Maxtoric
Megapat
- Katılım
- 31 Mayıs 2021
- Mesajlar
- 6.682
- Makaleler
- 3
- Çözümler
- 89
Maddiyat üzerinden vermemin sebebi dünyadaki nimetlerin maddiyat üzerinden gitmesi. İnsanın eğlence kaynağının çoğu maddi durum gerektiriyor. (Araba/Motor,Oyun,Hobi vs.) Zengin derken sizin dediğiniz ortalama bir aileyi de sayıyorum, onlar ve fakirler olarak 2 taraf yani. Sağlığıyla imtihan biraz karmaşık durum çünkü fakir bir insan sağlığıyla imtihan edilince hem yoksul hem sağlık olarak daha da zor durumda kalıyor. SMA hastası, kalıtsal hastalığı olan çocuklar buna bir örnek. Zengin insan hastalığını minimuma indirebilir. Ama fakir bir insan için öyle bir şans yok. Parası olup düzgün eğitilmiş bir insan zaten maddeye bulaşılmayacağını bilir. Eğer genetik değilse de sağlıklı beslenip şeker hastalığını engelleyebilir. Eğer arkadaşınız ergen ise boşluğa düşmesi normal. Ergenlikte olan bir şey zaten. Psikoloji yine maddiyat ile çözülebilecek bir şey. Zengin bir insan parasını verip psikolog, psikiyatrist ile kendini düzeltebilir. Enes Batur'un psikolojik sorunu sanılanın aksine o kadar büyük değil. Gerçekliği sorgulayan her insan bu psikolojiye düşer. Fakir insan psikolojik olarak daha çok sıkıntı çekiyor bu arada. Bir yandan ay sonu, borç bir yandan ilişki derken iyice içten içe kendini yiyor. Ben burada sadece dini değil sınıf sistemini de eleştiriyorum.Bu nasıl bir bağlantı çözemedim açıkçası. Bir de şunu fark ettim her örneğinizi maddiyat üzerinden veriyorsunuz. İmtihanı maddiyata indirgiyorsunuz resmen. Bahsettiğiniz kadar zengin olmasa da iyi şartlarda yaşayan arkadaşlarım var. Dediğiniz gibi istediği şeyler anında alınıyor. Bu arkadaşımda gözlemlediğim şey 1. olarak sağlığıyla imtihanda, o kadar çok şeye erişimi var ki kendini kaybedip her türlü maddeye erişimi olabiliyor. Ha diyebilirsin ki parasını versin iyileşsin, adam şeker hastası. İyileşme gibi bi şansı yok. Sonrasında istediğim şeyleri yaptım diyerekten bi boşluğa düştüğünü fark ettim. Devamında ahlaki olarak bozulmaya başladı. Dolayısıyla her imtihan maddiyattan ibaret değil. Psikolojisiyle imtihanda olan yok mu mesela?(Aklıma Enes Batur geldi) Bu tabi biraz spesifik bi örnek oldu. Genele hitaben de şöyle diyebilirim. Birileri çabalayarak alıyor birileri kolayca alıyor. Evet dışardan böyle gözüküyor fakat istediği direkt alınan çocuğun babası dedesi bu raddeye gelene kadar çabalamadı mı? Sonuçta örnek verdiğiniz kişilerin zenginliği pat diye bir gecede olmadı.
Unutmayınız İslam'da bu önemli bi noktadır: Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur. Necm 53/62
Eğer her şey çaba ile olsaydı fakir her kesin zengin olma şansı vardı. Maalesef işler öyle yürümüyor. Eğer fakir isen sıfırdan yükselme şansın düşük. Her şey şansa bağlanıyor burada çünkü fakir isen müşteriyi bile şansa çekersin (Şu anki tekelleşmeler yüzünden artık fakir insanın önü açılmıyor.) Genelde bunlar illa dedelerden gelme bir miras, destek, sermaye ile bu işleri kuruyor. Durumu olmayan bir insan deden kalma tarla ile nasıl o çocuğun yerine gelebilir ki? Kim ne derse desin adil bir imtihan görmüyoruz. Zengin fakiri bırakıp Gazze, Afrika ülkeleri, Doğu Türkistan gibi ülkelere bakarsak anlayabiliriz. Ne kadar dinsiz ülke varsa ne hikmetse onun vatandaşları daha rahat yaşıyor.