Atatürk ve İslam

Subjektif olan yapılanların din düşmanı olmaya yorulması. Aklın yolu bir olan şeyse Atatürk'ün yaptıklarının böyle şeylerle karalanamayacağı, eğer Atatürk olmasaydı farklı ülkelerin sömürgesi altında çan sesi dinleyecek olman. Alakası bu. Buna rağmen saygı ve minnet yerine nefret ve hasetlik duyuyorsunuz.

Aksine, her Atatürk kelimesi gördüğünde konuya zıplayıp alakalı alakasız bir şey söylemeye gelenler, konuyu ana başlıktan saptırıp yine kendi konuşmak istediği konuya çekip milleti kafir ilan edenler linç kültüründen besleniyor. Forumda dini başkasına saldırmadan olumlayan bir konu açıp linçlenen birini görmedim.

Müslüman olmamak din düşmanı olmakla aynı şey değildir. Kimin Müslüman olup olmadığı da kimseyi ilgilendirmez zaten. Devletin yönetimiyle, icraatlerle ve yapılan işin ''niteliğiyle'' Müslüman olmanın alakası yoktur. Yaftalanmak da din düşmanı olmayan birinin sadece ülke yönetiminin şeriat değil demokrasi olarak yönetilmesini savunduğu için din düşmanı olarak addedilmesi oluyor. Tam olarak da yukarıda yazdığın tanım yani.

3 paragrafına da gerekmemesine rağmen cevap verdim, asla başkasının fikrine tamam demeyen ve kendiyle aynı düşünmeyeni münafık, düşman, cart curt varsayan kesimden olduğunu bilmeme rağmen. Bir süredir foruma ayıracak vaktim yok, maalesef ki ona rağmen bir bakınayım diye her girdiğimde de bu tipleri görmekten fazlasıyla sıkıldım. Keşke ait olduğunuz, kültürüne ait hissettiğiniz, dilini bile kutsal saydığınız Arabistan'a gitseniz de siz de rahatlasanız biz de.

Başkalarına içi boş özgüvenden bahsetmek için önce kendinden dolu bir şeyler sunmak gerekiyor maalesef.
Aynı banttan öğrenmiş olduğunuz argümanları cevaplayayım.

Öncelikle şu konuda anlaşalım. Bizim Atatürk'ün komutanlığı ile veya savaşlardaki başarıları ile sorunumuz yoktur, olamaz da. Zira kendisi de savaş döneminde gaza ve cihat anlayışını benimsemiş, savaş sonrasında ortaya çıkan fikirlerini bu dönemde dile getirmemiştir. Savaş sonrasında yaşanan derin değişiklikler ve savaş döneminde ordudan yoksun sadece yerel mücadele ile ayakta kalan iller bize gösteriyor ki işgal altında dahi devrimler kadar etkin bir değişiklik yapılamamıştır. Dil devriminden halifeliğin kaldırılışına kadar büyük devrimler ancak içimizden birinin öncülüğünde yapılabilirdi. Çeşitli ilkelerle İslam'ın her alandan içi boşaltılmaya çalışılmış, kendi takipçilerinin dahi beğenmediği bir rejim ortaya çıkmıştır. Siz dahi sızlanırken bizim sevmemizi bekleyemezsiniz.

Atatürk'ü övdüğünüz ritüellerinize hiçbir zaman karışmadım. İslam ile alakalı yorum yapmadıkça umurumda olmaz. Atatürk kelimesini gördüğüm için konuya tıklamadım. İslam yazdığı için tıkladım. İdeolojisini eleştirenlerle baş edemediği için "Hain" vb. yaftalarla susturmaya çalışan kimselerden bahsediyorum. Sizin görmeyişiniz olanı değiştirmiyor.

Engelleyin, görmeyin. Benim buradaki kimseye karşı kişisel bir nefretim yok. İslam'ı çeşitli indirgemelerle "Arap dinine inanıyorsan Arabistan'a git", "Hem laik hem Müslüman olunur" şeklinde yorumlarsanız bize de söz hakkı düşsün değil mi? Sözde ve çifte standarda sahip özgürlük anlayışınızı kanıtladığınız için teşekkür ediyorum.

Ek olarak herkese açıkça söyleyeyim. Bu topraklara 1071 yılında gelinme amacı neyse, kurulan devletlerin amacı neyse, Kurtuluş Savaşı'nı anlatan İstiklal Marşı'nda anlatılan ruh neyse bizde yaşayan ruh da odur. Bu ülkenin sahipleri de o ruha sahip insanlardır.
 
Atatürk'ün komutanlığıyla derdimiz yok demenin Napolyon'un başarılarıyla derdimiz yok demekten farkı yok. Yalandan saygının etrafından dolanmak için güzel cümleymiş, takdir ettim.

Yapılan değişikliklerin sebebi dinin insanın gözünü boyamak, objektiflikten uzaklaştırmak için en güçlü silah olduğu çünkü insanın en büyük dayanağı olduğunun bilinmesinden dolayıdır.

Günümüzdeki yönetimin dini bir paravan olarak kullanarak her başarısızlığın, her yanlışın üstünü örtebiliyor ve sorumluluktan kaçabiliyor oluşu da bunu zaten kanıtlıyor. Laiklik olmak zorunda, çünkü din ve devlet işlerinin bir arada olduğu yerde devlet işleri kimsenin umrunda olmuyor maalesef. Bu da yine Atatürk'ün ileri görüşlülüklerinden biridir ancak maalesef bu acı sonu engellemeye ne gücü ne ömrü yetmiştir.

Ritüel falan yok ortada, Atatürk put veyahut üstünde oyunlar oynanan bir figür değildir. Kimse de bir alanda toplanıp binlerce kez adını zikrederek sallanmaz. Hangimiz kimiz ki kimin kime kişisel nefreti olacak. Kişisel nefreti olan biri muhtemelen acınası bir hayat yaşıyordur. Burada sorun içinde bulunduğunuz kesimin herkesten nefret etmesi.

Arap dinine inanan Arabistan'a gitsin demedim. En iyi yaptığınız şeyi yaparak lafları evirip çevirip kendi keyfine göre başkasını kafir/düşman addedecek şekilde yorumladınız. Arap kültürüne ait ögeleri Türkiye sınırları içinde zorla yaşatma takıntısında olanlar keşke bu ögelerin halihazırda bulunduğu yere gitseler de onlar da rahat rahat istedikleri hayatın içinde bulunsalar dedim.

Yoksa ben sizin aksinize kimseyi benimle aynı ideolojide olmadığı için dışlamam. İster Müslüman olsun, ister Hristiyan, isterse Uçan Spagetti Tanrısı'na inansın. Başkasının özgürlüğüne göz dikmesin yeterli.

Ruhunu da içini de bilemem, umrumda da değil.
 
Son düzenleme:
Tanrıya ne aciz diye bir kavram nede karaktersiz gibi bir kavram biçilebilir hocam. Bilmediğimiz bir şey için bir insani kavramları uygulayamayız. Bir tanrının keyfi de olamaz tanrı mantığına ters bilmiyoruz nasıl bir şey olduğunu çünkü bilincimizinde ötesinde.
Islamda tanri kendini anlatirken epey bi insani anlatiyor ama sen bilirsin. Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?

Sozde bilinc disi bi varlik ama kendini anlatirken cok merhametli* anlatir, ancak sinirlenir ve gazabindan korkmamiz gerektigini soyler**. Duygulari yok, insani bi varlik degil ama peygamberini cok seviyor***, ona zarar verenleri gazapla tehdit ediyor****.

*: A'raf 156, En'am 12, Zumer 53...
**: A'raf 97, Nahl 45
***: Duha 3, Ahzab 56 ve pek cok ayet...
****: Ahzab 57, Tevbe 61, Tebbet 1-3

Allah fazla insani duygularla tarif edilmis bi yaratici, ayni diger Ibrahimi dinlerde oldugu gibi. Ibrahimi dinlerde tanrinin karakteristigi genelde asagi yukari eslesir birbiriyle.

Sorsan bunu, dinler genelde "insanlar anlasin diye boyle metaforik bir dil secmis" diye savunurlar. Halbuki metaforik dedikleri dil, bir yaraticinin kendisine inanmayan kisileri en sadistik sekillerde cezalandiracagini gormezden gelir ve tanrinin bunu duygusal olarak degil de, adil olmak icin yaptigi safsatisini arguman olarak kullanirlar. Adil olanin inanmayana katille ayni muameleyi yapmak oldugunu savunmaktir halbuki. Neyse bu kisma girersek cikamayiz sabaha kadar.

Son olarak; bu noktada tanri icin pek cok karakteristik bicilebilir felsefi acidan cunku tanri da bu karakteristikleri kendisini aciklamak icin bicmis. Tanri bilinc disi, tanri insani kavramlara uymaz gibi cumleler, tanrinin kendini aciklama sekliyle cakisiyor. Ilk sorumu yineleyeyim; Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?
 
Son düzenleme:
Islamda tanri kendini anlatirken epey bi insani anlatiyor ama sen bilirsin. Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?

Sozde bilinc disi bi varlik ama kendini anlatirken cok merhametli* anlatir, ancak sinirlenir ve gazabindan korkmamiz gerektigini soyler**. Duygulari yok, insani bi varlik degil ama peygamberini cok seviyor***, ona zarar verenleri gazapla tehdit ediyor****.

*: A'raf 156, En'am 12, Zumer 53...
**: A'raf 97, Nahl 45
***: Duha 3, Ahzab 56 ve pek cok ayet...
****: Ahzab 57, Tevbe 61, Tebbet 1-3

Allah fazla insani duygularla tarif edilmis bi yaratici, ayni diger Ibrahimi dinlerde oldugu gibi. Ibrahimi dinlerde tanrinin karakteristigi genelde asagi yukari eslesir birbiriyle.

Sorsan bunu, dinler genelde "insanlar anlasin diye boyle metaforik bir dil secmis" diye savunurlar. Halbuki metaforik dedikleri dil, bir yaraticinin kendisine inanmayan kisileri en sadistik sekillerde cezalandiracagini gormezden gelir ve tanrinin bunu duygusal olarak degil de, adil olmak icin yaptigi safsatisini arguman olarak kullanirlar. Adil olanin inanmayana katille ayni muameleyi yapmak oldugunu savunmaktir halbuki. Neyse bu kisma girersek cikamayiz sabaha kadar.

Son olarak; bu noktada tanri icin pek cok karakteristik bicilebilir felsefi acidan cunku tanri da bu karakteristikleri kendisini aciklamak icin bicmis. Tanri bilinc disi, tanri insani kavramlara uymaz gibi cumleler, tanrinin kendini aciklama sekliyle cakisiyor. Ilk sorumu yineleyeyim; Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?
Bana niye Kuran gibi bir kitaptan tanrıyı açıklama çalışıyorsunuz ? Felsefi açıdan tanrıyı yorumluyorum siz gelmişsiniz bana inanmadığım kitaptan ayetler atmışsınız.
Hala sözümün arkasındayım tanrı kavramını araştırdıysanız insani duyguların biçilmeyeceğini anlamanız lazım en baştan beri. Bunun 4 büyük din ile veya herhangi bir din ile bir bağlantısı yok tanrı kavramı herşeyin üstünde demektir sadece bizden değil evrenden zamandan. herşeyin üstünde olduğu bir kavramı bilinmezliği açıklayamassın sadece benzetme yapabilirsin.

Tanri bilinc disi, tanri insani kavramlara uymaz gibi cumleler, tanrinin kendini aciklama sekliyle cakisiyor. Ilk sorumu yineleyeyim; Tanri aciklamis kendini insani kavramlarla, biz niye aciklamayalim?
Tanrı kendini nasıl açıklamış hangi tanrı açıklamış ? Hangi tanrıya inanıyorsunuz da kendini açıklamış ? Tanrının kendini açıklama şekli mi var da benim bütün dediklerimi çürütüyorsun ?
Kaç adet hangi tanrıların kendini açıklama şekli var benim dediklerim geçersiz ?



Şu konuda gayet iyi kendimi açıkladığımı düşünüyorum.
 
Son düzenleme:
Bu temelsiz, içi boş özgüveniniz takdire şayan. Bazen gerçekten şaşırıyorum sizlere. Bir insanın görüşleri bu kadar temelsizken ve linç kültürü ile ayakta tutulurken nasıl olur da bu kadar özgüvenli olabilir? Unutmayınız, nitelik nicelikten üstündür.

Bir de işin en ironik tarafı: Yazılan mesajları okuyorum. Her biriniz bir banttan üretilmiş gibi aynı argümanları sıralıyorsunuz. Kendine ait bir fikri olan var mı burada merak ediyorum.
Atatürk’ü seviyoruz. Atatürk’ü sevmeme nedeniniz olan dininizi sevmiyoruz.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Tanrı kendini nasıl açıklamış hangi tanrı açıklamış ?
Islamda tanri kendini anlatirken epey bi insani anlatiyor ama sen bilirsin.

Hangi tanrıya inanıyorsunuz da kendini açıklamış ?
Inanmiyorum. Ancak Islam'in tanrisi kendini bol bol acikliyor. Hristiyanlik ve Yahudilik dinleri icin de durum cok farkli degil. Yani 4 buyuk din disina cikarsan zaten, her tanri nerdeyse bi insan gibi davraniyor, o da ayri.

Tanrının kendini açıklama şekli mi var da benim bütün dediklerimi çürütüyorsun ?
Evet var. Pek cok ayette tanri kendi merhametini, kendi ofkesini, gazabini, sevgisini aciklamis. Bazi zaman yaraticiligini aciklamis. Kendi ilminin ne kadar genis oldugunu aciklamis. Adaletli oldugunu aciklamis vs vs.

Bu sadece Islam'in tanrisina ozel degil. Daha once de soyledigim gibi Ibrahimi dinlerin tamaminda tanrinin kendi bi aciklama sekli vardir. Kendini insani duygularla aciklar.

Ayet gorunce triggerlanmissin anlamsiz bi sekilde;
Felsefi açıdan tanrıyı yorumluyorum siz gelmişsiniz bana inanmadığım kitaptan ayetler atmışsınız.
Son olarak; bu noktada tanri icin pek cok karakteristik bicilebilir felsefi acidan cunku tanri da bu karakteristikleri kendisini aciklamak icin bicmis.
Tanriyi aciklamak icin karakter bicilebilir dayanagim tarih boyunca dinlerin neredeyse tamaminin (buna Greek/Rome Pantheon'lari, Nordic dinleri de dahil) her tanrinin bir karakteri ve kisiligi var.

Hatta tanrilarin karakteristiklerinin olmasi insanlar icin de onemli, cunku bu bir gorunmez varligi kabullenmeyi kolaylastiriyor. Soyut, tarif edilemez bi varliga inanmak zor. Ancak tarif etmeye basladigin an, somut bi seyle iliskilendirip inanmayi kolaylastirmis oluyorsun.

Referans olarak paylastigin mesajda da, tanri kavramini, tanrinin kendisini tanimlamak icin bictigi karakteristiklerden yararlanarak aciklamissin.
Allaha insani özellikler yükleseydik az önce dediğimiz gibi egosu var vs Allahı yaratılmışlara benzetmiş olurduk buda ilk başta dediğim gibi Allahın tanımına çok ters bir argüman Allah yaratılmamıştır. Bir özellik verirsek yaratılmış olur. İnsani özellikler zaten sınırlıdır zaman ve mekana bağlıyız biz öncemiz ve sonramız var bir yerde oluruz fiziksel olarak ama tanrıda böyle bir şey olamaz. Yaratılmadı çünkü o.
Yaratilmislara benzememek Islam'in tanrisinin bi ozelligi. Hristiyanlik dininin kendi felsefesine gore, insanlar tanrinin yansimasi. Onun suretinde yaratilmislar. Hristiyanlik dininde tanri, yarattiklarini cok sever, hatta tanrinin bi de oglu da vardir! Bu ogul da butun insanlik icin aci cekmistir.

Felsefik olarak da farkli. Allah yaratilmamistiri da diyebilmenin sebebi dinin kendisinin bunu sana soyluyor olusu. Ya yalan soyluyorsa? Bir yaratilisi varsa? Onu yaratan varlik, ona da yaratma becerilerini bahsettiyse? Ya sadece egosundan dolayi insanlara "Ben yarattiklarima benzemem" diyorsa?

Felsefi acidan bunlarin tamami gecerli sorular. Her dinin kendi bi felsefesi var ve dinler ustu felsefede incelersen olayi, her dinde, dinin tanrisinin kendisini belli bir karakteristikle ifade ettigini siddetli olcude gorebilirsin. Bu tarz karakteristikler olmaksizin adalet, cennet ve cehennem gibi kavramlarda anlam yitirir dinler felsefesi acisindan. Tanri kendi ahlakini aciklamazsa, "adalet" ici bos soyut bir kavram haline gelir. Hem insanlar icin, hem tanri icin, ahlak, dolayisiyla duygular onemli kavramlar.
 
Inanmiyorum. Ancak Islam'in tanrisi kendini bol bol acikliyor. Hristiyanlik ve Yahudilik dinleri icin de durum cok farkli degil. Yani 4 buyuk din disina cikarsan zaten, her tanri nerdeyse bi insan gibi davraniyor, o da ayri.


Evet var. Pek cok ayette tanri kendi merhametini, kendi ofkesini, gazabini, sevgisini aciklamis. Bazi zaman yaraticiligini aciklamis. Kendi ilminin ne kadar genis oldugunu aciklamis. Adaletli oldugunu aciklamis vs vs.
Hala bana ayet diyorsun başka dinler diyorsun. Ben sana Tanrı kavramını açıklamaya anlatmaya çalışıyorum felsefi yorumlarla sen bana şu dinde şu kitapta öfke gazabı var diyorsun ben zaten inanmıyorum diyorum bana kitaplardan örnek verme lütfen.

Tanriyi aciklamak icin karakter bicilebilir dayanagim tarih boyunca dinlerin neredeyse tamaminin (buna Greek/Rome Pantheon'lari, Nordic dinleri de dahil) her tanrinin bir karakteri ve kisiligi var.

Hatta tanrilarin karakteristiklerinin olmasi insanlar icin de onemli, cunku bu bir gorunmez varligi kabullenmeyi kolaylastiriyor. Soyut, tarif edilemez bi varliga inanmak zor. Ancak tarif etmeye basladigin an, somut bi seyle iliskilendirip inanmayi kolaylastirmis oluyorsun.

Referans olarak paylastigin mesajda da, tanri kavramini, tanrinin kendisini tanimlamak icin bictigi karakteristiklerden yararlanarak aciklamissin.
Öznel konuşmaya devam ediyorsun. Referans verdiğim yazıma bakmışsın ordada yazıyor zaten dinlerde tanrı kendini insani duygularla açıklamaz ise sen nasıl anlamayı düşünüyorsun bilinmezliği nasıl biliceksin ? Tabikide benzetme yaparak örnekleme yaparak biliceksin. Referans mesajımda da zaten kendim de diyorum açıklayamazsınız kimse açıklayamaz diye. Anca kitaplarında yaptığı gibi insani duygular biçerek açıklayabilirsiniz. Başka bir yolu yok çünkü bunun idrak seviyenin üstü bir şeyi ne anlarsın ne anlatabilirsin.
Felsefik olarak da farkli. Allah yaratilmamistiri da diyebilmenin sebebi dinin kendisinin bunu sana soyluyor olusu. Ya yalan soyluyorsa? Bir yaratilisi varsa? Onu yaratan varlik, ona da yaratma becerilerini bahsettiyse? Ya sadece egosundan dolayi insanlara "Ben yarattiklarima benzemem" diyorsa?
Hayır tanrı kavramı dinlerden ayrı olarak yorumlanır. Din bazlı tanrı kavramını yorumlamışsın. Tanrı mutlaktır yaradandır yaratılmaz. Eğer ki yaratılmış olsaydı tanrı kavramına ters olurdu onu yaratan kişi tanrı olurdu böyle böyle sonsuza kadar devam edebiliriz e şimdi sen tanrının her şeye gücü yok mu yine başka yaratan birisini yaratamaz mı diyebilirsin orasını ben bilemem işte isterse niye yaratmasın. Tanrının yaratıcısı sorunu çatışmasına girmeye hiç gerek yok bunun bir cevabı yok bilmediğimiz için. Daha tanrı kavramını idrak edemez iken onun yaratıcısını idrak etmek biraz saçma tabikide tartışmaya açık ama sadece tartışmaya bir sonuca değil. Tanrıya hala insani özellikler biçmişsiniz egosundan dolayı diyerek. Bilmediğimiz bir şeye bir şey biçiyorsunuz. Yaptığınız sadece benzetme. Ben sana hiçlik nedir desem hiç bir şey diyemessin çünkü ne gördük ne araştırdık nede biliyoruz sadece az önce konuştuğumuz gibi çıkarımlar yapabiliyoruz hiçlik hakkında. Ama varlık nedir desem biliriz çünkü bildiğimiz her şey bir varlık.
Felsefi acidan bunlarin tamami gecerli sorular. Her dinin kendi bi felsefesi var ve dinler ustu felsefede incelersen olayi, her dinde, dinin tanrisinin kendisini belli bir karakteristikle ifade ettigini siddetli olcude gorebilirsin. Bu tarz karakteristikler olmaksizin adalet, cennet ve cehennem gibi kavramlarda anlam yitirir dinler felsefesi acisindan. Tanri kendi ahlakini aciklamazsa, "adalet" ici bos soyut bir kavram haline gelir. Hem insanlar icin, hem tanri icin, ahlak, dolayisiyla duygular onemli kavramlar.
Tabikide nerdeyse her dinde tanrı bir şekilde kendini açıklaması lazım. Ama bunu tabikide bizim idrak seviyemize indirip yapması lazım. Bize bilmediğimiz şeyler ile kendini açıklamaya çalışırsa kim ona iman edicek veya ancak bir insan yazımı insanın ağzından çıkma şeyler böyle olabilir. Bir tanrı var ama kendini insan gibi tanıtıyor ya gerçekten tanrı ve bizim idrak seviyemizde açıklıyor yada bizim gibi bir insan o yüzden öyle yazıyor.
 
Hala bana ayet diyorsun başka dinler diyorsun. Ben sana Tanrı kavramını açıklamaya anlatmaya çalışıyorum felsefi yorumlarla sen bana şu dinde şu kitapta öfke gazabı var diyorsun ben zaten inanmıyorum diyorum bana kitaplardan örnek verme lütfen.
Bana ne inanıp inanmadığından? Kavramları açıklamak ve örneklendirme için kullanıyorum ben onları. Sana neye inanman gerektiğini dayattığımı hatırlamıyorum.
Başka bir yolu yok çünkü bunun idrak seviyenin üstü bir şeyi ne anlarsın ne anlatabilirsin.
Buna daha önce samimi gelmediğini söyledim bu çeşit bi savunmanın;
Sorsan bunu, dinler genelde "insanlar anlasin diye boyle metaforik bir dil secmis" diye savunurlar.
Omnipotent bi varlığın kendini anlatabileceği her zaman daha iyi bi yol var. Eğer tanrısallığın tanımlarından gideceksek tanrının Omnipotent, Omniscient, Omnipresent ve Omnibenevolent olması beklenir.

Omnipotency olan her noktada tanrı kendini şüphe dahi bırakmadan, insan idrakına taşıyabilir olmalıdır. Tanrısallığın tanımlarına gereksiz takılıyorsun. Hiçliği de tarif edebilirsin felsefi olarak. Görmediğin bir somutu hayal etmek zor olabilir ancak soyutlar için geçerli değil bu.

Tanrıya hala insani özellikler biçmişsiniz egosundan dolayı diyerek.
Omnibenevolency ahlak tanımlar. Ahlakı tanımlayabildiğimiz, mutlak iyi olarak tanımadığımız bir varlığın farklı özellikler ile açıklanması "insani özellikler" olmuyor. Hristiyanlık örneğini de daha önce bu yüzden kullandım. Tanrının suretinden doğmuş olmak (Imago Dei), tanrının hür ifadesinin, sevme becerisinin ve benzeri yeteneklerinin insanda bulunmasıdır. Bunu kullandım çünkü tanrı kavramını açıklamaya çalışırken, tanrıların yaratılandan tamamen tenzih olduğunu varsaymak anlamsız. Tanrının kendini yaratılandan tamamen tenzih tuttuğunu kanıtlamak gerektirir ki kanıtlanamaz, dolayısıyla tanrı kendini yarattığından tamamen bağımsız tuttu gibi kesin bi yargıda bulunamazsın. Yaratılan, yaratanın özelliklerinin bir kısmını bile taşıdığı senaryoda, yaratan, yaratılmış kavramlarla açıklanabilir ve özdeşleştirilebilir olur.
Bilmediğimiz bir şeye bir şey biçiyorsunuz.
Öznel konuşmaya devam ediyorsun.
Olaya bu şekilde yaklaşacaksak felsefeyi komple bırakmamız gerek. Felsefe bilinmeyeni anlamlandırma çabasıdır zaten. Mutlak doğrusu yoktur. Felsefenin tanımı gereği soruların evrensel, yanıtlarınsa öznel olması gerekir.

Ek olarak, sadece ben öznel konuşmuyorum. Sende öznel konuşuyorsun. Tanrının bir bilinmeyen olması da dahil söylediğin her şey öznel. Tanrının bilinmezliği senin için nesnel gibi duruyor olabilir ancak bir inanan için tanrı bilinmez değil. Tanrı net bir şekilde tarif edilmiş üstün bir varlık Müslümanlar için.
 
Atatürk bu, kendisi inanmıyor diye kalkıp camileri yıktırıp İslamı mı yasaklayacak? Nüfusun çoğunluğu Müslüman, kendisi de bunun farkında olduğu için halkın mutluluğunu inançlarına sahip çıkarak arttırıyor. Atatürk Müslüman değildi. Gökten indiği sanılan kitapların da semavi dinlerin kitapları dahil (yani İslam dahil) bir çok dine karşı söyledi. Adamı zorla Müslüman yapmaya gerek yok bence. Ayrıca ateist olacak kadar, sorgulayacak kadar zeki birisi kalkıp Atatürk'ün dinini sorgulamaz. Allah'ın da yazdığı gibi;
"Sizin dininiz size, benim dinim banadır."
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı