Kurduğunuz mantığın altı boş değil. Dışarıdan bakıldığında gayet mantıklı lakin hadislerin aktarım yöntemini ve hadislerin aslında bir çoğunun tekrar olduğunu, tekrarsız rivayetlerle ve muttasıl senetle 2602 hadis bulunduğunu bildiğinizde güvenilirliğin şüphe duyulmayacak düzeyde olduğunu fark edeceksiniz. Hadisler, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ağzından çıktığı andan itibaren yazıya dökülmüştür hatta sahabenin Hz. Muhammed (s.a.v.) "hayattayken" oluşturduğu hadis kitabı bulunmaktadır:
"Abdullah b. Amr (r.a.), okuma yazma bilen genç ve gayretli bir sahabeydi. Peygamberimizden duyduğu her şeyi kaydetmek istiyordu. Ancak Kureyş'ten bazı kişiler ona, "Sen Peygamberden duyduğun her şeyi yazıyorsun. Oysa Peygamber de bir insandır; öfkeliyken de konuşur, sakinken de. Her şeyi yazma" dediler.
Abdullah bunun üzerine yazmayı bıraktı ve durumu Hz. Muhammed'e (s.a.v.) anlattı. Peygamberimiz mübarek ağzını işaret ederek şöyle buyurdu:
"Yaz! Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, buradan haktan (gerçekten) başka bir şey çıkmaz."
"
Sahîfe-i Sâdıka da tek örnek değildir. O dönemde başka sahabilerin de (Hz. Ali, Enes b. Malik gibi) kendi notlarının bulunduğunu ve bu yazılı metinlerin hem yazılı hem de ezbere dayalı olarak nesilden nesile aktarıldığı bilinmektedir.
İslam alimleri, uydurma rivayetlerin tehlikesini herkesten önce fark ettikleri için "Hadis Usulü" dediğimiz o muazzam ilmi geliştirdiler. İmam Buhari'nin yaptığı tam da budur: Pirincin içindeki beyaz taşı ayıklamak gibi en sağlam rivayetleri en zayıf olanlardan ve uydurmalardan ayıklamak. Yani uydurmaların varlığı, hadis ilminin ne kadar gerekli ve başarılı olduğunun bir kanıtıdır.
Buradan anlıyoruz ki Sahabilerin ilk dönemden itibaren hadisleri yazıya geçirmesi, her bir hadisin çeşitli rivayetlerle tekrar edilmesi dolayısıyla doğrulanması, özellikle Sahih-i Buhari gibi bir kitabın yazım yöntemi dikkate alındığında dünya üzerinde, Kur'an hariç, ona denk güvenilirlikte bir kitabın bulunmadığı apaçıktır.
Ayetler ışığında da anlıyoruz ki Hz. Muhammed'e itaati, Allah (c.c.) emretmiştir. Hadisler bize onu tanıtan yegâne kaynaklarımızdır. Bu sebeple titizlikle korunmuş, günümüze kadar ulaşmıştır. Allah bizleri, doğru yoldan ayırmasın.
1- De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ben, Allah’ın hepinize gönderdiği Resûlüyüm... Öyleyse Allah’a ve Ümmî PEYGAMBERİNE (en-Nebiyyi’l-ümmiyyi) iman edin ve ona (NEBİYE) UYUN Kİ (ittebi'ûhu) doğru yolu bulasınız.(Araf Suresi, 158)
2- Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz. Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahiy iledir. (Necm Suresi 1-2-3-4)
3- O peygamberleri apaçık delillerle ve kutsal metinlerle gönderdik. İnsanlara indirileni kendilerine açıklaman için ve (ola ki üzerinde) düşünürler diye sana da uyarıcı kitabı indirdik. Nahl Suresi (44)
4- "Hayır, Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar." (Nisa Suresi, 65. Ayet)
5- "Kim Peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilesin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik." (Nisa Suresi, 80. Ayet)