Eğer zariyat suresi 56. ayeti, yaratıcıyı nesne düzleminde değerlendirerek anlamlandırırsanız hataya düşersiniz. İyi–kötü, var–yok ve ahlak gibi ayrımlar, kendi başına var olabilen şeyler değil; ontolojik ve normatif bir zemine ihtiyaç duyar. Bu zemini sağlayan ise yaratıcıdır. Yaratıcı olmadan ahlak ve iyilik kavramları subjektif tercihler olmaktan çıkamaz ve objektif bir bağlayıcılık kazanamaz.
Bu bağlamda Allah, anlama muhtaç olan insana anlamı vahiy yoluyla sunmuştur. Allah, evren içinde bulunacak bir nesne olmadığı için insanın onu keşfetmesi değil; kendini tanıtması söz konusudur. Vahiy, bu tanıtmanın ve anlamın insana açılmasının ifadesidir.
Bağlamından koparmıyorum. Eğer bir olguyu sonucuyla değerlendirip bütün olarak ele almazsak hata yaparız. Zina, iki kişi olarak başlayan lakin sonuçları toplumu ilgilendiren bir durumdur. Örneğin, sizin evinizde alkol almanız İslam dininde yasak değildir ancak bu davranışınızı alenen yapar, toplumu rahatsız eder, sarhoşken araba kullanırsanız bunun yaptırımları kaçınılmaz olacaktır. Aynı bağlamda zina, sonucundan ayrı olarak değerlendirelemez. Objektif bağlayıcılığı olan ahlakî düzenin kurulması için aile kurumu elzemdir. Aile kurumunu zedeleyen her davranış toplumu ilgilendirir.