Allah her şeyi biliyorsa sınavın amacı ne?

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Şu ana kadar hep kanıtlarla konuştunuz, buna ilişkin bir kanıtınız var mı? Size güveniyorum çünkü.
Hocam buna dair nasıl bir kanıtım olabilir? Tefsir diyerek sürekli şöyle böyle diyerek uyduruyorlar, en kötü ihtimalle Zariyat suresi, Hubble Teleskopu öncesi "Biz genişlik sahibiyiz" diye çevrilirken Hubble sonrası "Biz genişletmekteyiz" gibi bir şeye dönüşmeye başlıyor buna da sonradan mucize diyorlar. Yani sorun Kur'andan daha çok müslümanların uydurma çabası, Kur'an zaten ben bilimsel olarak mucize sahibiyim diye gelmiyor.
 
Şu ana kadar hep kanıtlarla konuştunuz, buna ilişkin bir kanıtınız var mı? Size güveniyorum çünkü.
Buna nasıl kanıtı olsun anlayamadim. Kuran'da bir ayet oluyor, diyelim teknolojik ya da başka alanda bir gelişme oluyor hemen 2-3 müslüman çıkıp "bakın Kuran'da aslında bunu demek istemiş taa kaç yıl önce" tarzı konuşuyorlar, illa denk gelmissinizdir zaten. Ayet bükme konusunda uzmanlasmis cok kisi var.
 
Bahsedildiğini biliyorum ancak detay seviyesi aynı mi bilmiyordum. Dediğin gibi ayet bükme profesyonelleri dolu her yer zaten. Bu arkadaşın başka mucize iddiası vardı, her konuda ingiltere Birmingham üniversitesi diye diye geziyor, kurandan parça bulunmuş hiç degistirilmedigi farkedilmis vesaire vesaire.
O konuya da cevap vermiştim, bulunan mushaflar deri olarak belki 1300 yıllık falan olabilir ama bu yazının o kadar eski olduğunu göstermez, eski adetler olarak önemli yazıları eski derilere yazarak daha değerli hale geldiğini düşünüyorlardı. %100 kalma olsa bile 2-3 sayfa yani tam bir Kur'an bulunsa ve %100 aynı ise o zaman işte bunu doğru sayabilirler ama şu anlık sadece boş teori olacaktır. Özbekistanda falan bulunan mushafları incelemeye izin bile vermiyorlar o zaman bunun neresi bilimsel?
 
Buna nasıl kanıtı olsun anlayamadim. Kuran'da bir ayet oluyor, diyelim teknolojik ya da başka alanda bir gelişme oluyor hemen 2-3 müslüman çıkıp "bakın Kuran'da aslında bunu demek istemiş taa kaç yıl önce" tarzı konuşuyorlar, illa denk gelmissinizdir zaten. Ayet bükme konusunda uzmanlasmis cok kisi var.

Hocam buna dair nasıl bir kanıtım olabilir? Tefsir diyerek sürekli şöyle böyle diyerek uyduruyorlar, en kötü ihtimalle Zariyat suresi, Hubble Teleskopu öncesi "Biz genişlik sahibiyiz" diye çevrilirken Hubble sonrası "Biz genişletmekteyiz" gibi bir şeye dönüşmeye başlıyor buna da sonradan mucize diyorlar. Yani sorun Kur'andan daha çok müslümanların uydurma çabası, Kur'an zaten ben bilimsel olarak mucize sahibiyim diye gelmiyor.

O başka bir şey, ayetleri büke büke ne hale getirdiler, biliyorum.
 
Kuranın ucu açık bırakılmasından dolayı her türlü yoruma açık olmasından dolayı her anlama bükülebiliyor. Bu durum ise bir kesim için çok iyi bir özellik ve çıkış noktası oluyor.
Her iyi şey hakkında kuranı oraya bükebiliyorlar.
 
O konuya da cevap vermiştim, bulunan mushaflar deri olarak belki 1300 yıllık falan olabilir ama bu yazının o kadar eski olduğunu göstermez, eski adetler olarak önemli yazıları eski derilere yazarak daha değerli hale geldiğini düşünüyorlardı. %100 kalma olsa bile 2-3 sayfa yani tam bir Kur'an bulunsa ve %100 aynı ise o zaman işte bunu doğru sayabilirler ama şu anlık sadece boş teori olacaktır. Özbekistanda falan bulunan mushafları incelemeye izin bile vermiyorlar o zaman bunun neresi bilimsel?

Mesela Kuran ile alakasız bir biçimde Orta Çağ'dan kalan bir haritanın aslında 20. yüzyılda çizildiği ve sadece parşömenin Orta Çağ'dan kaldığını ortaya çıkmıştı.

O zaman tam olarak bana neyi soruyorsunuz?

Ben daha başka anladım. Ben doğrudan metini değiştirdiklerini düşünmüştüm.
 
Mesela Kuran ile alakasız bir biçimde Orta Çağ'dan kalan bir haritanın aslında 20. yüzyılda çizildiği ve sadece parşömenin Orta Çağ'dan kaldığını ortaya çıkmıştı.



Ben daha başka anladım. Ben doğrudan metini değiştirdiklerini düşünmüştüm.
İşte onu diyorum yani deri ile yazı bir olmuyor, Kur'an konusunda hiçbir şey kesin değil ki. Nüzul sırasına bakıyorsun tahmini yani bir ayet ne zaman indi falan hepsi tahmin neredeyse ve birçok alime göre de değişebiliyor genelde. Yazılma dönemi desek Tevbe 119-120 için bildiğimiz şüphe var deniyor hadislerde, çoğaltılma döneminde bile emin olunamıyor yani baştan oluşturulma süreci çok sorunlu.
 
Şimdi, ben elimden geldiğince Müslüman olmaya çalışıyorum. Fakat Allah'ın zaten gideceğimiz yeri (cennet veya cehennem) bilmesi kafamı karıştırıyor.

Bu zamana kadar konuştuğum kişiler maalesef ki insanın iradesinin olduğunu ve bu olaylara yön verebildiğini ifade etti. Ancak Allah'ın her şeyi bilmesi gerekiği için, bizim nereye gideceğimizi zaten biliyor olmalı. Aksi taktirde Allah mutlak güç sahibi olmaz.

Bu soruyu herkes hayatının bir yaşında kendine sormuştur, benim kendime verdiğim cevap, hiç çalışmadan bir sınava girdiğini düşün. Kalacağın kesin olmasına rağmen yine de girersin ve kalırsın. Öğretmen sana sen hiç girme zaten kalacaksın dese itiraz edersin. Girip kaldığında ise itiraz etsen de kağıdı çıkarır sana gösterir. Bak benim sorularım ve bak senin cevapların der. Bence mantık aynı sonucuna göreceğin şeyi sürecini görmeni istiyor. Ha o zaman şu da sorulabilir. Gideceğim yere direk gideyim. Beynimin içine neden orada olduğum yüklensin. Ama çok anlık olur bu. Şimdi ise binlerce yılda yaşayarak görüyoruz. Sadece bizim için düşünme belki de meleklerin ve diğer varlıkların bizi izlemesini ve gözetlemesi de isteniyor olabilir.
 
Ezanımı Türkçe yapan birisini, Allah'ın güzel kanunlarını kaldıran birsini, hilafeti kaldıran birsini, bu Halk'a gerçek niyetini belli etmeyip onları savaşta kullanıp sonra bu halkın istediğini yapmayan birsini neden seveyimki?

İşte bu, çok büyük bir yalan. Ezanı Türkçe yapmak yıllardır dine yapılan en iyi şeydi.

Şeriat olsaydı böyle din düşmanı olmazdın zaten.

İslam'ı insan gibi doğru yerlerden öğrenip ülkede çoğunluk gerçek Müslüman olurdu.

Şeriat olsaydı zorla din sevgisi aşılatılacaktı, bu da samimi sevgi olmayacaktı.

Bu soruyu herkes hayatının bir yaşında kendine sormuştur, benim kendime verdiğim cevap, hiç çalışmadan bir sınava girdiğini düşün. Kalacağın kesin olmasına rağmen yine de girersin ve kalırsın. Öğretmen sana sen hiç girme zaten kalacaksın dese itiraz edersin. Girip kaldığında ise itiraz etsen de kağıdı çıkarır sana gösterir. Bak benim sorularım ve bak senin cevapların der. Bence mantık aynı sonucuna göreceğin şeyi sürecini görmeni istiyor. Ha o zaman şu da sorulabilir. Gideceğim yere direk gideyim. Beynimin içine neden orada olduğum yüklensin. Ama çok anlık olur bu. Şimdi ise binlerce yılda yaşayarak görüyoruz. Sadece bizim için düşünme belki de meleklerin ve diğer varlıkların bizi izlemesini ve gözetlemesi de isteniyor olabilir.

Yeter ama. Bu örnek 12. defa verildi. 2 sayfasını okusanıza şu tartışmanın. 2 sayfa be ey mümin kardeşim, fazla bir şey değil.
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Yeni mesajlar

Geri
Yukarı