Ülkenin Kanayan Yarası İşsizlik ve İşverenler

Gururuna yediremiyor diye bir durum yok. Adam sana günde 8 saat çalışacaksın diye para veriyor, parasının karşılığını istiyor.

Sen (lafın gelişi) işini doğru düzgün yapan biriysen zaten 4 saatte bittikten sonra patronu beklemeden kendin yapacak iş ararsın, bulursun. Devlette de olması gereken bu.
İşte bu bakış açısı yanlış. Her zaman 8 saatlik iş olmuyor ki. Esas işini bitirdiğinde mesai dolsun diyene kadar yaptığın ekstra işin patrona para kazandırması açısından faydası var mı? Bu köhne kafalılıktır. Senin 12 saat iş yerinde durman veya X saat durman önemli değil, önemli olan işveren yaptığın iş karşılığında para kazanıyor mu senin sayende.

Ne polisi la dalga mı geçiyorsun ciddi mi diyorsun :D
Sosyal medyayı takip etmiyorsun sanırım? En çok saat çalışıp en az saatlik ücret alan memurlar polisler. Sen daha önce askerlik yaptın mı? Yapmadıysan polislerin halinden anlamazsın.
 
İşte bu bakış açısı yanlış. Her zaman 8 saatlik iş olmuyor ki. Esas işini bitirdiğinde mesai dolsun diyene kadar yaptığın ekstra işin patrona para kazandırması açısından faydası var mı?
Esas işinin patrona para kazandırmaktan başka faydası var mı?😀 Adamın sana para verme sebebi zaten senin ona daha çok para kazandırman.
Senin 12 saat iş yerinde durman veya X saat durman önemli değil, önemli olan işveren yaptığın iş karşılığında para kazanıyor mu senin sayende.
Benim sabah 9.30-10 gibi ofiste olmamı ve akşam 6'ya kadar çalışmamı bekliyorlar. Akşam 6'dan sonra ise acil durumlar dışında iş gerçek anlamda bitiyor. Yine acil olmadığı sürece mesajlara cevap vermiyorum, maillere bakmıyorum.

Gayet adil bir anlaşma doğrultusunda çalışıyoruz. Adam günde 8 saat en iyi şekilde benim işlerimi yap, sonra ne yaparsan yap diyor. Bu köhne kafa falan değildir, düzgün çalışmaktır.

Hatta iş arkadaşım ürün sunumu öncesi hataları düzeltmek için sabah 6'ya kadar karşımdaki odada çalıştı daha geçen hafta perşembe günü, sabah 10'daki sunumdan sonra vurdu kafayı yattı. Kimse de kalkıp "hop hemşerim, mesai saatindesin" demedi. Yani senin dediğin işi yap da, ofise gelmesen de olur konusu da yaşanıyor zaten.

Şu ana kadar yukarıdaki gibi durumlarda zorla ofise getiren patron görmedim özel sektörde de.
 
Bir üniversite öğrencisi olarak part time iş bulamıyorum, part time ı duyan ya yüzüme kapatıyor ya da yüzünü ekşitip konuşmayı bitiriyor. Ufak bir kesim numara ve isim alıp arayacağız deyip başından savıyor ve tabii ki aramıyor. Oldu ki bir şekil bir yere girdim orada da sigortasız, molasız ve düşük ücretle çalıştırıyor. Bu şekilde okul okumakta zor gerçekten.
 
Bir üniversite öğrencisi olarak part time iş bulamıyorum, part time ı duyan ya yüzüme kapatıyor ya da yüzünü ekşitip konuşmayı bitiriyor. Ufak bir kesim numara ve isim alıp arayacağız deyip başından savıyor ve tabii ki aramıyor. Oldu ki bir şekil bir yere girdim orada da sigortasız, molasız ve düşük ücretle çalıştırıyor. Bu şekilde okul okumakta zor gerçekten.
Ülkenin part-time anlayışı bile 8 saat :D
 
Gerçekten 😀 6 saat gelebilirim deyince "ne yapayım ben seni o zaman" oluyor.
Vereceği işleri totalde yapsan 6 saat bile sürmeyecek bir iş olacak, ama maksat seni saatlerce orda tutmak boşa zamanını harcamak. Hizmet sektörü için birşey diyemem garsonluk vesaire, çünkü oralarda her saat gelen müşteri oluyor.
 
Hayatın zor olduğunu liseyi bitirip üniversiteye gitmek yerine mesleği seçtiğimde farketmemiştim. Biraz çalıştım ve anladım. Şuan tam 174 gün oldu ve haftalığ 4000tl, az gelebilir ama meslek öğreniyorum. İşsizlik ülkenin problemi ama asıl problem işçiye verilmeyen önem. Eğer işçi görevini yapıyorsa ve fazlasını da yapıyorsa veya görevini yerine getiriyorsa parayı vermek lazım.

Mesela benim babam 16 ay maaş almamış öğlen yemeği verilmiş sadece, sonraki 2 yilda sadece dolmuş parası vermiş yıl 1980de. Büyükler der biz böyleyiz sizde olacaksınız diye. Olay gelişmek değil mi? Anlamıyorum anlayamam da onların kafasini
 
Hayatın zor olduğunu liseyi bitirip üniversiteye gitmek yerine mesleği seçtiğimde farketmemiştim. Biraz çalıştım ve anladım. Şuan tam 174 gün oldu ve haftalığ 4000tl, az gelebilir ama meslek öğreniyorum. İşsizlik ülkenin problemi ama asıl problem işçiye verilmeyen önem. Eğer işçi görevini yapıyorsa ve fazlasını da yapıyorsa veya görevini yerine getiriyorsa parayı vermek lazım.

Mesela benim babam 16 ay maaş almamış öğlen yemeği verilmiş sadece, sonraki 2 yilda sadece dolmuş parası vermiş yıl 1980de. Büyükler der biz böyleyiz sizde olacaksınız diye. Olay gelişmek değil mi? Anlamıyorum anlayamam da onların kafasini
Hangi işi öğreniyorsunuz hocam? Üniversiteye gidince de hayat kolay olmuyor ki. Belli başlı bölümler harici atanmak çok çok zor. Kontenjan az puan yüksek torpil çok.
 
Merhaba arkadaşlar, bugün biraz iç dökelim dertleşelim istedim. Mâlumunuz ülkede artık iş bulmak, samanlıkta iğne bulmaya dönmüş durumda. İnsanlar özel sektörün acımasız şartlarında çalışmamak için deliler gibi KPSS çalışıyor memur olmak için. Bazı arkadaşlar, memur olsun da polislik de olsa olur diyerek polislik mülakatlarına gidiyor ve 9 ay gibi bir eğitim alıp polis memuru oluyor. Eğer dayısı amcası torpili yoksa, torpili olup rahat şubelere rahat göreve geçenlerin ekstra görevlerini yükleniyorlar. Ekstra görevler ekstra nöbetler...

35 yaşına gelip hâlâ KPSS çalışan insanlar var, neden peki? Özel sektörde 3 kuruş para için eşek gibi çalışıp enayi yerine konmak istemiyorlar. Yarın bile ne olacağı belli olmayan, işten çıkarılman an meselesi olan ve güvencesi olmayan özel sektördense, senelerini yıllarını KPSS uğruna harcayıp devlet memuru olmayı istiyorlar. Yıllar sonra ülkenin geldiği nokta çok acı. Ustalar, gençler meslek öğrenmiyor diye yakınıyor, ara eleman yetişmiyor diyorlar ama, çırak alırken bile en az 1 sene deneyimli işi bilen adam arıyorlar, kimse meslek öğretmek istemiyor bana rakip olur diye, yetiştirilmek üzere adam alıyor, aylarını getir götür işleriyle geçiriyor eleman, 2 ayda öğreneceği işi 2 senede zor öğreniyor o da baka baka zorla öğrenmeye çalışıyor.

Babadan amcadan dayıdan torpilin yoksa, babadan amcadan dayıdan sana öğretecekleri bir meslek kalmadıysa, mezun olduğun bölümün KPSS ataması çok az veya hiç yok gibiyse, ya risk alıp tekrar KPSS kasıyorsun, ya da son çare olarak bari gideyim polis olayım, sürüneceksem de devlet süründürsün en azından garanti işim olur, etliye sütlüye karışmam işten de kovulmam diyorsun. TR serverinde bir gelecek kuran hayal kuran ve güçlü mentalleri olan hâlâ çabalamaktan yorulmayanlar onları bu iradelerinden dolayı tebrik ediyorum. Pes edenlere de asla bir şey diyemiyorum.

Arkadaşlar hayata bir kez geliyoruz, ve sürekli nereye elinizi atarsanız orda torpil, liyakatsizlik, usulsüzlük, iş bilmezlik görünce sinirleriniz zıplıyor, emeklerinizin boşa gittiğini hissediyorsunuz, yani uğraş çabala sürün nereye kadar. Yaş geliyor 30'a 35'e hâlâ insanlar sağlam bir hayat kuramıyor. Çevresinde bu konulardan ötürü X kuşağından boomer kuşağından eleştiri görenlere Allah sabır versin. Kendi elleriyle bizlere hazırladıkları gelecek bunlar. Ve sanki suçlusu da gençler gibi topu gençlerin üstüne atıyorlar. Çıldırmamak elde değil.
İş bulmak yaptığın mesleğe göre değişiyor. Yığılma olan bir mesleğe sahipsen tabii ki iş bulman zor olacaktır.
Memurluk esasında devlete gereksiz bir maddi yük zira çoğu meslekte 10 kişilik yapılacak işi 15 kişiye veriyorlar ve bu nedenle iş yükü çok azalıyor. Devlet yeteri kadar çalışan memurlarını inceleyemediği için de işini iyi yapmayan memurlar dahi senelerce çalışabiliyor. Usta-çırak konusuna katılıyorum. Tecrübe istenmese dahi çırağa 3 ayda öğreteceği şeyi 1 yılda öğretiyorlar bilerek. Bu esnada da az para verip iyice yararlanmış oluyorlar: ucuz işçi.
Fakat ben senin fazla karamsar olduğunu düşünüyorum. Özel sektörde başında gerçek bir patron var ve o adam -sen sevsen de sevmesen de- işine deli gibi önem vermek, işini büyütmeyi arzulamak zorunda. Ticarette kimse 30 bine yapacağı işi 60 bine yapmak istemez, ticarette ana amaç maksimum kazancı minimum maliyetle sağlamaktır. Bu bağlamda özel sektörün bazı normal durumlarını eleştirmek çok mantıklı değil zira emin ol sen patron olsan sen de aynı şeyleri yapacaktın.(mobbingden bahsetmiyorum tabii ki)
Ama neden tek yol memur olmakmış gibi konuşuyorsunuz? Kendi işini kuran insanlar var, internetten minik minik şeyler satarak işlerini büyüten insanlar var, doğru yatırımlarla küçük yaşta iyi birikim yapan insanlar var, internetten para kazanan insanlar var, Youtube gibi mecralardan para kazanan insanlar var
 
İş bulmak yaptığın mesleğe göre değişiyor. Yığılma olan bir mesleğe sahipsen tabii ki iş bulman zor olacaktır.
Memurluk esasında devlete gereksiz bir maddi yük zira çoğu meslekte 10 kişilik yapılacak işi 15 kişiye veriyorlar ve bu nedenle iş yükü çok azalıyor. Devlet yeteri kadar çalışan memurlarını inceleyemediği için de işini iyi yapmayan memurlar dahi senelerce çalışabiliyor. Usta-çırak konusuna katılıyorum. Tecrübe istenmese dahi çırağa 3 ayda öğreteceği şeyi 1 yılda öğretiyorlar bilerek. Bu esnada da az para verip iyice yararlanmış oluyorlar: ucuz işçi.
Fakat ben senin fazla karamsar olduğunu düşünüyorum. Özel sektörde başında gerçek bir patron var ve o adam -sen sevsen de sevmesen de- işine deli gibi önem vermek, işini büyütmeyi arzulamak zorunda. Ticarette kimse 30 bine yapacağı işi 60 bine yapmak istemez, ticarette ana amaç maksimum kazancı minimum maliyetle sağlamaktır. Bu bağlamda özel sektörün bazı normal durumlarını eleştirmek çok mantıklı değil zira emin ol sen patron olsan sen de aynı şeyleri yapacaktın.(mobbingden bahsetmiyorum tabii ki)
Ama neden tek yol memur olmakmış gibi konuşuyorsunuz? Kendi işini kuran insanlar var, internetten minik minik şeyler satarak işlerini büyüten insanlar var, doğru yatırımlarla küçük yaşta iyi birikim yapan insanlar var, internetten para kazanan insanlar var, Youtube gibi mecralardan para kazanan insanlar var
Hocam bunların en büyük suçlusu yönetim. Başımızdakilerin beceriksiz politikaları yüzünden işsizlik git gide büyüyor. Tabi ki en iyisi ticaret yapmak kendi işini yapmak ama o konuda da değindim yazımda, babadan amcadan bir iş meslek kalmıyorsa bilmediğin sektöre girmek çok büyük bir risk, herkeste ticari zeka yok maalesef, ve bir iş kurmak için iyi bir sermaye ve çok iyi araştırmak lazım. Sorulacak en mühim soru; bir akıllı ben değilim, bu fikri benden başka da düşünen olmuştur, o halde bu fikri hayata geçirenlere bakayım neler yapmış. Nelerle yola çıkmış, ve gerçekten değer mi...

Bu ülkede koca bir nesile yalan söylediler, ana babalar kötü hayat şartlarından dolayı çocuklarına hep okuyup memur olun dediler, çıkış yolunu bu olarak gördüler. Millet eşek gibi ders çalıştı durum ortada. Para parayı çeker, yıllarca ders çalışıp tek ümidi KPSS olan bu gençliğin, bir iş kuracak mentali zor. Çıkış yolu iş kurmak olsaydı, o zaman hepimizin anası babası kendi işi olan insanlar olurdu ve kimse çalışan olmazdı herkes ticaret yapıyor olurdu. Ülkede kendi işi olan insanlar da zaten çocuklarına işi devrediyor, para parayı çeker konusu burdan geliyor. İyi bir ticaret iyi bir iş kurman için öyle bir çevreden aileden gelmen gerekiyor. 35 yaşına kadar inek gibi ders çalışmış bir adam bugün şöyle bir karar alsa, ben eğitim alayım berberliği öğreneyim saç kesim güzellik bakım eğitimleri alayım sonra da bir yerde işe girip kendimi geliştireyim diye düşünsün, bu adamın önce müşteri bulması lazım, işi yeni öğrendiği için iyi iş çıkarması zor, ilk defa gelen müşteriyi tavlaması ve bundan sonra artık o adamın hep ona gelmesi zor, ağzı da iyi laf yapacak adamın derdini dinleyecek traş yaparken ona iyi hissettirecek bir vibe vermesi lazım. Bu adam müşteri toplayamazsa günde max 3 traş yapar belki de asgari ücreti zor kazanır.

Kesinlikle en mantıklısı kendi işini yapmak, ama unutmayalım, bu konuda en şanslı olanlar babasından amcasından iş kalmış olanlardır. 30 yaşına kadar KPSS olan adam bir anda esnaf kafasına girip bir işe atılması çok zor.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı