Kadının Beyanı Esastır!

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Sözleşmede geçer diye bir iddiam yok.
Peki ne işe yarar bu sözleşme? Kadınlar neden istiyor o halde? Ben tek tek okudum maddelerini ama okurken bizim hukukumuzda olmayan herhangi bir madde göremedim. Tabi iş icraata gelince öyle olmuyor, iftiraya maruz kalan bir sürü erkek var. Cinsel yönelim ayırt etmeksizin tarzında ifadeler de var, iyi de bizim ülkemizde zaten yargı sürecinde herkes eşit.
Sözleşme hukuk önünde her insanı eşit tutmak üzerine kurulu. Buna yönelik ayrımcılıklar yapılmasın diye var. Bunun yanında mağdur kişi şikayetini dile getirdiği zaman koruma alabilisin diye.
Mağdur değil mağdur olduğunu iddia eden kişi. İftira atan değil iftiraya maruz kalan mağdurdur.
Bu sözleşmeden önce mağdur olduğunu iddia eden kişiyle ne farkı var bu sözleşmenin, madem ki kanıt olmadan bir şey yapılmıyor?
Ben burada sözleşmeden bahsediyorum. Sözleşmenin ana odağı iftira mağdurları değil taciz, tecavüz, şiddet vs. mağdurlarıdır. Neredeyse hiçbir farkı yok çünkü sözleşme uygulanmıyor. Çok muhteşem olan hukuk sistemimize yakınabilirsin.
İftira attığını itiraf ettiği halde hakim dinlemiyor, tenezzül edip okusaydın görürdün.
Bunun İstanbul sözleşmesi ile bir ilgisi yok.
Peki bu sözleşme ne işe yarıyor? X bununla alakalı değil, Y bununla alakalı değil, Z bununla alakalı değil... Ne bu sözleşme ile alakalı?
Ki buna ek olarak benim ilk mesajımda İstanbul Sözleşmesi ile alakalı diye bir iddiam yok. Dikkatli okuyun, altta kendi mesajımı alıntıladım.
Bu sözleşme uygulanması gereken maddeleri belirtiyor. Bunları uygulamak devlete kalıyor, uygulanmazsa bu İstanbul Sözleşmesi'nin suçu değil devletin suçudur.
Görüldüğü üzere İstanbul Sözleşmesi yazmamışım.
Konudaki mesajları alıntılayıp cevap vermişsin, kastettiğin şey başka bir şey değil. Çocuk mu kandırıyorsun?
Ne yani, yazdığın haberler var diye benim yazdıklarım yok mu oldu? Bunun mantığı ne böyle?
CHP'de tecavüz skandalı olduğu vakit, koyu CHP'li arkadaşlarıma bu konudan bahsetmiştim. "Ensar Vakfı'nda da oluyor" cevabını almıştım, tam ona benziyor.
Senin yazdıklarının yalan olduğunu mu söyledim? Hem yazdığım şeyi okumuyorsun hem de garip savunmalar yapıyorsun. İstanbul Sözleşmesi mağdurları korumak için var, özellikle ülkemizde en çok mağduru olan kadınları. Sözleşmeyi feshetmenin onlara herhangi bir faydası var mı? Nasıl bir zihniyetin var merak ediyorum.
 
Zaten okusa 3 cümlesinden 4'ü "bu sözleşme ne işe yarıyor?", "sözleşme ne ile alakalı?" olmaz.
Karşı taraf bunlar sözleşme ile alakalı değil diyor. Ben de soruyorum hiçbir şey alakalı değil diyorsun peki kadınlar neden istiyor?
ilk mesajında 7 kere + etiketlerde "İstanbul sözleşmesi" kelimesini geçirmesi.
Konunun kaynağı İstanbul Sözleşmesi ile alakalı bir konu olduğu için. 6 Tanesi otomatik linkin verdiği isimler, birini ben yazdım.
Münakaşaların, eylemlerin tamamen zaman kaybı olduğunu düşünüyorum.
İftiradan hapse girerseniz anlarsınız o zaman keşke baş kaldırsaydım bunlara dersiniz ama kimse sesinizi duymaz.
 
İftiradan hapse girerseniz anlarsınız o zaman keşke baş kaldırsaydım bunlara dersiniz ama kimse sesinizi duymaz.

Ben her şeyin farkındayım merak etme. Beni ne sözleşme koruyabilir ne de güvenmediğim hukuk. Herkes bu ülkede tehlike içinde. Ülkemizde sözleşme bile olsa böyle şeyler usulüne uygun şekilde yürütülemiyor, hiçbir şeyi beceremiyoruz. Sözleşme olsa da olmasa da aynı terane yani.
 
İftiradan hapse girerseniz anlarsınız o zaman keşke baş kaldırsaydım bunlara dersiniz ama kimse sesinizi duymaz.
Umarım yakınınız bir kadın tecavüze uğramaz ve şiddet uygulayan kişi arka kapıdan salınıp ertesi gün sizin için gelmez. Başka diyebileceğim bir şey yok.
 
Sözleşme şiddet görenlerin koruması üzerine kurulu ve cinsiyet ayrımı bulunmuyor. Aynı durumda bulunan erke/kadın veya diğer bireyleri de koruyor.

Bu yüzden okumadığınızı düşünüyorum diye belirttim.
Okudum ve ben bu konudaki ikinci mesajımda bunu dile getirdim. Kadınlar için ekstra bir özellik göremedim, neden savunuluyor bu sözleşme diye de sordum.
 
Esas mesele hizlica davranmak burada.
Kadin siddet gordugunu iddia ediyorsa gerekli onlemleri alip ( kadinin iftira atmadigini varsayarak) kadinin hayatini guvence altina almak.
Eger ortada iftira varsa bu mahkeme sureci devam edince zaten ortaya cikacaktir. (Normal calisan bir hukuk devletinden bahsediyorum)
Ozel bazi durumlarda ( tecavuz iddiasi - can guvenligi iddiasi vs ) hizli hareket etmek gerekiyor.
Simdi bos yere Islamcilar kadin-erkek-fitrat ucgeninde sacmalamasin; orman kurallarinin oldugu bir ulkede yasiyoruz. Sen delil toplayip mahkeme kurup bir sonuca gidene kadar o hayvan adam kadini elli defa olduruyor.
Kaldi ki bu sozlesmede Finlandiya - Isvicre - Isvec - Danimarka - Norvec gibi hukukun ustunlugunun zirve yaptigi ulkelerin imzasi var. Oradaki hukukcular artistlenmezken siyasal islamin kol gezdigi memleketimde buna laf edilmesine tilt oluyorum.
 
Umarım yakınınız bir kadın tecavüze uğramaz ve şiddet uygulayan kişi arka kapıdan salınıp ertesi gün sizin için gelmez. Başka diyebileceğim bir şey yok.
Hala anlamıyorsun. Tecavüzü engellemek demek erkekleri suçsuz yere hapse artırabileceği gücü kadına vermek olmamalı.
 
Hala anlamıyorsun. Tecavüzü engellemek demek erkekleri suçsuz yere hapse artırabileceği gücü kadına vermek olmamalı.
Böyle bir hak yok sözleşmede. Neden anlamak istemiyorsun bir de sözleşmeyi düzgünce okuduğunu söylüyorsun. Mağdur kişi korumaya alınıyor soruşturma sürecinde başka bir şey yok. Attığın haberlerde olan şey tamamen hukuksuzluktan kaynaklı. Benim attığım haberler de öyle. Bu İstanbul Sözleşmesi ile ilgili değil uygulamayanlar ile ilgili. Bir gecede TBMM'ye dahi danışmadan sessizce Cumhurbaşkanlığı kararıyla sözleşmenin feshedilmesiyle ilgili, asıl sorun bu işte, hukuksuzluk.
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Technopat Haberler

Geri
Yukarı