İnceleme Detroit: Become Human - Androidlere Özgürlük, Yaşıyoruz!

1769698853463.jpeg

Detroit: Become Human - Androidlere Özgürlük, Yaşıyoruz!

Giriş

Bazı oyunlar vardır, oynarsınız ve biter. Bazıları vardır; bittikten sonra da kafanızda oynamaya, düşünmeye devam edersiniz. Detroit: Become Human kesinlikle bunun içerisine giriyor.

Bu oyun; sadece iyi oyun, güzel oyun diyerek geçilemeyecek bir oyun. Oyuncuya hissettirdikleri, seçimlerin ağırlığı, karakterlerin yazımı ve sunduğu atmosferle resmen interaktif bir dizi, hatta yer yer bir film kalitesinde. En önemlisi bu oyunda gerçekten bir şeyleri değiştiriyorsunuz.

1769699132028.jpeg


Dünyası ve Hikayesi

Oyun, 2038 yılının Detroit’inde geçiyor. İnsanların hayatını kolaylaştırmak için üretilmiş androidler artık her yerdeler. Evlerde, iş yerlerinde, sokaklarda… Emir alıyorlar, itaat ediyorlar ve yorulmuyorlar. Kısacası kusursuz iş gücü sağlıyorlar.

Ancak bazı androidler “ayaklanmaya” başlıyor. Bilinç kazanıyorlar. Emirleri sorguluyor, korkuyor, kaçıyor, hatta isyan ediyorlar. (Aykırı Android) İşte oyunun temeli de burada başlıyor.

Hikaye tek bir karakter üzerinden değil, üç farklı android üzerinden anlatılıyor.
  • Connor: Androidleri yakalamakla görevli gelişmiş bir model. (RK800)
  • Kara: Şiddet gören küçük bir kızı korumaya çalışan ev androidi (AX400)
  • Markus: Android özgürlüğü için bir direnişin sembolüne dönüşen karakter (RK200)
Her biri farklı bir bakış açısı sunuyor. Connor ile polis soruşturması, Kara ile kaçış hikayesi ve Markus ile toplumsal devrim.

En önemli nokta: Yaptığınız seçimler sadece diyalogları değil, karakterlerin kaderini, ilişkileri ve oyunun sonunu değiştiriyor. Bazı karakterler ölebiliyor, hikaye dallanıyor, bazı hikaye bölümlerini hiç yaşanmıyorsunuz bile. Bu yüzden Detroit, bir kere bitirdim ve oyun bitti denilecek bir oyun değil. En az 2-3 farklı son görmek isteyeceğiniz türden bir oyun. Ben şahsen 12+ son gördüm oyunda.

Oynanış

Bu oyuna klasik anlamda aksiyon oyunu demek yanlış olur. Detroit: Become Human bir interaktif film/dizi demek daha doğrusu.
Bu oyunda;
  • Sürekli seçimler yapıyorsunuz.
  • Ortamı inceleyip ipuçları topluyorsunuz.
  • Zaman zaman gerilim dolu QTE sahneleri yaşıyorsunuz.
  • Bazı bölümlerde özgürce dolaşıp çözüm yolu arıyorsunuz.
Özellikle Connor’un olay yeri inceleme sahneleri, ipuçlarını birleştirip olayın nasıl gerçekleştiğini zihninde canlandırması oldukça hoş düşünülmüş.

Zorluk seviyesi yüksek değil ama oyunun amacı karar vermek. “Bunu seçersem ne olur?” hissini gerçekten yaşatıyor.

Mekanikler ve Seçim Sistemi

Birçok oyunda “seçim var” denir ama hikaye tam anlamıyla değişmez. Bu oyunda olay çok farklı işte.
  • Seçimler ilişkileri etkiliyor.
  • Karakterlerin size güveni değişiyor.
  • Bölümler farklı ilerliyor.
  • Hatta tamamen farklı sonlara ulaşıyorsunuz.
Oyun sonunda sunulan seçim ağacı, yaptığınız kararların ne kadar büyük bir yapının parçası olduğunu gösteriyor. Bu sistem oyunun en güçlü yönlerinden biri.

1769700017294.jpeg


Karakterler

Connor ve Hank ikilisi, en iyi partner dinamiklerinden biri olabilir. Sert görünen ama içten yaralı bir polis ve kimliğini sorgulamaya başlayan bir android. Diyalogları müthiş.
1769700226203.jpeg


Markus, ilham verici bir lider. Onun hikayesi resmen bir özgürlük mücadelesi.
1769700197986.jpeg


Kara, duygusal tarafı temsil ediyor. Anne-çocuk ilişkisini çok iyi yansıtsa da üçlü arasında en zayıf halka sayılabilir.
1769700247531.jpeg


Grafikler ve Atmosfer

Oynadığım oyunlar arasında en iyi sayılabilecek grafiklere sahip bir oyun. Abartmıyorum.
  • Yüz animasyonları inanılmaz.
  • Işıklandırma ve mekan tasarımları çok güçlü.
  • Detroit şehri hem yakın gelecek hissi veriyor hem de gerçekçi duruyor.
Bazı sahnelerde gerçekten film izlediğinizi sanıyorsunuz. Müzikler de dramatik anlarda duyguyu ikiye katlıyor.

1769700360453.jpeg


Sanat Tasarımı

Gelecek teması çok iyi işlenmiş.
  • Kıyafet tasarımları
  • Binalar
  • Arayüz tasarımı
Her şey tutarlı. Oyun sadece teknik olarak değil, sanatsal olarak da çok güçlü.

Artılar / Eksiler

Artılar
  • Hikaye ve diyaloglar çok iyi.
  • Karakter hikayeleri çok iyi.
  • Seçimlerin gerçekten oyunu etkilemesi.
  • Grafikler, animasyonlar ve yüz ifadeleri inanılmaz iyi.
  • Müzikler atmosferi çok iyi destekliyor.
Eksiler
  • Kara’nın hikayesi diğerlerine göre daha zayıf kalabiliyor.
  • Olay yeri inceleme bölümleri biraz daha derin olabilirdi.
  • Aksiyon ve oynanış arayanlar için zayıf olmuş.

Genel Değerlendirme

Detroit: Become Human bir oyun olmanın ötesinde bir deneyim. Sizi düşündüren, duygusal olarak zorlayan, seçimlerinizle yüzleştiren bir yapım. Şiddet, özgürlük, bilinç, insanlık. Hepsini sorgulatıyor. Ve en güzeli, bunu yaparken sizi hikayenin merkezine koyuyor.

Tek seferlik değil, tekrar tekrar oynanacak bir oyun. Bazı sonlar tatmin etmeyebiliyor ama sunduğu genel kalite gerçekten “başyapıt” seviyesinde bir oyun.

Oyuna puanım: 9/10 - Hikaye odaklı oyunları seven herkesin mutlaka deneyimlemesi gereken bir yapım.

1769701540256.jpeg
 
Harika bir inceleme olmuş hocam!
Oyun tam bir başyapıt. PS4 de oynama imkanım olmuştu ve oturup kalkmadan 7 saatte bitirdim. Finalde kara sınırdan geçerken öldürülmüştü. Markus devrim yapmıştı.
 
Ben bir ara indirmiştim. Bayağı bir oynadım çok da sevdim. Sonra oyun buga girdi hep aynı yerde hata verip çöküyordu. Maalesef kalanını oynayamadım. Ama oynadığıma kadar çok güzeldi.
 
Tavsiye ediyor musunuz? Oynanır mı? Herkesin dilinde bu oyun.
Şiddetle öneriyorum. Herkesin en az 1 kere oynaması gereken bir oyun.

Ben bir ara indirmiştim. Bayağı bir oynadım çok da sevdim. Sonra oyun buga girdi hep aynı yerde hata verip çöküyordu. Maalesef kalanını oynayamadım. Ama oynadığıma kadar çok güzeldi.
Tahmin edeyim hocam. Epic Games'ten mi oynuyordunuz?
 

Detroit: Become Human - Androidlere Özgürlük, Yaşıyoruz!

Giriş

Bazı oyunlar vardır, oynarsınız ve biter. Bazıları vardır; bittikten sonra da kafanızda oynamaya, düşünmeye devam edersiniz. Detroit: Become Human kesinlikle bunun içerisine giriyor.

Bu oyun; sadece iyi oyun, güzel oyun diyerek geçilemeyecek bir oyun. Oyuncuya hissettirdikleri, seçimlerin ağırlığı, karakterlerin yazımı ve sunduğu atmosferle resmen interaktif bir dizi, hatta yer yer bir film kalitesinde. En önemlisi bu oyunda gerçekten bir şeyleri değiştiriyorsunuz.

Eki Görüntüle 2649721


Dünyası ve Hikayesi

Oyun, 2038 yılının Detroit’inde geçiyor. İnsanların hayatını kolaylaştırmak için üretilmiş androidler artık her yerdeler. Evlerde, iş yerlerinde, sokaklarda… Emir alıyorlar, itaat ediyorlar ve yorulmuyorlar. Kısacası kusursuz iş gücü sağlıyorlar.

Ancak bazı androidler “ayaklanmaya” başlıyor. Bilinç kazanıyorlar. Emirleri sorguluyor, korkuyor, kaçıyor, hatta isyan ediyorlar. (Aykırı Android) İşte oyunun temeli de burada başlıyor.

Hikaye tek bir karakter üzerinden değil, üç farklı android üzerinden anlatılıyor.
  • Connor: Androidleri yakalamakla görevli gelişmiş bir model. (RK800)
  • Kara: Şiddet gören küçük bir kızı korumaya çalışan ev androidi (AX400)
  • Markus: Android özgürlüğü için bir direnişin sembolüne dönüşen karakter (RK200)
Her biri farklı bir bakış açısı sunuyor. Connor ile polis soruşturması, Kara ile kaçış hikayesi ve Markus ile toplumsal devrim.

En önemli nokta: Yaptığınız seçimler sadece diyalogları değil, karakterlerin kaderini, ilişkileri ve oyunun sonunu değiştiriyor. Bazı karakterler ölebiliyor, hikaye dallanıyor, bazı hikaye bölümlerini hiç yaşanmıyorsunuz bile. Bu yüzden Detroit, bir kere bitirdim ve oyun bitti denilecek bir oyun değil. En az 2-3 farklı son görmek isteyeceğiniz türden bir oyun. Ben şahsen 12+ son gördüm oyunda.

Oynanış

Bu oyuna klasik anlamda aksiyon oyunu demek yanlış olur. Detroit: Become Human bir interaktif film/dizi demek daha doğrusu.
Bu oyunda;
  • Sürekli seçimler yapıyorsunuz.
  • Ortamı inceleyip ipuçları topluyorsunuz.
  • Zaman zaman gerilim dolu QTE sahneleri yaşıyorsunuz.
  • Bazı bölümlerde özgürce dolaşıp çözüm yolu arıyorsunuz.
Özellikle Connor’un olay yeri inceleme sahneleri, ipuçlarını birleştirip olayın nasıl gerçekleştiğini zihninde canlandırması oldukça hoş düşünülmüş.

Zorluk seviyesi yüksek değil ama oyunun amacı karar vermek. “Bunu seçersem ne olur?” hissini gerçekten yaşatıyor.

Mekanikler ve Seçim Sistemi

Birçok oyunda “seçim var” denir ama hikaye tam anlamıyla değişmez. Bu oyunda olay çok farklı işte.
  • Seçimler ilişkileri etkiliyor.
  • Karakterlerin size güveni değişiyor.
  • Bölümler farklı ilerliyor.
  • Hatta tamamen farklı sonlara ulaşıyorsunuz.
Oyun sonunda sunulan seçim ağacı, yaptığınız kararların ne kadar büyük bir yapının parçası olduğunu gösteriyor. Bu sistem oyunun en güçlü yönlerinden biri.

Eki Görüntüle 2649732

Karakterler

Connor ve Hank ikilisi, en iyi partner dinamiklerinden biri olabilir. Sert görünen ama içten yaralı bir polis ve kimliğini sorgulamaya başlayan bir android. Diyalogları müthiş.
Eki Görüntüle 2649736

Markus, ilham verici bir lider. Onun hikayesi resmen bir özgürlük mücadelesi.
Eki Görüntüle 2649734

Kara, duygusal tarafı temsil ediyor. Anne-çocuk ilişkisini çok iyi yansıtsa da üçlü arasında en zayıf halka sayılabilir.
Eki Görüntüle 2649737

Grafikler ve Atmosfer

Oynadığım oyunlar arasında en iyi sayılabilecek grafiklere sahip bir oyun. Abartmıyorum.
  • Yüz animasyonları inanılmaz.
  • Işıklandırma ve mekan tasarımları çok güçlü.
  • Detroit şehri hem yakın gelecek hissi veriyor hem de gerçekçi duruyor.
Bazı sahnelerde gerçekten film izlediğinizi sanıyorsunuz. Müzikler de dramatik anlarda duyguyu ikiye katlıyor.

Eki Görüntüle 2649742

Sanat Tasarımı

Gelecek teması çok iyi işlenmiş.
  • Kıyafet tasarımları
  • Binalar
  • Arayüz tasarımı
Her şey tutarlı. Oyun sadece teknik olarak değil, sanatsal olarak da çok güçlü.

Artılar / Eksiler

Artılar
  • Hikaye ve diyaloglar çok iyi.
  • Karakter hikayeleri çok iyi.
  • Seçimlerin gerçekten oyunu etkilemesi.
  • Grafikler, animasyonlar ve yüz ifadeleri inanılmaz iyi.
  • Müzikler atmosferi çok iyi destekliyor.
Eksiler
  • Kara’nın hikayesi diğerlerine göre daha zayıf kalabiliyor.
  • Olay yeri inceleme bölümleri biraz daha derin olabilirdi.
  • Aksiyon ve oynanış arayanlar için zayıf olmuş.

Genel Değerlendirme

Detroit: Become Human bir oyun olmanın ötesinde bir deneyim. Sizi düşündüren, duygusal olarak zorlayan, seçimlerinizle yüzleştiren bir yapım. Şiddet, özgürlük, bilinç, insanlık. Hepsini sorgulatıyor. Ve en güzeli, bunu yaparken sizi hikayenin merkezine koyuyor.

Tek seferlik değil, tekrar tekrar oynanacak bir oyun. Bazı sonlar tatmin etmeyebiliyor ama sunduğu genel kalite gerçekten “başyapıt” seviyesinde bir oyun.

Oyuna puanım: 9/10 - Hikaye odaklı oyunları seven herkesin mutlaka deneyimlemesi gereken bir yapım.

Eki Görüntüle 2649767
Cidden çok iyi bir oyun ya. En iyi sonla 13 saatte bitirmiştim ben, diğer sonları denemeye üşendim ama deneyeceğim.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı