İslam ve laiklik aynı anda desteklenebilir mi?

  • Konuyu başlatan fl3y
  • Başlangıç Tarihi
  • Mesaj 258
  • Görüntüleme 6.550
Yapay zeka kaynağı kalkınca normale dönmüşsünüz ki direkt "tekfirci" yaftasına başlamışsınız. Sizi tanımak güzel. Kaynağım başta da Kur'an ve hadisti. Son mesajımda da öyle. Sıkışınca her taraftan zorlama, orasından burasından çekiştirilmiş yorumlar ekleyen ben değilim. "Yorumsuz" delillerimi sıralamama rağmen yorum eklediğimi düşünmeniz bile okumadığınızı, kopyala-yapıştır ile geçiştirdiğini kanıtlıyor. Laiklik ile İslam hep zıttı, zıt kalacak. İslam'ın ilk emrinden son emrine kadar bireyden topluma bir inşa söz konusudur. Hz. Muhammed'in devlet başkanı sıfatıyla hükümleri ve siyaseti apaçıktır. İslam'ın şartlarını kuru ezber zanneden yahut Hz. Muhammed'in uygulamalarını sadece döneme hapseden tarafın kim olduğu apaçıktır. Atatürkçü zihniyetinizi uyarlama çabanız beyhudedir.

Baştan sona yazdıklarınızın hepsi hiçbir makale alıntısı değil hüküm ayetlerine Allah'ın hükmünü sanki yeryüzünde bir devlet kuralım da biz tatbik edelimmiş gibi algılıyorsunuz hâlbuki o ayetler gayet açık yine Şeriat kelimesinin manası da kullanıldığı manada çok açık ve üstelik benim örnek vermiş olduğum Kafirun Suresi‘ndeki senin dinin sana benim dinim bana Yunus doksandokuzuncu ayetteki Allah dileseydi herkesi Müslüman yapardı onları bağlamında yüzlerce ayeti görmezden gelerek laiklikle İslam'ın çelişmemediği apaçık ortadayken hala ısrar etmeniz çok enteresan.

Bu konuda yapılmış akademik çalışmaları küçümsemeniz ama kendi cevaplarınızda hiçbir çalışma ve akademik bilgi sunmamanız bu konudaki bilginizi açık ortaya koymuştur zaten. İnsanları sınıflandıran ve ayıran sensin

Bu ülkeye gerçek İslam Atatürk'le gelmiştir savaş zamanı dergahlarda tarikatlar da siyaset yapanların İslam'ı nasıl ifsat ettiklerini çok iyi biliyoruz o yüzden herkesin dinini ve vicdani hürriyetini özgürce yaşadığı bir ülkeyi tercih ederim.

Hüküm kelimesi geçen ayetler de gayet de yorumluyorsunuz Şeriat devletini çıkartmaya çalışıyorsunuz böyle bir şey Kur'an‘da farz kılınmamış ama siz sanki farzmışsın farzmış gibi namaz oruç gibi hacca gitmek gibi farzmış gibi ya da Allah'a peygambere inanmak gibi şartmış gibi bunu sunamazsınız İslam'da böyle bir şey yok. Dini çarpıtan ve kendi çıkarlarına ya da menfaatlerine nefsi yorumlarına alet eden sensin.

Bu nedenle benim konu boyunca yapmış olduğum bütün açıklamalar belli kaynaklara mantık akıl nüzul ve İslam çalışmalarına dayanmakta. Sis size hiçbir kaynak gösteremediniz. Ayetlerin direkt verdiği anlamlar dışında başka anlamlar çıkarabilmeniz için ancak bu konuda birlik bulunmuş fıkıh ve tefsirleri kullanmanız gerekir ancak sizin kullandığınız argümanlar tamamen hariciler tüm İslam dünyasının ortak kabul etmediği kıyı da köşede kalmış fikirlere dayanmakta. Ve bunları bugün kötüye kullananları da gayet net ve açık bir şekilde görebiliyoruz.

En nihayetinde size bir şey ispatlamam gerekmiyor. Çünkü size sundugum sosyolojik çalışmalar bu konuda yıllarını vermiş ilahiyat profesörlerin çalışmalarını küçümseyerek nefsani olarak yorumlamanız çok komik. O yüzden sizi ciddiye almıyorum. İroniktir ki asıl nefsani yorumları ayetleri kendi nefsine göre yorumlayan da sensin konu başından beri. Hem benim sunmuş olduğum ayetlere cevap veremedin hem de kendi sunmuş olduğun ayetlerin açıklamalarını Linguistik ve kelime bağlamında çarpıttın.

Evet tekfircisin çünkü İslam’ın farz olarak sunmadığı şeyleri kendi yorumlarına göre farzmış gibi sunup insanları kafir gerçek Müslüman şeklinde kendi kafana göre ayıramazsın. Bir insan Kelime-i şehadet getiriyor ve Allah’a inanıyorsa namaz kılmasa oruç tutmasa bile o onunla Allah arasındadır sen karışamazsın ve bu insanlar yönetimi altında yaşadıkları devletin İslam ya da o bu ya da laiklik istediği şekilde yönetilmesini isteyebilirler. Bu insanların Müslüman olup olmadığına karar verme yetkisini kendinde görüyorsan sen gayet de tekfirxisin
 
Son düzenleme:
Baştan sona yorum yazdıklarınızın hepsi hiçbir makale alıntısı değil hüküm ayetlerine Allahın hükmünü sanki yeryüzünde bir devlet kuralım da biz tatbik edelimmiş gibi algılıyorsunuz hâlbuki o ayetler gayet açık yine Şeriat kelimesinin manası da kullanıldığı manada çok açık ve üstelik benim örnek vermiş olduğum Kafirun Suresi‘ndeki senin dinin sana benim dinim bana Yunus doksandokuzuncu ayetteki Allah dileseydi herkesi Müslüman yapardı onları bağlamında yüzlerce ayeti görmezden gelerek laiklikle İslam’ın çelişmemediği apaçık ortadayken hala ısrar etmeniz çok enteresan.
İşte böyle kendiniz yazın ya. Ne güzel oldu. Şimdi sıra sıra cevap yazmaya çalışayım. Verdiğiniz örneğiniz Kafirun Suresindeki ayet ile başlayalım.

Baştan beri benim "yorumdan" kastım hiçbir zaman ayetleri bağlamından koparmak yahut nefsani yorumlar değildi. Bahsettiğim, bir ayeti anlamak istiyorsanız öncelikle bu ayetin iniş sebebini araştırmalısınız. Ayetin iniş sebebi direkt olarak ayetin bir nevi yorumudur. Ardından bu ayetin akabininde Hz. Muhammed ne demiştir, o ayeti nasıl uygulamıştır buna bakarız. Benim "yorumdan" kastım hep buydu. Şimdi Kafirun suresinin son ayeti neden inmiş bakalım:

"Mekke'nin ileri gelen müşriklerinden bir grup (aralarında Velid b. Muğire, Âs b. Vâil, Ümeyye b. Halef ve Esved b. Muttalib gibi isimlerin bulunduğu rivayet edilir), İslam'ın yayılmasını engellemekte başarısız olunca Hz. Peygamber'e gelerek bir anlaşma önerdiler. Dediler ki:

"Ey Muhammed! Gel aramızı bulalım. Biz bir yıl senin Rabbine ibadet edelim, sen de bir yıl bizim ilahlarımıza (putlarımıza) ibadet et. Eğer senin getirdiğin din bizimkinden hayırlıysa biz de sana katılmış ve ondan nasibimizi almış oluruz. Yok eğer bizim elimizdeki (din) seninkinden hayırlıysa, sen de bize katılmış ve ondan nasibini almış olursun."

Hz. Peygamber (s.a.v.), Allah'a şirk koşmaktan O'na sığındığını belirterek bu teklifi kesin bir dille reddetti. Müşrikler bu teklifte ısrar edince, Cebrail (a.s.) gelerek Kâfirun Suresi'ni indirdi. Allah, bu sure ile Peygamberine, kâfirlere karşı inancını net bir şekilde ayırmasını emretti."

İniş sebebinden anlaşıldığı üzere bu ayet İslam'ın sınırlarını çizmiştir ve laiklik benzeri kavramlarla alakalı değildir.

Bir diğer ayet Yunus Suresi 99. Ayet'e bakalım. İniş sebebi:

"Hz. Muhammed (s.a.v.), Mekke döneminde kavminin inkâr etmesinden dolayı büyük bir üzüntü duyuyordu. Kureyşlilerin ve diğer insanların cehennemden kurtulması, İslam'ın nuruyla tanışması için kendini helak edercesine çabalıyordu. İçinden, "Keşke bir mucize olsa veya Allah hepsinin kalbini çevirse de hepsi iman etse" şeklinde çok güçlü bir arzu geçiyordu. Hatta bazen insanların iman etmesi için onları manevi olarak zorlama noktasına geliyordu. Bu ayet, Peygamber Efendimizi teselli etmek ve İlahi yasa (Sünnetullah) konusunda bilgilendirmek için indirilmiştir."

Ayetten ve iniş sebebinden anlaşılıyor ki Hz. Muhammed (s.a.v.)'e bir uyarı ve hakikatin hatırlatılması söz konusudur. Laiklik için bir kanıt yoktur.

yüzlerce ayeti görmezden gelerek laiklikle İslam’ın çelişmemediği apaçık ortadayken hala ısrar etmeniz çok enteresan.
Laikliğin çeliştiğini Medine Sözleşmesi'nden hadislere ve ayetlere kadar delillerle kanıtladım. Merak eden 24. sayfadaki 2. mesajıma bakabilir.

Bu konuda yapılmış akademik çalışmaları küçümsemeniz ama kendi cevaplarınızda hiçbir çalışma ve akademik bilgi sunmamanız bu konudaki açık ortaya koymuştur zaten. İnsanları sınıflandıran ve ayıran sensin
Akademik çalışmaların yahut düşüncelerin "Müslüman için" ayırdı Kur'an ve sünnettir. Hakikati kişilere göre değil, kişileri hakikate göre değerlendiriniz. Hiçbir kaynak Kur'an ve sünnetin üstünde değildir.


herkesin dinini ve vicdani hürriyetini özgürce yaşadığı bir ülkeyi tercih ederim.
Şeriat'ı bilmediğiniz o kadar açık ki... Şeriatta herkes dinini özgürce yaşayabilir, bireysel meselelerde kendi şeriatına tabi olabilir. Toplumu teşvik etmediği ve tehlikeye atmadığı sürece evinde alkolde alabilir, domuz eti de yiyebilir. Şeriat'ın bütün hükümleri "Müslümanlar için" geçerlidir. Toplumsal hükümleri ise her bireyi ilgilendirir. Örneğin, tecavüzün cezası katidir. Her birey benzeri konularda kısasa tabidir.

Hükümetlerine gayet de yorumluyorsunuz Şeriat devletini çıkartmaya çalışıyorsunuz böyle bir şey Kur’an‘da farz kılınmamış ama siz sanki farzmışsın farzmış gibi namaz oruç gibi hacca gitmek gibi farzmış gibi ya da Allah’a peygambere inanmak gibi şartmış gibi bunu sunamazsınız İslam’da böyle bir şey yok. Dini çarpıtan ve kendi çıkarlarına ya da menfaatlerine nefsi yorumlarına alet eden sensin.
Çalışmıyorum çünkü öyle. "Müslüman için" Kur'an'da da apaçık olarak yazılan "Şeriat" reddedilemez diyorum. Bu ayrıştırma değil, tekfir değil. Kelimeişehadet direkt olarak "La" ile başlar. Yani ret ile başlar. Ret ise direkt olarak bahsettiğim ayetleri işaret eder. Ebu Cehil örneğini de bu sebeple verdim. Biz bugün "Lâ ilâhe illallah"ı sadece "Yaratıcı Allah'tır" manasında anlıyoruz ancak Ebu Cehil gibi Arap diline hakim müşrikler, "İlah" kelimesinin "Kanun koyan, hükmeden, itaat edilen otorite" demek olduğunu biliyorlardı. Yani bu sözü söylemek "Ben kendi üzerimdeki, meclisimdeki (Darun Nedve'deki), ticaretimdeki otoriteyi bırakıyorum, dünya işlerindeki yönetimi Allah'a ve Resulüne devrediyorum" demekti.

Günümüz alimlerinden bahsedersek (örneğin Mevdudi, Seyyid Kutub veya güncel siyer anlatıcıları) bu olayı izah ederken durumu şöyle özetlerler:
"Müşriklerin derdi Allah'ın varlığıyla değildi, Allah'ın dünyaya karışmasıylaydı. Onlar, 'Allah gökte kalsın, yağmuru yağdırsın ama bizim ticaretimize, kılık kıyafetimize, faizimize karışmasın' diyorlardı."


tüm İslam dünyasının ortak kabul etmediği kıyıda köşede kalmış fikirlere dayanmakta.
Ortak kabul etmediği görüşler mi? Baştan sona söylediklerim alimlerin icmâsıdır yani ortak görüşüdür. "yorum" katıyorsun diyememeniz için alimleri bilerek eklemedim. İsterseniz İslam dünyasının ortak görüşü olduğunu da ispatlarım. 4 mezhebin imamlarının görüşlerini de eklerim.

En nihayetinde size bir şey ispatlamam gerekmiyor. Çünkü size sundugum sosyolojik çalışmalar bu konuda yıllarını vermiş ilahiyat profesörlerin çalışmalarını küçümseyerek nefsani olarak yorumlamaz çok komik. O yüzden sizi ciddiye almıyorum. İroniktir ki asıl nefsani yorumları ayetleri kendi nefsine göre yorumlayan da sensin konu başından beri. Hem benim sunmuş olduğum ayetlere cevap veremedin hem de kendi sunmuş olduğun ayetlerin açıklamalarını Linguistik ve kelime bağlamında çarpıttın.
Bana zaten ispatlamanız gerekmiyor. Ben kişisel düzlemde tartışmıyorum. Kimseyi yaftalamıyorum, ayırmıyorum. Direkt olarak kavram odaklıyım. "Yıllarını vermiş" İlahiyat profesörleri temel kaynağımız olmadığı için onları, Kur'an'a ve sünnete göre değerlendiriyorum.
 
Kiliseler dini siyaset aracı olarak uzun zaman kullanıp halka zulüm ettikleri için rönesans devri geldi. Günümüzde ABD'de de meclis açılışları dua ile yapılıyor ama dini referans alıp yasa çıkarmıyorlar. İstenirse yapılabilir, istenirse de suistimal edilebilir.
 
Laiklik, Kur'an ve Sünnet delilleriyle İslam'a zıttır. Bari konuyu okuyun, Allah aşkına. Üstte boşuna mı yazdık bu kadar? Şeriatta herkes Müslüman olmak zorundadır mı yazıyor ya da çoğunluk Müslüman olmak zorundadır mı diyor? Şeriat zaten bu özgürlükleri içerir, bireysel ve toplumsal olayları ayrı olarak değerlendirir. "Dinini yaşayabiliyorsan senin için yeterlidir bu." düzeyine indirgeyemezsiniz. Müslüman olmak için şeriatı kabul etmek zorunludur.

Ben şeriatı reddetmiyorum. Benim demek istediğim ülkene şeriat gelsin diye İslam devrimi falan yapmak zorunda değislin. Onu demek istiyorum.
 
Olur, neden olmasın? Bende hem Müslümanım hem laikliği destekliyorum.
Olamazsınız, öyle bir seçeneğiniz yok. İslam dini keyfiyet dini değildir.

Evet, desteklenir. İslam bir dindir; laiklik ise bir yönetim biçimidir Şeriat da bir yönetim biçimidir Müslüman'lar şeriatı savunmak zorunda değildir.
Şeriat Allah'ın kanunları demektir. Bir kişi "Ben şeriatı sevmiyorum ve desteklemiyorum" derse dolaylı olarak "Ben Allah'ın kanunlarını sevmiyorum ve desteklemiyorum." demiş olur. Bu tarz bir cümleyi "bilinçli" olarak kuranın İslam ile bağı kesilmiş olur.
 
Ben de Pastafaryanist'im mesela ve laikliği destekliyoruz.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Yeni mesajlar

Geri
Yukarı