Hayatım neden böyle?

Teknofatik

Hectopat
Katılım
14 Ekim 2020
Mesajlar
91
Daha fazla  
Cinsiyet
Erkek
Arkadaşlar, hayatımda bir bıkkınlık, sıkılmışlık, zevk alamamazlık, özgüvensizlik, hepsi bende var. Bazen neden 80'lerin Amerika'sında, Kanada'sında, Chicago'da doğmadım diyorum kendime. Keşke o ülkelerde yaşasaydım. Mesela 80'lerin Amerikan filmlerine çok özeniyorum. Oradaki bir liseli çocuk mutlu, dostları var, çok iyi anlaşıyorlar, özgüveni yerinde, zayıf-spor yapıyor, arkadaşlarıyla dışarı çıkıyor dertleşiyor eğlenceli sohbet ediyor, özgüveni yerinde, kızlarla sıkıntısı yok istediği gibi rahat konuşabiliyor sohbet edip sevgili olabiliyor, 2 katlı müstakil bir evde yaşıyorlar, ailesiyle iyi anlaşıp vakit geçiriyor yani her anlamda çok iyi. Arkadaşlar ben hayattan zevk alamıyorum, sınıfımdakilerle anlaşamıyorum, kafa dengi arkadaşım yok, kızlarla konuşamıyorum özgüvenim yeterli gelmiyor, ailemle çok bir sıkıntım yok, aslında ben Kanada'da doğdum ama annem yüzümden Türkiye'ye geldik. Bazen diyorum acaba buraya hiç gelmeseydim ne olurdu. Hayatım Kanada'da nasıl şekillenirdi diye.

Benim ne anlaşabildiğim arkadaşım var, ne kızlarla sohbet edebiliyorum ne de zevk alabiliyorum. Mesleğimi bile seçemedim. O yüzden 80'lerin Amerikan filmlerindeki çocuklara çok özeniyorum.

Tavsiye verirseniz çok mutlu olurum.
 
Kanada gibi bir ülkeden Türkiye'ye gelmek çok kötüymüş ya senin adına çok üzüldüm.
 
Hocam bir ortama katılmak çok zor değil ancak oradaki sahteliği hissettiğin zaman yalnız kalmak daha iyi geliyor neden bilmiyorum çok yapmacık geliyor insanlar. Benim öz güvenim çocukluğuma göre daha iyi ancak 1-2 tane dostun olsun yeterli derdini sıkıntımı onlara anlatıyorum.İş arkadaşlarından vesaire ya da bir kafede birine açılabilirsiniz bunda bir problem yok ama sırf takılmak için bir kız arkadaşı arıyorsanız yaşadığınız yere göre çok değişiklilik gösterir.
 
Arkadaşlar, hayatımda bir bıkkınlık, sıkılmışlık, zevk alamamazlık, özgüvensizlik, hepsi bende var. Bazen neden 80'lerin Amerika'sında, Kanada'sında, Chicago'da doğmadım diyorum kendime. Keşke o ülkelerde yaşasaydım. Mesela 80'lerin Amerikan filmlerine çok özeniyorum. Oradaki bir liseli çocuk mutlu, dostları var, çok iyi anlaşıyorlar, özgüveni yerinde, zayıf-spor yapıyor, arkadaşlarıyla dışarı çıkıyor dertleşiyor eğlenceli sohbet ediyor, özgüveni yerinde, kızlarla sıkıntısı yok istediği gibi rahat konuşabiliyor sohbet edip sevgili olabiliyor, 2 katlı müstakil bir evde yaşıyorlar, ailesiyle iyi anlaşıp vakit geçiriyor yani her anlamda çok iyi. Arkadaşlar ben hayattan zevk alamıyorum, sınıfımdakilerle anlaşamıyorum, kafa dengi arkadaşım yok, kızlarla konuşamıyorum öz güvenim yeterli gelmiyor, ailemle çok bir sıkıntım yok, aslında ben Kanada'da doğdum ama annem yüzümden Türkiye'ye geldik. Bazen diyorum acaba buraya hiç gelmeseydim ne olurdu. Hayatım Kanada'da nasıl şekillenirdi diye.

Benim ne anlaşabildiğim arkadaşım var, ne kızlarla sohbet edebiliyorum ne de zevk alabiliyorum. Mesleğimi bile seçemedim. O yüzden 80'lerin Amerikan filmlerindeki çocuklara çok özeniyorum.

Tavsiye verirseniz çok mutlu olurum.

Agam bende bir aralar özeniyordum o tarz filmlere. İnsanın kafasında bir gerçeklik algısı oluşuyor o filmlerle ilgili. Sonra gittim o filmlerin kamera arkası sahnelerini izledim, kafamdan atmaya çalıştım hallettim. Yardımcı olduysam ne mutlu.
 
Gerçeklik algın buna dönüşmüş hocam ;
Bu içeriği görüntülemek için üçüncü taraf çerezlerini yerleştirmek için izninize ihtiyacımız olacak.
Daha detaylı bilgi için, çerezler sayfamıza bakınız.
 
Hocam geçmişi bırakıp şu ana odaklanman lazım, kendine bir amaç-hedef seçerek başlayabilirsin. Ufak da olsa bir hedef seç ve bu uğurda emek ver.En kısa verebileceğim tavsiye budur.

Ek olarak şu anki kafa yapına ve bakış açına göre, sen 80'lerde de olsaydın, o zaman da 50-60'lı yıllara bakıp "şu yıllarda olmak vardı ah ulan" diyecektin. Bunun sınırı yok, o yüzden şu ana ve önündeki yıllara odaklanıp bu yönde adımlar atman lazım. Başarılar diyelim.

Son olarak da şunu diyerek kapatayım:

"Bir işi yapmak isteyen çaresini, yapmak istemeyen bahanesini arar"
 
Senin müdahale edebileceğin pek birşey olduğunu düşünmüyorum. Saydığın şeyler genel olarak biz gençlerin belli bir kısmında var ve saydığın şeylerin çoğu ülkenin durumundan temelli.
sana tavsiyem sosyal medyadan uzaklaşmak olabilir. Genel olarak bu düşünceleri sosyal medyada bize lanse hayatlar sebep oluyor. Sosyal medyadan soyutlanmak gerçekten bu konuda etkili oldu bende. Yalnızlık konusunda sana verebileceğim pek bir tavsiyem yok ancak sömürüleceğin ve hayatında fazlalık olacak insanlarla yalnız olduğun için yakınlaşma. Evet yalnızlık bir miktardan sonra aklını kaçırma evresine getiriyor ancak ben gereksiz insanlarla etkileşimde olman yerine yalnız olmanı tavsiye ederim. Tanıştığın insanlar konusunda esnek olmayı deneyebilirsin. Esneklikten kastım kafandaki insanlara yada seninle birebir aynı olmayan insanlarlada takılmayı deneyebilirsin. Hoşuna gitmediği durumda zaten mesafeni koyarsın.
Onun dışında zen'in öğretilerindeki gibi kontrolü sende olmayan şeyler hakkında kafa yormamaya çalış. Kız arkadaş illaki hayatının belli bir evresinde yaşanacak sana tavsiyem acele etme. Hayat speedrun değil. Çevrende veya sosyal medyada çok beraber çok mutlu insanlar görüyor olabilirsin fakat herkes aynı hayatı yaşamıyor. Belki 30 yaşına doğru tanışacaksın ve başka ilişkiye ihtiyaç duymayacaksın.
Umarım işine yarar şeyler söyleyebilmişimdir. Bazı kısımlardaki fikirlerim sığ ve boş olabilir ama hayatını elinden geldiğince keyfine göre yaşa elinden yapacak birşeyler gelmiyorsa seni ilgilendiren birşey yokmuş gibi davran.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı