Simülasyonda/rüyada mıyız?

Simülasyon derken ne tür bir simülasyon yani örneğin bazıları uzaylıların yarattığı bir simülasyon derken bazıları dine bağlıyor. Mesela simülasyon teorisini popülerleştiren kişi gelecekteki çok gelişmiş uygarlıklar atalarının yaşamlarını bilgisayar simülasyonlarıyla yeniden yaratabilir ve biz de böyle bir simülasyonun içinde olabiliriz diyor. Bu çok mantıksız geliyor. Ayrıca şahsen eğer inanç sahibi olmasaydım simülasyona da inanmazdım çünkü bence eğer bir simülasyon varsa o da Tanrı'nın yarattığı simülasyon yani evrendir.
Ben o konuda kesin bir şey söyleyemem ama gelişmiş uygarlıkların atalarının yaşamlarını görmek için yapmış olması oldukça mantıklı bence. Günümüz teknolojisiyle mümkün olsa ilk yapılacak şeylerden biri o olurdu hatta. Ama ben biraz da bunu deney olarak düşünüyorum. Bizim tepkilerimizi ölçüyor olabilirler. Belki bahsettiğimiz gelişmiş uygarlıkların atalarının yaşamlarını görmek için yaptığı simülasyonlardan birinin yapım aşamasıdır burası daha.

Meditasyon ile istediğin rüyayı görebilirsin. Uyanıksın, ama istediğin şeyleri rüya görür gibi görüyorsun.
O kendi beynini kontrol etmekle ve yönlendirmekle ilgili ama o işlere de gireceğim. Çünkü belki bilinçaltımı anlayabilirim o şekilde.
 
O kendi beynini kontrol etmekle ve yönlendirmekle ilgili ama o işlere de gireceğim. Çünkü belki bilinçaltımı anlayabilirim o şekilde.

Anlarsın belki, sen bir şey düşünüp hayal etmesen bile gözünün önüne gelir bir şey. Normalde hiçbir şey düşünme hayal etme hiçbir şey ne aklına gelir ne gözünün önüne. Ama meditasyonda gözünün önüne geliyor, nedenini bilmiyorum. Belki de bilinçaltıdır o gelenler.
 
Biraz açık görüşlü olmak gerek.

Şöyle söyleyeyim, insan görmek istediğini görür, duymak istediğini duyar, inanmak istediği şeye inanır. Din konusunda özellikle bizde zorlama yok. Ama anlamaya çalışmanızı isterim, dediğim gibi niye burada bu kelimeyi kullanmış, ne anlamda söylenmiş, kime niye söylemiş hangi olayın üstüne olmuş? Bunları sorgulayarak zaten açık görüşlü olduğumu düşünüyorum.

Bazı konulardaysa insanın sınırlı fani bir varlık olduğunu bilerek yaklaşmak gerekir. Bu konu değil belki bunu rahatça yorumlayabiliyoruz fakat bazı konular var ki insan aklının bilmeyeceği belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceği konular. En basitinden "O doğmamış ve doğrulmamıştır" ayeti bile bu düşünceye kapılmanıza yetecek kadar derindir. Yine düşünün mesela bende düşünürüm ama bazı yerlerde yine yetmez irademiz algılamamız, bu yerlerde de sadece kanıtlanamayacak teoriler devreye girer.
Simülasyon teorisini ele aldığımız zaman simülasyonda olsak bile yöneticinin o olduğunu biliyoruz simülasyon'dan da çıkamayacağımızı sendebilirsin. Ha bu teori derinleşir dersin ki o zaman başka evrenler falan da var vs vs. Düşünmek güzel şey. Kafayı tırlatmadan bu tarz şeylere kafa yorabilirsin, ama günün sonunda yine cevap veremediğin sorular olacaktır. Simülasyon teorisinde kabul ettiğimi varsaydığım şeyden sonra bile bir sürü soru oluşuyor. Başka Simülasyonlar var mı? Bunların farklı yaratıcıları var mı gibi gibi.

Beğenmedim atan arkadaşlar da saygısızlık etmesin lütfen rica ediyorum normal sohbet ediyoruz ne bana ne de konu sahibi arkadaşa saygısızlık yapılmasın "rica ediyorum".
 
Şöyle söyleyeyim, insan görmek istediğini görür, duymak istediğini duyar, inanmak istediği şeye inanır. Din konusunda özellikle bizde zorlama yok. Ama anlamaya çalışmanızı isterim, dediğim gibi niye burada bu kelimeyi kullanmış, ne anlamda söylenmiş, kime niye söylemiş hangi olayın üstüne olmuş? Bunları sorgulayarak zaten açık görüşlü olduğumu düşünüyorum.

Bazı konulardaysa insanın sınırlı fani bir varlık olduğunu bilerek yaklaşmak gerekir. Bu konu değil belki bunu rahatça yorumlayabiliyoruz fakat bazı konular var ki insan aklının bilmeyeceği belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceği konular. En basitinden "o doğmamış ve doğrulmamıştır" ayeti bile bu düşünceye kapılmanıza yetecek kadar derindir. Yine düşünün mesela bende düşünürüm ama bazı yerlerde yine yetmez irademiz algılamamız, bu yerlerde de sadece kanıtlanamayacak teoriler devreye girer.
Simülasyon teorisini ele aldığımız zaman simülasyonda olsak bile yöneticinin o olduğunu biliyoruz simülasyon'dan da çıkamayacağımızı sendebilirsin. Ha bu teori derinleşir dersin ki o zaman başka evrenler falan da var vs vs. düşünmek güzel şey. Kafayı tırlatmadan bu tarz şeylere kafa yorabilirsin, ama günün sonunda yine cevap veremediğin sorular olacaktır. Simülasyon teorisinde kabul ettiğimi varsaydığım şeyden sonra bile bir sürü soru oluşuyor. Başka simülasyonlar var mı? Bunların farklı yaratıcıları var mı gibi gibi.

Beğenmedim atan arkadaşlar da saygısızlık etmesin lütfen rica ediyorum normal sohbet ediyoruz ne bana ne de konu sahibi arkadaşa saygısızlık yapılmasın "rica ediyorum".

Cevabını alamayacağın bir şey hakkında düşünmenin güzelliği de katkısı da yok.
 
Cevabını alamayacağın bir şey hakkında düşünmenin güzelliği de katkısı da yok.
Bunu konu sahibi arkadaşa söyleyebilirsin. Ama ben katılmıyorum bilimde bile bazen cevap alamadığın konu üzerine niye kafa yoruluyor o zaman? Düşünmek güzel şey dostum. İnsan düşünmeseydi bu günlere gelemezdi, her şey düşünme arzusundan zaten :)
Ya peki cevabını istediğin gibi alamadığın konu hakkında düşünmenin güzelliği nedir ?
 
Cevabını alamayacağın bir şey hakkında düşünmenin güzelliği de katkısı da yok.
Aslında benim derdim evrenin ne olduğunu öğrenmek falan değil. Şu kafada kurulan senaryolarımın kesinlikle iptal olması çok rahatsız edici olmaya başladı. Çünkü artık bilerek olumsuz düşünüyorum, o da özgüvenimi düşürüyor. Onun hakkında nesnel bir deney yapabilsem aslında tüm sorun çözülecek.
 
Bunu konu sahibi arkadaşa söyleyebilirsin. Ama ben katılmıyorum bilimde bile bazen cevap alamadığın konu üzerine niye kafa yoruluyor o zaman? Düşünmek güzel şey dostum. İnsan düşünmeseydi bu günlere gelemezdi, her şey düşünme arzusundan zaten :)
Ya peki cevabını istediğin gibi alamadığın konu hakkında düşünmenin güzelliği nedir?

Cevabı alamadığın konu üzerine düşünürsen, boşuna kafa yormuş oluyorsun. Düşünmek güzel şey, ama cevabı alamayacağın bir şeyi düşünmek değil. Cevabını istediğin gibi almasan da cevap almış olursun. Ve sana bir şey katmış olur. Kısacası cevap yoksa, kafanı yorarsın. Yorduğunla da kalırsın.

Aslında benim derdim evrenin ne olduğunu öğrenmek falan değil. Şu kafada kurulan senaryolarımın kesinlikle iptal olması çok rahatsız edici olmaya başladı. Çünkü artık bilerek olumsuz düşünüyorum, o da öz güvenimi düşürüyor. Onun hakkında nesnel bir deney yapabilsem aslında tüm sorun çözülecek.

Bu gibi şeyleri ne kadar düşünür ne kadar üstünde durursan içinden çıkamazsın. Bunları bir kenara atıp devam etmen gerekiyor. Öyle yaparsan düzelebilir, kendine çekmene gerek yok.
 
Cevabı alamadığın konu üzerine düşünürsen, boşuna kafa yormuş oluyorsun. Düşünmek güzel şey, ama cevabı alamayacağın bir şeyi düşünmek değil. Cevabını istediğin gibi almasan da cevap almış olursun. Ve sana bir şey katmış olur. Kısacası cevap yoksa, kafanı yorarsın. Yorduğunla da kalırsın.
Nikola Tesla'dan şöyle bir söz var bunun için
"Her gün keşfetme umuduyla -kim olursa olsun birilerinin, süregelen asıl sorunlarımıza çözüm bulacağı umuduyla- işimize gidiyor ve ertesi gün yeniden şevkle işimizin başına dönüyoruz; başarısız olsak bile çabalarımız boşa değildir, çünkü bu gayretlerden, bu uğraşlardan, saatlerce tarifsiz keyif almış ve enerjimizi insanlığın yararına kullanmışızdır."
Eklemek istediğim şey ise bu söze enerjimizi sadece insanlığa değil kendimizin yararına da kullanıyor oluşumuz. Düşünme konusunda her attığın adım, her ilerlemen ve doğan her yeni soru aslında bu süregelen süreç içerisinde ayrı ayrı keyif veriyor insana en azından benim için öyle.
 
Nikola Tesla'dan şöyle bir söz var bunun için.
"Her gün keşfetme umuduyla -kim olursa olsun birilerinin, süregelen asıl sorunlarımıza çözüm bulacağı umuduyla- işimize gidiyor ve ertesi gün yeniden şevkle işimizin başına dönüyoruz; başarısız olsak bile çabalarımız boşa değildir, çünkü bu gayretlerden, bu uğraşlardan, saatlerce tarifsiz keyif almış ve enerjimizi insanlığın yararına kullanmışızdır."
Eklemek istediğim şey ise bu söze enerjimizi sadece insanlığa değil kendimizin yararına da kullanıyor oluşumuz. Düşünme konusunda her attığın adım, her ilerlemen ve doğan her yeni soru aslında bu süregelen süreç içerisinde ayrı ayrı keyif veriyor insana en azından benim için öyle.

Cevabını alamadığım bir şeyi düşünmekten keyif almam. Düşünürsün ya en sonunda kafayı yersin. Ya da düşünmeyi bırakırsın.
 
Cevabını alamadığım bir şeyi düşünmekten keyif almam. Düşünürsün ya en sonunda kafayı yersin. Ya da düşünmeyi bırakırsın.

Hah bu nokta da konu sahibi arkadaşa önerim eğer ki cevap veremiyorsa düşünmeyi bıraksın en azından o konu üzerine. Keyif alma konusu ise zaten kişisel, kişiden kişiye değişir benim açımdan keyif verici bu nedenden dolayı kafayı yemem, baktım beni çok yoruyor bırakırım :)
Simülasyon teorisi dışında evrimi düşünmeyi çok severim, konu sahibi arkadaşı bi de bu konuyla bulandırmayalım ama o da güzel düşünme konularından bir tanesidir :)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı