Alışılan kısmını kaçırmışsınız hocam. Sizde eğlendirmek demişsiniz oradakiler cidden LGBT bireyi miydiki translar vb. görüşlere kültürümüz alışsın? Alışmadığını anlamak için zaten çıkıp bir sormak yeterli örnek bulmanıza gerek yok.
Ayrıca bu zaten eskiden hastalık olarak görülüyordu bu bireylere muhtemelen zamanında hasta denip geçildi.
Aynen, alışılan kısmını komple pas geçmişim

Mesela Bülent Ersoy’un Külliye’de iftara davet edilmesi gibi bi şey düşün, o bile “ulan bu ne ara normalleşti” dedirtirken, şimdi kalkıp “hadi kültürümüze alıştıralım” demek biraz fazla iddialı kaçıyor.
Zaten eskiden “hasta” damgası yiyip geçiştirilen bu konular, bugün birden “çeşitlilik” diye paketlenip önümüze sunulunca insan “dur bi dakika, ne ara bu kadar hızlı evrildik?” diyor. Alışsın mı alışmasın mı, onu da sokakta iki laf edip ölçmek en net yol zaten, örnek aramaya gerek yok hakikaten.
Ama işte fark şu: O dönem bu tarz şeyler daha çok "ünlü sanatçı alanı"yla sınırlı kalıyordu, sanki "sahne dünyasının özel kuralı" gibi algılanıyordu. Hayatın geneline, okula, sokağa, aileye, çocuklara yayılınca birden "Bu artık alışılageldik değil, dayatma" tepkisi patlıyor. Eskiden "hasta" damgası yese de, ünlü olunca "deha"ya dönüşebiliyordu bu kişiler. Şimdi ise LGBT+ meselesi daha geniş, daha görünür, daha politik hale gelince tahammül sınırı daralıyor gibi.
Eskiden olsa belki sadece magazin haberi olurdu, şimdi siyasi mesaj olarak okunuyor. Kültürde "alışmak" meselesi tam da bu sınırda düğümleniyor işte: Sanatçıya özel tolerans var, ama günlük hayata, gençlere, eğitime sıçrayınca iş değişiyor.
Ben Woke için konuştum. Homofobikliğin biraz sebebini sormuş bende bazı cevapları verdim. Genel olarak konuştum. Tekrar okumanı öneririm. Kültür ile alakası sıfır.
Woke örneğini Türkiye için uyarlayamazsın dediğim gibi sosyal hukuki durumları çok farklı. Tr'de böyle bir durum yok zaten.