Satıcılar ile yaşadığım garip olaylar

alitility

Hectopat
Katılım
16 Ocak 2020
Mesajlar
2.041
Makaleler
13
Çözümler
4
Yer
İstanbul
Daha fazla  
Sistem Özellikleri
Ryzen 5 5600, MSİ B550 GAMİNG PLUS, XPG 3200 MHZ 8+8 16 GB, SAPPHİRE PULSE RX 580 4G, CORSAİR VS550, GAMEBOOSTER GB-G1956BW, WDC SN530 256G NVME, X2 JD 120
Cinsiyet
Erkek
İlk olay klasik mahalle bilgisayarcısında geçiyor (eyüp/pazariçi, uzun saçlı adam çok eski burada oturan varsa bilir, bana ücretsiz çok yardımcı olmuştu ama sonradan öğrendim tüm laptopları çalıp kaçmış) olay orası kapandıktan sonra oraya yeni açılan bilgisayarcıda oluyor o dönem termal macun arıyordum oraya gittim sordum ve aldığım cevap şu idi "o ne?" cevap bile vermeden gülmemi ve acımamı içime atarak gitmiştim, acıma sebebim ise o dönem iş bakıyordum ve beni almayıp böyle cahil insanları almaları idi.

Diğer olay ise evyıkta başıma geliyor, ortalama 7 sene önce belki daha uzun ya da kısa bilmiyorum, Sony Xperia XA1 Ultra almak için gitmiştik, klasik bana hiking diye saçma sapan bir şey önerdi ben ısrarla dedim ki Sony istiyorum adamın söylediği şey ise şuydu "işlemci önemli değil MP daha önemli" bunu duyunca bir şaşırdım ve hayatı sorguladım klasik evyık evinizi yıkar.

Bir diğeri yine çok uzun süre önce sanırım GittiGidiyor üzerinden yaşadığım bir olaydı, o zamanlar ekonomi güzel dolar 3 4 TL bandında seyrediyor ben yine termal macun arıyorum (o dönem bir macun fetişim var sanırım) ve ben 1 liralık bir macun bulup sipariş vermiştim adam kargoya vermemişti bende yazdım o kadar zaman geçti kargoya ver diye adam 1 TL'ye ürün mü olur ve yanlış hatırlamıyorsam hakaret etmişti ve konu orada kapanmıştı.

Bunlardan çok sonra ise artık büyüdüm ve kasa topluyordum, sıra ekran kartına geldi tam modelini hatırlamıyorum ama HD 5500 serisi bir şeydi satan eleman resme başka ürün koymuştu almaya gittiğim de başka ürün getirmişti, satan kişiler 2 tane çocuktu ve ticaretimiz tam hatırlamıyorum polis tarzı bir binanın önündeydi, resim farklı ürün farklı olunca almak istemedim işi kavgaya götürmeye çalıştılar ama oradaki güvenlik abi sağ olsun olaya el atmıştı (hayatımda gördüğüm en cringe 2 çocuk olabilir, kavgaya çok karşıyım ama şu an o ikisi karşıma gelse hastanelik ederim.)

Diğeri ise benim ucubeliğim, aldığım 2 tane Hometech tableti satıp telefon almaya karar vermiştim ve (800 TL) gidip Sony Xperia Z5 almıştım (tam bir alev canavarı) o zamanlar Custom ROM öğrenmişim bu telefona atmıştım ama ondan önceki stok ROM'da telefonu şifrelemiştim, tekrar stok hale getirip alıcıya telefonu götürdüm (aldığım abi hayatımda gördüğüm en kral adam olabilir, çok uzak olduğu için kargoyla almıştım normal ücret dışında kargo ücreti isteyince ergenlik ile üstü kapalı dolandırıcılık muhabbeti yapmıştım adam al şu parayı sus der gibi kargoyu kendi ödeyip göndermişti.) Adam telefonu kutudan çıkarttı açtı ve ekrana şifre geldi, yaptığım şifreyi yazıyorum açılmıyor gittiğim yer ise Eyüp'ten eminönü (normal insanlar için basit bir yer ama benim gibi bir kızla dahi buluşmaya üşenen birisi için inanılmaz uzak halbuki 1 otobüs) ben dedim abi ben bunu halledip sana getireyim otobüse bindim düşünüyorum bilgisayarım yok, çok önceden tanıştığım güvenlik bir abi vardı onda yapmıştım aradım o da sağ olsun kabul etti gittim uğraştım temizinden stok ROM kurup adama satmıştım.

Diğeri ise bu olaylara vesile olan Hometech tablet bunda 2 şey yaşadım ikisini anlatmak istiyorum, bende bu tabletten 2 tane vardı birisinin klavuesine flux dökmüştüm kullanılmaz hale gelmişti ve galiba bir sorunu vardı açılmıyordu bende parçalarını satarken bir abi almaya geldi, motoruyla geldi tableti götürdüm ayak üstü denedik falan adamın tabletide bozuk olduğu için olmadı derken ondaki tableti bana vermişti ama bir işime yaramamıştı, sonra diğer bozuk olmayanı satıp telefon alacaktım onu ayarladım çektim koydum bir tane eleman almak istedi benden yaşça büyük 2 kişi geldi (2. elde insanlar benden bir şey alırken korkuyor garip şekilde halbuki bir olayım yok 176 55 kg adamım, sebebi sanırım o dönem Letgo'da profil resminde spordan sonra çektiğim resim olabilir) adamlar beni çocuk olarak gördüğü için klasik biz polisiz diye başladı konuya bayağı bir tatava yaptılar nefret ede ede sattım onlara sattıktan uzun süre sonra başımı ağrıttılar, sağlam verdiğim ürünün kamerasını bozdular bende o dönem yorumlara önem verdiğim için eyvallah çekip kendi cebimden karşılamıştım. Hayır polis olunca ne oluyor yani çocuk aklı işte.

Bunlardan bağımsız kendi paramı biriktirip aldığım ilk APU sistem, tombik bir abiyle anlaşıp anakart işlemci RAM olarak almıştım diye hatırlıyorum, arabasıyla getirmişti ama sanırım fazla yemekten dolayı anakartın arka braketini getirmeyi unutmuştu bende hiç almaya tenezzül etmemiştim, sistemi aldıktan yaklaşık 5 yıl sonra fark etmiştim sistemde tek kanal 8 GB RAM vardı (işlem A10 bir şey bir şey k idi) ve işin komiği sistemde harici HD serisi bir ekran kartı vardı, o kasayı da vitolu bir abiye satmıştım ve adım kadar eminim ki o adamlar illegaldi, o kadar satış yaptım hiç böyle soru sormadan sertçe alıp gideni ilk defa görmüştüm.

Hep cringe olaylar yaşadık biraz da iyi yaşayalım, hangi sistem hatırlamıyorum bir tane sisteme RAM alacaktım, piyasanın çok altında 8 GB RAM bulmuştum ve adamla konuşup almaya karar verdim (galiba 200 TL idi) almaya bayağı uzak bir yere gittim adam arabası olmasına rağmen geç geldi falan derken adam geldi ve benden 100 TL almıştı öğrencisin lazım olur demişti (aslan abim) eve geldiğim gibi Memtest yapmıştım ve sorunsuz çıkmıştı, bir tek iyi bu var zaten.

İncelemesi yazdığım ama satın alımını anlatmadığım telefonlarım var mesela ilki Samsung Galaxy s8.. Sony'den geçince gelen o kalite hissi şahaneydi. Z5i sattıktan sonra 800 TL param olmuştu ve ne aldım bilmiyorum ama 80 TL'sini harcamıştım eve geldim annemin telefonundan sahibindene girdim telefonlara bakıyorum ve o da ne bir tane S8, ekranın altında çatlak ve leke var ama kullanıma engel değil fiyat 800 TL, tatava yapmadan aradım dedim 720 TL var (normalde asla pazarlık yapmam çok utanırım) okey dersen gelip alayım adam da kabul etti almaya gittim, adını hatırlamıyorum ama garip bir ismi vardı alibeyköy tarafındaydı, daha önce hiç gitmediğim bir yer gittim attığı yere bekliyorum arkamda dönerci merdivenlere sığındım adamı bekliyorum arıyorum açmıyor yazıyorum dönmüyor ağır tribe girdim, tam beklerken hanımefendi golden köpeği ile geçerken köpek havlamıştı ben o sıra dalmıştım duyunca bir ruhumu kaybetmiştim, sonra adam geldi kıraathaneye oturduk çay eşliğinde telefonu kutudan çıkarttım inceledim test yaptım annemi aradım derken almıştım. (minibüste eve giderken kamerasını açıyorum Allah'ım görüntüye bak fam gibi, tutuş hissiyatı olarak zaten s serisinin üstünde bir telefon hala yok inanılmaz bir şeydi.)

S8 aşkımı anlık bir sinir ile adaptörü (bu adaptör tam olarak 2 tane telefon bozdu) yanlışlıkla telefona fırlatmam sonucu kırmıştım ki ona rağmen aylarca idare etmişti ama en son epilepsi krizi yaşattığı için emekliye ayırdım ve dedim ki ben s harici kullanamam bu saatten sonra baktım S8 Plus'lara, bir tane buldum fiyatı 1000 TL ekran çatlak ama leke yok kafamdaki plan ben bunu alır ekranı değişir kullanırım idi ama olmadı adaptör sağ olsun, almaya gittiğim kişi tam filmlerde olan yaşlı ama teknolojiye yıllarını vermiş, başkası için çöp ama onun için altın değerindeki teknolojik eşyaları biriktiren türkçesi düzgün bir amca idi, kafeye oturdum bekledim (hepsi geç geliyor tek enayi benim saatinde gidiyorum) geldi ve telefonu aldım inceledim, formatlayıp getirmişti SIM kartımı taktım yeniden başlattım alet açılmıyor bootloopa giriyor, adam dedi ki alma ben sana farklı model ayarlıyım dedim ben bunu yaparım (Odin öğrenmişim stok ROM atıyorum benden iyisi yok) ve yapamadım tabii ki çünkü beni aşan bir durumdu, hatta bununla ilgili konu açmıştım çözümünü yazmış olmam lazımdı birkaç tuş kombinasyonu ile açılıyordu, telefonun sorunu ise tam ismini hatırlamıyorum ama Windows Boot Manager gibi düşünün onun dosyaları silinmişti ama ne format ne ROM bunu kurtarmıyordu, sonra klasik adaptör fırlattım kırıldı.

Bunlardan önce anlatmaya utandığım saçma sapan bir S6 deneyimim olmuştu, telefonu 500 TL'ye aldım (yurt dışı alman idi sanırım) ekranının boyası atmıştı Üsküdar'da onu yaptırmıştım (rezil işçilik) batarya aldım kapak aldım derken 1000 TL oldu satmaya kalksam 600 TL, baktım satılmaz bu aldım bunu ROM tacizine tuttum, giriyorum XDA'ya bakıyorum ne ROM var gözümü kapatıp tüm Custom ROM'ları kuruyorum beğenmiyorum değişiyorum falan en son uzun süre S8 mi S9 mu ne ROM'u vardı onunla kullanmıştım sonra teyzeme verdim ekranı kırmışlar tövbe yarab, iyilik yaramıyor.

Sonrasında büyüyüp adam olduğum için dedim anneme telefon alayım (kesinlikle havya ile sökülecek ekranı fön makinesi ile sökmeye çalıştığım için ve bundan mütevellit ekran kırıldığı için değil) Türk Telekom TT175 diye saçma sapan bir şey almıştım, metro ile gitmiştim almaya telefonun sorunu çoktu, açma kapama tuşu yok kasa çizik ekran temiz kamera lensi kırık ilk defa burada bir pazarlık yaptım ve aldım, almak için adamın arabasına binmiştim tırsmadım değil. (sonra annem uzun süre kullandı başka telefon alındı bana geldi ben yine bir şeyler denedim en son sıkılıp bataryasını bıçakladım).

Daha var yeter çok uzun olmuş son bir tane anlatmak istiyorum şu an kullandığım ve alırken fark etmediğim ama sonradan fark ettiğim ağır dolandırıldığım o hayatımın aşkı Samsung Galaxy S9 Plus, 3500 ya da 4500 olması lazım, adam yakın bir yerdi ama üşendiğim için ve denk geldiği için adam kapıya gelmişti (incelediğim konuda anlatmıştım benzin parası istedi cart curt) binanın merdivenine oturdum inceliyorum aman yarabbi bu nasıl kalite? S8 Plus bu kadar kaliteli değildi hafifti bu ise baba bir şey idi ağırlığı yerindeydi falan, aldım kullanıyorum telefonun parmak izi çalışmıyor gittim 400 TL'ye parmak izi aldım söktüm ki benim klasiktir sökerken her zaman ki gibi NFC etiketini kopardım ve ne göreyim parmak izinin soketi kırılmış adam ise utanmaz ucube bana dedi ki ara sıra çalışmıyor sonra çalışıyor, şu an telefonun ne parmak izi ne yüz tanıması ne göz tanıması asla bir güvenliği yok gariban gibi pin yazarak açıyorum.

Yani gece gece nereden aklıma estiyse 2 dal sigara eşliğinde tek seferde bunları yazdım içimi dökmüş oldum, okuyup eğlenen olursa ne güzel ben birçoğunda eğlenmedim çünkü.
 
İlk olay klasik mahalle bilgisayarcısında geçiyor (eyüp/pazariçi, uzun saçlı adam çok eski burada oturan varsa bilir, bana ücretsiz çok yardımcı olmuştu ama sonradan öğrendim tüm laptopları çalıp kaçmış) olay orası kapandıktan sonra oraya yeni açılan bilgisayarcıda oluyor o dönem termal macun arıyordum oraya gittim sordum ve aldığım cevap şu idi "o ne?" cevap bile vermeden gülmemi ve acımamı içime atarak gitmiştim, acıma sebebim ise o dönem iş bakıyordum ve beni almayıp böyle cahil insanları almaları idi.
Bilgisayarcılar kanserojen bir meslek grubu. Rezillik 😶

Bunun dışında okuması keyifli bir yazı olmuş, elinize sağlık.
 
Bilgisayarcılar kanserojen bir meslek grubu. Rezillik 😶

Bunun dışında okuması keyifli bir yazı olmuş, elinize sağlık.

Bu sıralar bilim kurgu hikayeler yazıyorum, anlatımlarım değişti artık, termal macun bilmeyen bilgisayarcı ise çok epik bir şey ya tam olarak oyunda nick yapmalık.
 

Yeni konular

Geri
Yukarı