Bilinç nedir?

benumut123

Decapat
Katılım
10 Ağustos 2023
Mesajlar
5
Daha fazla  
Cinsiyet
Erkek
“Düşünüyorum, o halde varım.” der Descartes. Peki, kendisi düşündüğünü düşündüğü anda düşündüğünden nasıl şüphe etmez? Ya şüphe ederse, neden şüphenin kendisinden şüphe etmez? Şu an yazdıklarımı düşünürken düşündüğümü düşünüp analiz edip düşünmeyi de düşünüp yazarken neden diyorum, neden soruyorum, neden aklıma bunlar geliyor?


Bu yazdıklarımı neye dayanarak yazdım? Kendisine mi dayanarak yazdı? Peki, bunu yazan kişi bir akıl ve akıl olarak nasıl var olur? Var olmak var olmak mı? Yok olan şey var olan şey olamaz mı? Yok olduğu bir yok oluşun varlığını niteleyen şey onun aslında varlığıdır. Yani yok olan şey var olan şeydir.


Nitelemeye neye göre niteler? Nitelemenin kendisi nitelemek olarak nasıl var olur? Var olmak var olmanın garantisi midir? Garanti garanti midir ki bir garanti olarak var olur? Olmamak olmak olarak var olamaz mı? Bir şeyin olmaması o şeyin olmadığını bildirmez mi? O olmaması bir şeyin olmadığını olmak olarak bildiremez mi?


Bildirmemek bildirmek olamaz mı? Çünkü bildirmemek bildirmeyi bildirmez mi? “İnsan bilinci sonsuzdur.” demek bile bir sınırdır. “İnsan bilinci” demek gerçekten bir insan bilinci demek midir? O mudur? Gerçek gerçek midir? Şu an hissettiğimiz, şu bile gerçekten şu an hissettiğimiz midir?


Burası yalnızca konulmayan değil; düşünülmeyen de değil; değil, olmadığı yerde değil; o şey o şeyde değil; değil…
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Bilinç demek farkındalık demektir. Sen bunu yazdığının bilincindesin bu da senin var olduğuna işaret eder. Peki ben şuan bunu niye yazıyorum? Bilincim mi yazmamı söylüyor yoksa ben mi bilincime bunu haber ediyorum? Bilinçli olmak kendini düşünmektir.
 
Bilinç bir hatadır. Bilincin evrimsel mekanizmanın bir hatası olduğunu düşünüyorum. Çünkü bilinç insana aykırılık kazandırdığı için biyolojik mekanizmalarına başkaldırabilmesini sağlıyor. Doğanın aleyhine olan her şeyin sorumlusu haline gelebilmeyi seçebiliyoruz. İnsan dışında milyar yıllık evrim tarihinde hangi canlı yaşadığı gezegeni mahvettiğini bildiği halde umursamadı ve mahvetmeye bile isteye devam edebildi?
 
Bilinç kelimesi ile ilgili çok sayıda açıklama bulabilirsiniz. Mesela

(1) "Felsefede bilinç nedir?

Bilinç (şuur), insanın kendisi ve çevresi hakkındaki farkındalık halidir. Düşünen bir varlık olan insan şuuru ile kendisini diğer varlıklardan ayırabilen bir varlıktır. ÖZ BİLİNÇ NEDİR? Şuurlu insanın kendi kendisinin üzerine düşünmesi , kendisinin farkında olma durumudur.
"

(2) "Bilinç Nedir?

Bilinç, basit bir şekilde tanımlanırsa farkındalık ya da bireyin kendi varlığının farkında olmasını sağlayan süreçlerin bütünü olarak tanımlanabilir. İnsanlarda farkındalığın, duygunun, algının ve bilginin merkezi olan yetenek olarak da tanımlanabilir. Fakat aynı terimin biyoloji, psikoloji, sosyoloji ve felsefe alanlarında kullanılış şekli arasında bir fikir birliği yoktur, çok farklı biçimlerde kullanıldığı görülebilir.
"

(3) Vikipedi internet ansiklopedisindeki "bilinç" maddesi

Kişisel görüşüm bilincin, yaşayan bireyin içinde bulunduğu gerçeklik ve varlık algısını duyumsaması ve bireyin uyku hâli dışında sürekli etkin bir eylem olmasıdır. Bu eylemin öznesi olan varlık ise öz bilinç, "düşünen iç ses", kişilik, bireysel kimlik veya insan ruhu denilen varlıktır. Bununla birlikte tanımı yapılan bu varlık ile bedensel kimlik denilen biyolojik organizmanın kendisi yâni insan vücudu kesinlikle aynı ve özdeş varlık değildir. Yaşayan insan vücudu fiziksel bir varlıktır çünkü organlara, dokulara, hücrelere, moleküllere, atomlara ve atom altı parçacıklara indirgenebilir. Onun yaşamasını sağlayan biyoelektriksel etkinlik ise bir enerji formu olduğu için sonuç olarak yaşayan insan vücudu madde ve enerji formuna indirgenebilir, çünkü onun fiziksel bir varlık olduğu kesindir. İşte bu yüzden insan vücudu, laboratuvarda fiziksel ölçüm ve inceleme cihazlarıyla incelenebilen bir cisimdir, bir nesnedir.

Halbuki bilinç ve onun sahibi olan bireysel kimlik veya kısaca insan ruhu denilen varlık, kesinlikle fiziksel bir varlık değildir, çünkü onlar, insan vücudu gibi izole edilip bir laboratuvarda fiziksel ölçüm ve inceleme cihazlarıyla incelenebilecek bir cisimler veya nesneler değildirler, net! Bazı kişiler bilincin, beyinde gerçekleşen bütünsel bir biyoelektriksel etkinlik süreci olduğunu öne sürebilirler ama bu da yine bilincin fiziksel bir varlık olamayacağı açıklamasını ortadan kaldıramaz çünkü onun ölçümlenebilmesi ve bir veri elde edilebilmesi, o fiziksel bir varlık olmadığı için hem imkânsızdır hem de anlamsızdır. Elde edilebilecek ölçüm verileri, beynin biyoelektriksel etkinliği ile ilgili bazı sinyal çıktılarını, EEG kısaltması ile belirtilen Elektro Ensefalo Grafi görüntüleme yöntemi veya daha sonra geliştirilen yeni nöro-görüntüleme teknikleri ile elde etmekten ibarettir ama bu ölçüm verilerinin de bilincin asıl yapısı veya kökeni ile ilgili tek bir nicel veri bile olamayacağı açıktır. Kısacası bilinç ve onu gerçekleştiren öz bilinç, "düşünen iç ses" veya kısaca bireysel bilinç ki, insan ruhu odur, fiziksel bir varlık olmadıkları için asla bilimsel yöntemlerle çözülemeyecek olgulardır. Onlar bu durumda metafizik varlık kategorisinde ele alınabilecek olgulardır ancak. Bu ise pozitif bilimin onları araştırma yeterliliğinin olmadığı yâni bir inceleme ve tanı yöntemi olarak bilinç ve insan ruhu için kullanılmasının söz konusu olamayacağı ve geçersiz olduğu anlamına gelir.

Elbette bu durum materyalist felsefe ve bilim için, asla yüzleşmek istemeyecekleri, hatta şiddetle itiraz edecekleri çok itici ve can sıkıcı bir sonuçtur. Bu yüzden materyalist ve evrimci çevreler sık sık, "insan ruhu" ifadesinin, fiziksel olarak henüz açıklanamamış olan bireysel kimliği açıklamak için eski dönemlerde icat edilmiş, "açıklama boşluğunu geçici olarak doldurmaya yarayan bir "joker ifade" olduğunu, çünkü aslında insan bedeni ile insan kişiliğinin aynı ve özdeş varlıklar olduğunu ve bunun da er ya da geç, yeni nöro-bilimsel gelişmeler aracılığıyla ispat edileceğini iddia ederler. Mesela Evrim ağacı internet sitesindeki meşhur "Çağrı abi" böyle düşünür gibidir örnek olarak. Hatta daha da ileri gidip, "bilincin, maddenin özel bir çeşidi olduğu ilan edilsin" diyen ve böylece "sorunun kökten çözüleceğini" düşünen çok pratik zekâlı (?) kişiler de maalesef çıkmıştır.

Sonuç olarak bilimsel bilgi size gerçek anlamda bilincin ve onun sahibi olan insan ruhunun yapısını ve kökenini asla açıklayamayacaktır. Cevap, o halde bir bilgi sorunu değildir. Cevap için yazılacak olanlar bu durumda bana göre de Felsefe başlığı dışında kalacağı için "technopat/sosyal" forumunun Felsefe alt bölümünde yazılamaz. (Moderatörler bu konuda hassastırlar.)
 
Son düzenleyen: Moderatör:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni konular

Geri
Yukarı