 yılında gelinme amacı neyse, kurulan devletlerin amacı neyse, Kurtuluş Savaşı'nı anlatan İstiklal Marşı'nda anlatılan ruh neyse bizde yaşayan ruh da odur. Bu ülkenin sahipleri de o ruha sahip insanlardır.