Hobi önerisi

Okuduğun kitapların özetlerini çıkarıp, telefona kaydedebilir ve bir yerde ihtiyacın olduğu zaman açıp bakabilirsin kolayca.
 
Sanırım ben de klasik gitar çalmayı deneyeceğim. Ama öğrenirken sıkılmadınız mı? Cevabınız için şimdiden teşekkürler😊
Açıkçası gaming benim hayatımdı.Başta çok zorlandım ama farklı bir evrene giriyor gibi hissettim.Önümde uzun yol var,gereken şeyleri yaparsam önüm açılacak.
 
Okuduğun kitapların özetlerini çıkarıp, telefona kaydedebilir ve bir yerde ihtiyacın olduğu zaman açıp bakabilirsin kolayca.
Sanırım bunu yapacağım eğlenceli olur 😋
Hocam flüt çalın Recep ivedik gibi.
😅😅 bide burundan çalalım mükemmel olur
Açıkçası gaming benim hayatımdı.Başta çok zorlandım ama farklı bir evrene giriyor gibi hissettim.Önümde uzun yol var,gereken şeyleri yaparsam önüm açılacak.
Hmm anladım umarım başarılı olursunuz ☺️
 
Kitap, dizi, oyun dışında yapabilecek bir şey bulamıyorum. Bana yapabileceğim şeyler önerir misiniz? Şimdiden teşekkür ederim 😊

Çoğu kişi spordan bahsetmiş. Ben bu konuyu daha geniş bir açıdan ele almak istiyorum.

Ben sizin yaşınızda olsam farklı branşlardan spor dalları seçip onları deneyerek neyi sevip sevmediğimi bulmaya çalışırdım. Daha geç yaşlarda bu işler maalesef gençken olduğu gibi olmuyor. Kendim için konuşursam 18 yaşımda kendimi yaşlı hissedip artık bir spora başlamak ve kendimi geliştirmek için çok geç olduğunu düşünürdüm. Şimdi bakıyorum ve hata yaptığımı fark ediyorum. Bundan 10 sene sonra da bakıp o zaman da çok gençmişim yine geç kaldım dememek için yakın zamanda araştırmaya başladım ve bir spora başlayacağım.

Yani demek istediğim, belki de şu anda yaşınız fazla gibi hissediyorsunuz ama ileride bakınca maalesef çok pişman oluyorsunuz. Zamanınızı asla boşa geçirmeyin. Ben çoğu sporu takip etmekten zevk alan spor delisi bir insan olduğum için bu konudan bahsettim, belki siz de ilgilisinizdir. Dövüş sanatlarından bahsetmişsiniz ben de bu branştan bir sporu deneyeceğim. Belki de ertelediğiniz başka bir şey vardır. Sakın ertelemeyin. Çok geç olmadan başlayın. Yarın diye bir şey olmayabilir çünkü yarın hayatta olup olmayacağımız garanti değil. Sadece şu ana sahibiz 😉

Bunun dışında puzzle yaptığınızdan ve canınızın istemediğinden bahsetmişsiniz, kendinizi sınamanızı ve daha yüksek parçalara geçmenizi tavsiye ederim. Belki de aynı parçada kalmak sizi yormuş olabilir. Ben ilk başladığımda 500 parçayla başlamıştım. Hep yapamayacağım diye yatağımın altında sakladığım puzzle. Başladığımda başından kalkamamıştım ve 3 günde bitirmiştim. Bu bana büyük bir özgüven getirdi ve sonra nerede puzzle görsem yapmaya başladım. Komşudan, arkadaştan evde yatan puzzle'larını alıp yaptım. Sonra yavaş yavaş 2000 ve üstünü denemeye başladım. 1-2 tane de onlardan yapınca kendime meydan okuyarak 3000 denedim. Başta yapamam sanmıştım ama hiç zorlamadı. Şu an 4000 bulamadığım için 5000 parçaya geçtim. Dönem dönem ara vermiş olsam da bitirmek üzereyim. Bundan sonrası için bir oda bulmaya çalışıp orada devam edeceğim çünkü artık masaya sığmıyor.

Siz de kendinizi zorlamayı ve parça sayısını arttırmayı deneyebilirsiniz. Belki bu sıkıntınızı geçirir. Ayrıca kutularını da biriktiriyorum. Boş alanınız varsa siz de deneyin. Belki boş raflarınız varsa oralarda da değerlendirebilirsiniz. Puzzle hakkında sorunuz olursa seve seve yardım ederim 😌

Evde atıklarınızı ayırabilirsiniz. Mesela karton ve kağıt atıklar, organik atıklar(meyve çöpleri, çay posası vs.), cam atıklar, elektronik atıklar, plastik atıklar, diğer çöplerin yanına koyulmayacak sigara izmaritleri gibi atıklar... Ben organik atıklarımı balkonumda içinde sadece toprak olan bir saksıya gömüyorum. Yakında gübre üretme gibi planlarım da var 😁 Ülkemizde bu iş pek önemsenmiyor, atık ayırma ve çevre bilinci pek yaygın değil. Ama bu iş bana çok zevkli geliyor. Hem güzel zaman geçiriyorum hem de doğanın korunmasında bir katkım bulunuyor. Bazı marketlerde cam, plastik, pil gibi farklı renkte kutular var. Yaşadığım yerde olmasa da yakınlarımda belediyenin koyduğu farklı atık kutuları da var. Ben atıklarımı ayırıp buralara atıyorum. Siz de bunu deneyebilirsiniz.

Son olarak klişe ama kesinlikle dil öğrenin. Bakın İngilizce demiyorum çünkü İngilizce bilmeme gibi bir ihtimaliniz olmamalı zaten. Ne zaman bir şeyler araştırmak istesem ilk başta İngilizce araştırmak zorunda kalıyorum çünkü çoğu bilgiye ulaşma şansım oluyor. Bu dil zaten cepte olmalı. Üniversitede hazırlık okumadıysanız okumalısınız. Hemen ana dil seviyesinde öğrenmek mümkün değil ama bazı şeyleri araştırabilecek ve rahatça günlük konuşma yapabilecek seviyede bilmeniz yeterli olur diye düşünüyorum. Birçok dili denedim, İngilizce diğer dillere göre gramer kuralları açısından çok daha kolay geliyor. Mesela cinsiyet artikelleri çoğu dilde var, bunlar benim kafamı karıştırıyor. İngilizce bu dillerin sadeleştirilmiş hali gibi geliyor. Birçok kelime de benzer olduğu için İngilizce bilirseniz diğer diller de az çok tanıdık geliyor. İngilizceye yakın dillerden bahsediyorum tabii ki. Mesela Hollandaca çok benzer geliyor. Bazen dediklerini anlayabiliyorum.

Bu dili hallettikten sonra başka dillere geçmelisiniz, asıl size etkiyi sağlayacak dil bu. Çünkü günümüzde çoğu insan İngilizce biliyor, farkındalık kazandıracak olan buna ek olarak bildiğiniz diğer diller. Neyi seviyorsanız onunla ilerleyin. Ben şunu fark ettim ki o dille veya o dilin konuşulduğu kültürle herhangi bir bağ sağlayamazsanız bir türlü devam etme motivasyonu olmuyor. Mesela ben Amerikan İngilizcesini çok sevdiğim için devam edebildim. İlerlemek için dil ile güçlü bir bağ kurmanız gerekiyor yoksa takılıp kalıyorsunuz. Yani çok güçlü bir nedeniniz olmalı.

Şu şekilde düşünün çoğu insan sabah erken uyanmak ister ama bazen karanlıkta, bazen soğukta, o anlarda bile kalkabilmek için çok güçlü bir amaç gerekiyor. Eğer kalkma amacınız yeterince güçlü değilse veya kafanızda bu amaca güçlü bir şekilde bağlanmamışsanız ve inanmıyorsanız alarmınızı erteleyip uykuya devam ediyorsunuz. Bunu defalarca yaşadım. Bazen bir sebebim oldu ama yeterince inanmadığım için ne kadar zorlasam da uyanamadım. Bazen de alarma bile ihtiyaç duymadan dakikasında uyanabildim. İşte dil öğrenmek de bunun gibi.

Çok uzun oldu, o yüzden sindire sindire, yavaş yavaş okumanızı tavsiye ediyorum. Yazarken ben yoruldum gerçekten 😁 Umarım yardımcı olmuşumdur 😁
 
Klasik müzik seviyorsan MIDI klavye satın alıp sevdiğin parçaları öğrenmeye çalışmanı öneririm. Nota bilginin olması da gerekmiyor, bu yüzden öğrenirken sıkılmazsın. YouTube'da çoğu parçanın tutorialı var. Ekrana bakarak çalışabilirsiniz. Yeterince tekrarladıkça kas hafızanıza oturacak ve o parçayı öğrenmiş olacaksınız.
 
Çoğu kişi spordan bahsetmiş. Ben bu konuyu daha geniş bir açıdan ele almak istiyorum.

Ben sizin yaşınızda olsam farklı branşlardan spor dalları seçip onları deneyerek neyi sevip sevmediğimi bulmaya çalışırdım. Daha geç yaşlarda bu işler maalesef gençken olduğu gibi olmuyor. Kendim için konuşursam 18 yaşımda kendimi yaşlı hissedip artık bir spora başlamak ve kendimi geliştirmek için çok geç olduğunu düşünürdüm. Şimdi bakıyorum ve hata yaptığımı fark ediyorum. Bundan 10 sene sonra da bakıp o zaman da çok gençmişim yine geç kaldım dememek için yakın zamanda araştırmaya başladım ve bir spora başlayacağım.

Yani demek istediğim, belki de şu anda yaşınız fazla gibi hissediyorsunuz ama ileride bakınca maalesef çok pişman oluyorsunuz. Zamanınızı asla boşa geçirmeyin. Ben çoğu sporu takip etmekten zevk alan spor delisi bir insan olduğum için bu konudan bahsettim, belki siz de ilgilisinizdir. Dövüş sanatlarından bahsetmişsiniz ben de bu branştan bir sporu deneyeceğim. Belki de ertelediğiniz başka bir şey vardır. Sakın ertelemeyin. Çok geç olmadan başlayın. Yarın diye bir şey olmayabilir çünkü yarın hayatta olup olmayacağımız garanti değil. Sadece şu ana sahibiz 😉

Bunun dışında puzzle yaptığınızdan ve canınızın istemediğinden bahsetmişsiniz, kendinizi sınamanızı ve daha yüksek parçalara geçmenizi tavsiye ederim. Belki de aynı parçada kalmak sizi yormuş olabilir. Ben ilk başladığımda 500 parçayla başlamıştım. Hep yapamayacağım diye yatağımın altında sakladığım puzzle. Başladığımda başından kalkamamıştım ve 3 günde bitirmiştim. Bu bana büyük bir özgüven getirdi ve sonra nerede puzzle görsem yapmaya başladım. Komşudan, arkadaştan evde yatan puzzle'larını alıp yaptım. Sonra yavaş yavaş 2000 ve üstünü denemeye başladım. 1-2 tane de onlardan yapınca kendime meydan okuyarak 3000 denedim. Başta yapamam sanmıştım ama hiç zorlamadı. Şu an 4000 bulamadığım için 5000 parçaya geçtim. Dönem dönem ara vermiş olsam da bitirmek üzereyim. Bundan sonrası için bir oda bulmaya çalışıp orada devam edeceğim çünkü artık masaya sığmıyor.

Siz de kendinizi zorlamayı ve parça sayısını arttırmayı deneyebilirsiniz. Belki bu sıkıntınızı geçirir. Ayrıca kutularını da biriktiriyorum. Boş alanınız varsa siz de deneyin. Belki boş raflarınız varsa oralarda da değerlendirebilirsiniz. Puzzle hakkında sorunuz olursa seve seve yardım ederim 😌

Evde atıklarınızı ayırabilirsiniz. Mesela karton ve kağıt atıklar, organik atıklar(meyve çöpleri, çay posası vs.), cam atıklar, elektronik atıklar, plastik atıklar, diğer çöplerin yanına koyulmayacak sigara izmaritleri gibi atıklar... Ben organik atıklarımı balkonumda içinde sadece toprak olan bir saksıya gömüyorum. Yakında gübre üretme gibi planlarım da var 😁 Ülkemizde bu iş pek önemsenmiyor, atık ayırma ve çevre bilinci pek yaygın değil. Ama bu iş bana çok zevkli geliyor. Hem güzel zaman geçiriyorum hem de doğanın korunmasında bir katkım bulunuyor. Bazı marketlerde cam, plastik, pil gibi farklı renkte kutular var. Yaşadığım yerde olmasa da yakınlarımda belediyenin koyduğu farklı atık kutuları da var. Ben atıklarımı ayırıp buralara atıyorum. Siz de bunu deneyebilirsiniz.

Son olarak klişe ama kesinlikle dil öğrenin. Bakın İngilizce demiyorum çünkü İngilizce bilmeme gibi bir ihtimaliniz olmamalı zaten. Ne zaman bir şeyler araştırmak istesem ilk başta İngilizce araştırmak zorunda kalıyorum çünkü çoğu bilgiye ulaşma şansım oluyor. Bu dil zaten cepte olmalı. Üniversitede hazırlık okumadıysanız okumalısınız. Hemen ana dil seviyesinde öğrenmek mümkün değil ama bazı şeyleri araştırabilecek ve rahatça günlük konuşma yapabilecek seviyede bilmeniz yeterli olur diye düşünüyorum. Birçok dili denedim, İngilizce diğer dillere göre gramer kuralları açısından çok daha kolay geliyor. Mesela cinsiyet artikelleri çoğu dilde var, bunlar benim kafamı karıştırıyor. İngilizce bu dillerin sadeleştirilmiş hali gibi geliyor. Birçok kelime de benzer olduğu için İngilizce bilirseniz diğer diller de az çok tanıdık geliyor. İngilizceye yakın dillerden bahsediyorum tabii ki. Mesela Hollandaca çok benzer geliyor. Bazen dediklerini anlayabiliyorum.

Bu dili hallettikten sonra başka dillere geçmelisiniz, asıl size etkiyi sağlayacak dil bu. Çünkü günümüzde çoğu insan İngilizce biliyor, farkındalık kazandıracak olan buna ek olarak bildiğiniz diğer diller. Neyi seviyorsanız onunla ilerleyin. Ben şunu fark ettim ki o dille veya o dilin konuşulduğu kültürle herhangi bir bağ sağlayamazsanız bir türlü devam etme motivasyonu olmuyor. Mesela ben Amerikan İngilizcesini çok sevdiğim için devam edebildim. İlerlemek için dil ile güçlü bir bağ kurmanız gerekiyor yoksa takılıp kalıyorsunuz. Yani çok güçlü bir nedeniniz olmalı.

Şu şekilde düşünün çoğu insan sabah erken uyanmak ister ama bazen karanlıkta, bazen soğukta, o anlarda bile kalkabilmek için çok güçlü bir amaç gerekiyor. Eğer kalkma amacınız yeterince güçlü değilse veya kafanızda bu amaca güçlü bir şekilde bağlanmamışsanız ve inanmıyorsanız alarmınızı erteleyip uykuya devam ediyorsunuz. Bunu defalarca yaşadım. Bazen bir sebebim oldu ama yeterince inanmadığım için ne kadar zorlasam da uyanamadım. Bazen de alarma bile ihtiyaç duymadan dakikasında uyanabildim. İşte dil öğrenmek de bunun gibi.

Çok uzun oldu, o yüzden sindire sindire, yavaş yavaş okumanızı tavsiye ediyorum. Yazarken ben yoruldum gerçekten 😁 Umarım yardımcı olmuşumdur 😁
Birkaç gündür aktif değildim, şimdi görebildim de ne uzun yazmışsınız be 😅 Şaka bir yana spora başlamak istiyorum fakat durumum iyi olmadığı için yakınlarımda bir tane basketbol sahası var sadece onu yapabiliyorum. Puzzle konusunda haklı olabilirsiniz tekrar ona bakacağım ☺️😋 Çöp konusunda da haklısınız hem eğlenceli olur hem de ülkeye katkısı olur fakat ailemle birlikte yaşadığım için ondan da bir sürü laf yemek istemiyorum o yüzden bu konuyu sonraki yıllara erteleyelim 😅 Dil konusunda da çok haklısınız ve ayrıca yazılımla uğraştığım için daha çok önemli. İlk olarak ingilizceyi iyi bir şekilde öğrenip başka dillere geçmeyi düşünüyorum. Önerileriniz için teşekkür ederim bana gerçekten yardımcı oldunuz ☺️
Klasik müzik seviyorsan MIDI klavye satın alıp sevdiğin parçaları öğrenmeye çalışmanı öneririm. Nota bilginin olması da gerekmiyor, bu yüzden öğrenirken sıkılmazsın. YouTube'da çoğu parçanın tutorialı var. Ekrana bakarak çalışabilirsiniz. Yeterince tekrarladıkça kas hafızanıza oturacak ve o parçayı öğrenmiş olacaksınız.
Evet eğlenceli olabilir. Fiyatlarına bakıp biraz araştırma yapıp belki alabilirim😋☺️
 
Uyarı! Bu konu 5 yıl önce açıldı.
Muhtemelen daha fazla tartışma gerekli değildir ki bu durumda yeni bir konu başlatmayı öneririz. Eğer yine de cevabınızın gerekli olduğunu düşünüyorsanız buna rağmen cevap verebilirsiniz.

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı