Sürekli ağlıyorum

Asla değil öz bakıma önem veren biri, ben kendi öz güvenim için demiştim.

İyi yaparsınız kendinize hem yatırım olur ama bu kız için kendinizi mahvetmeyin hocam sizi üzmek istemiyoruz ama isterse 10 sene geçsin işin nereye çıkacağı belli.
 
Son 6-8 aydır (liseye başladım) neredeyse hiç insanlar karşısında, gülemiyorum gülücek gibi olsam da hemen yüzümü elimle kapatmaya veya gülümsemeyi bırakmaya çalışıyorum. İnsanların olduğu yerlerden uzaklaşıp ne kadar kötü, asosyel ve aptal olduğumu düşünerek ağlıyorum. Aptal suratlı maymun gibi dış görünüşümün olduğunu düşünüyorum bu da beni daha çok üzüyor. Derslerin kötü mü diyecekseniz şimdiden söyleyeyim sınıfta sürekli en yüksek notları alıyorum. Artık hayatta gülümsemek için bir neden olduğunu düşünmüyorum ama son zamanlar gözüme sürekli bir kız takılıyor, ay gibi parlak yüzü var çok da akıllı, atılgan ve gülümseyen bir kız. Kızın saçları boynuna kadar kısa diye dalga geçenler var ama pek umurumda değil. Onunla birlikte kablo ararken adımı her söylediğinde dünya bana daha parlak geliyordu, 2-3 dakikada ona aşık olduğumu düşünüyorum, aslında ona aşık değil onunla birlikte geçirdiğim zamanda soluklandığım her nefese aşık oldum bence. Neyse konudan çok saptım, son zamanlar çok ağlıyorum bu zararlı bir şey mi vitamin desteği veya başka bir şey mi almam lazım?

Bütün konuyu okuyanlar için teşekkür ediyorum konudan çok sapıp içimi dökmüşüm aslında biraz iyi geldi.

En azından ağlayabiliyorsun.
 
Son 6-8 aydır (liseye başladım) neredeyse hiç insanlar karşısında, gülemiyorum gülücek gibi olsam da hemen yüzümü elimle kapatmaya veya gülümsemeyi bırakmaya çalışıyorum. İnsanların olduğu yerlerden uzaklaşıp ne kadar kötü, asosyel ve aptal olduğumu düşünerek ağlıyorum. Aptal suratlı maymun gibi dış görünüşümün olduğunu düşünüyorum bu da beni daha çok üzüyor. Derslerin kötü mü diyecekseniz şimdiden söyleyeyim sınıfta sürekli en yüksek notları alıyorum. Artık hayatta gülümsemek için bir neden olduğunu düşünmüyorum ama son zamanlar gözüme sürekli bir kız takılıyor, ay gibi parlak yüzü var çok da akıllı, atılgan ve gülümseyen bir kız. Kızın saçları boynuna kadar kısa diye dalga geçenler var ama pek umurumda değil. Onunla birlikte kablo ararken adımı her söylediğinde dünya bana daha parlak geliyordu, 2-3 dakikada ona aşık olduğumu düşünüyorum, aslında ona aşık değil onunla birlikte geçirdiğim zamanda soluklandığım her nefese aşık oldum bence. Neyse konudan çok saptım, son zamanlar çok ağlıyorum bu zararlı bir şey mi vitamin desteği veya başka bir şey mi almam lazım?
Hormonlarımız tavan yapmış. Bu tarz durumlar normal yaşlarında, eğilimli olduğun biraz daha tavan yapar. Ailenle konuş, dertleş. Olmadı profesyonel destek al. Genelde kendini maymun gibi zanneden kimse gerçekten o kadar çirkin değildir. Çirkin bile olsan azıcık kendine dikkat ettiğinde çok daha iyi görünüyorsun. Spor yap, hijyenine dikkat et. Sonra toplanırsın yavaş yavaş.

Kalan kısımlar için; muhtemelen çirkin olduğunu düşünmenin sebebi kıza bu kadar anlam yüklemiş olman. Oluyor bazen. Kızı yüceltiyor, kendini alçaltıyorsun muhtemelen. Gerek yok. Şansını dene, en fazla hayır der demeyeceğim. Dalga geçebilir. Dalga geçebilirler. Ama önemli değil. Mezun olduğunda bitip gidiyor hepsi.

İnsanlar karşısında da gül, ne olacak? Ne kadar kötü gülüyorsun mu diyecekler zannediyorsun? :D Velev ki deseler, ne fark eder? Lisede bende kilo vardı. Yakışıklı bir tip de değildim. Hatta biraz da arkadaşlarımdan farklıydım, spor yapamazdım, çok kitap okurdum, bilgisayarlara çok ilgiliydim, anime izlerdim. Benim lise okuduğum zamanlarda asosyallikle eşleşen şeylerdi bunlar. Biraz da içe dönük olunca dalga konusu olduğum zamanlar oluyordu. Üstüne tembelliği ekleyince katlanıyordu mevzu. Baktım bunlar dalga geçince benden bir şey eksilmiyor. Bende katılmaya başladım şakalara. Böyle böyle onlar bu şakalardan sıkıldılar bende daha az sıkılmaya başladım.
 
Kanka çok klişe gelebilir ama sal gitsin, çok düşünüyorsun gerek yok.
Aradan birkaç yıl geçtikten sonra bu hallerine güleceksin keşke üzmeseydim kendimi diyeceksin.

Zorlamanın bir anlamı yok yani, açılıp red yedikten sonra arkadaş kalsan da eskisi gibi samimi olmuyor.

Her ne kadar konuşsak da bazı şeyleri büyüyünce anlıyorsun, sana dediklerimi bende zamanında yapamamıştım :)
 
Dostum hayatın kendisinde gülümsemek için bir neden zaten yok. Ondan akışına bırakan, sal gitsin takılanlar çoğunlukla mutsuz oluyor. Gülümsemek istiyorsan kovala, ilgini çekecek seni mutlu edip gülümsetecek şeyleri bul. Başka yolu yok, sal gitsin demek iyi değil bence.
 
Aşırı pesimist bir bakış açısı. Tabii ki hayatın içerisinde gülümsemek için nedenler var. Bakmayan göremez. Her şeye pesimist bakan biri zaten gülümsemek için bir neden aramıyordur.
Hayatın kendisinde dedim fark ettiyseniz. Biz bir şeye değer katıp mutluluk duymadıktan sonra mutluluk avcumuza düşmez. Sadece yemek yemek, boşalmak, uyumak gibi ilkel şeyler hariç.

Günümüzdeki problem bence insanların piş ağzıma düş diye düşünmesi. Dikkat çektiğim nokta bu kısacası, mutlu olmak isteyen birisi çabalamalı. Birisi mutlu olayım sonra çabalarım diye düşünürse hayatı elinden kayar gider.
 
Hayatın kendisinde dedim fark ettiyseniz. Biz bir şeye değer katıp mutluluk duymadıktan sonra mutluluk avcumuza düşmez. Sadece yemek yemek, boşalmak, uyumak gibi ilkel şeyler hariç.
Hayatın kendisi sadece yemek yemek, boşalmak ve uyumaktan ibaret değil. Hayat sadece ilkel isteklerden ibaret değil çünkü. Hayat kavramını bu kadar sadeleştirmeye ve küçültmeye çalışmak anlamsız. Bir şeye değer katmakta emek gerektiren bir şey değil. Bakış açısıyla alakalı bir şey.

"Hüü hayat yemek ye, boşal, uyu demek hüü" diye bakınca hayat anlamsız tabii ki. Yemek yemek bile anlamlı hale gelebilir, mutluluk verebilir bakış açına göre.
Günümüzdeki problem bence insanların piş ağzıma düş diye düşünmesi. Dikkat çektiğim nokta bu kısacası, mutlu olmak isteyen birisi çabalamalı. Birisi mutlu olayım sonra çabalarım diye düşünürse hayatı elinden kayar gider.
Yine anlamsız pesimist bir bakış açısı. Mutlu olmak isteyen biri değil, herkes çabalamalı. Mutluluk çabadan gelmiyor ki? Miskin insanlar var, mutlular. Malları yok, hareket edip çabalayacak durumları yok. Bu çaba kavramı çok saçma. Pesimist bakış açısıyla yaşamak, çabalamak = mutsuzluk. Yaptığın her şeye, her emeğine lanet getire getire yaptıktan sonra mutlu olacağını mı sanıyorsun? Mutluluk için çabaladığını sanarken böyle yaşadığında mutluluk mu geliyor sana?

Hayatta mutlu olmak için çok çabalamaya gerek yok. Bakış açını değiştir geliyor zaten. Yıllarca şu pesimist bakış açısıyla yaşadım. Olmuyor o. Aynı şeyleri farklı bakış açısıyla yapmaya başladığımda günlerim daha güzel geçmeye başladı. Daha fazla gülümsemeye başladım. Mevzu çaba değil, mevzu nasıl baktığın.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı